BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Cezayir'in talebi üzerine
acil oturumla işgal altındaki Filistin topraklarındaki durum ele alındı.
Mansur, burada yaptığı konuşmada, Gazze’ye ölüm ve yıkım
saçtıktan sonra Siyonist İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun şimdi de
Gazze’yi “parçalara ayırdığını” belirtti.
Netanyahu'nun bölgeyi parçalayarak toprakları ilhak etmeye
yönelik planlarını açıkça ve çekincesiz bir şekilde duyurduğuna dikkati çeken
Mansur, Siyonist İsrail liderlerinin aynı zamanda "gönüllü göç" adı
altında Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini teşvik etmeye devam
ettiklerini dile getirdi.
Dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen Siyonist İsrail’e
karşı bu politikalarını durdurmaya yönelik etkili bir baskının hala
uygulanamamasına tepki gösteren Mansur, şöyle devam etti:
"Filistin halkı, İsrail'in cezasız kalma durumunun ne
zaman sona ereceğini ve yaşamlarının uluslararası toplumun harekete geçmesini
sağlayacak kadar önemli olup olmadığını sorguluyor. Bu umutsuzluk, geçtiğimiz
günlerde bir çocuğun bombardımanda yıkılan evinin ardından bir kameramana
bağırarak söylediği sözlerle özetlendi: 'Ne çekiyorsun? Ne için? Kimse bizi
görmüyor.'"
Mansur, uluslararası toplumun ve BMGK'nın Filistin halkının
kanını, gözyaşlarını, parçalanmış hayatlarını gördüklerine işaret ederek,
"Bunlar sizi etkiliyor, biliyorum. Ama Filistin halkı için önemli olan,
yalnızca sizin etkilenmeniz değil, harekete geçmenizdir." diye konuştu.
Soykırımcı İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon'un
konuşmasını eleştiren Mansur, "Camdan yapılı evlerde oturanlar başkalarına
taş atmamalı." ifadelerini kullandı.
Danon'un Filistin Kızılayı ambulanslarında şehit edilenlerin
"Hamas teröristleri" olduğu yönündeki sözlerine inanmadığını kaydeden
Mansur, "Daha önce görülmemiş sayıda çocuklarımızı, insanlarımızı
öldürmeyi bırakıp, Gazze Şeridi'ni 1967'den beri yaptığınız gibi hapsetmeyi
bırakırsanız, o zaman belki size inanırım." şeklinde konuştu.
Mansur, Siyonist İsrail'in Filistinli küçücük bir çocuğu
bile ikna edemediğini vurgulayarak, "Siz bize barış ortağı değilsiniz.
Sözlerle değil, eylemlerle kendinizi temizleyin. Ancak o zaman barışın bir
ortağı olmaya layık olabilirsiniz." dedi.