3 Kasım 2026 ABD ara seçimleri, Demokratların ezici galibiyeti ve Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki meclisindeki kontrolü de kaybetmesiyle sonuçlandı.
Suçlu ABD Başkanı Donald Trump’ın ara seçimlerdeki yenilgisi tek bir gerçeği gün yüzüne çıkardı: Amerikan halkı, İran’a karşı yürütülen yasa dışı savaşın bedelini ödemeye ve bu savaşı desteklemeye razı değildir.
Reuters’ın “ABD Ara Seçimlerinin En Önemli Sonuçları” başlıklı analiz raporunda, Demokratların zafer alanının analistlerin tahminlerinin çok ötesine geçtiği ve hatta 2024 başkanlık seçimlerinde Trump’ı belirgin şekilde destekleyen eyaletleri dahi kapsadığı vurgulandı. Teksas, Kansas, Ohio ve Güney Karolina gibi eyaletlerdeki Demokrat galibiyeti, Cumhuriyetçilerin geleneksel tabanındaki siyasi atmosferin somut değişimini ortaya koyuyor.
Demokratların seçim vaadi de akaryakıt fiyatlarını düşürmek ve İran savaşına son vermekti. Ancak Kongre ve Senato İran’a karşı savaşı gerçekten bitirebilir mi?
İstatistikler Ne Diyor?
Demokratlar Kongre’nin her iki meclisinin de kontrolünü ele geçirdi. Cumhuriyetçilerin yenilgisi sadece Senato ve Temsilciler Meclisi ile sınırlı kalmayıp, birkaç eyaletteki valilik yarışlarında da kritik kayıplarla devam etti.
- Kongre’deki Durum: İki Mecliste de Kontrol Değişimi
- Senato: Guardian’ın canlı tablosuna göre Demokratlar, kendileriyle hareket eden iki bağımsız senatör dahil olmak üzere, Cumhuriyetçilerin 41 sandalyesine karşılık 53 sandalye elde etti (35 Senato yarışının 29’unun sonucu açıklandığında). Bu durum, Demokratların seçim öncesi yapıya kıyasla en az 7 net sandalye kazandığı anlamına geliyor.
- Temsilciler Meclisi: Toplam 435 sandalyeden 340’ının sonucu netleşti: 214 sandalye Demokratların, 126 sandalye Cumhuriyetçilerin oldu. Açıklanan sandalye sayısı henüz 218 eşiğine ulaşmamış olsa da, medya organları Demokratların zaferini ve çoğunluğu ele geçirdiğini duyurdu; zira kalan seçim bölgelerindeki sonuçlar da Demokratların çoğunluğa ulaşma yolunu doğrulamaktadır.
- Cumhuriyetçilerin Senato Election’daki En Ağır Yenilgileri
Reuters ve Associated Press’in raporlarına göre Demokratlar, 2024 başkanlık seçiminde Trump’a oy veren birkaç eyalette tarihi zaferler kazandı:
- Teksas: Demokrat aday James Talarico, Ken Paxton’ı mağlup etti. Demokratlar 38 yıl sonra ilk kez bu eyaletten bir Senato sandalyesi kazandı.
- Kansas: Adam Hamilton, Roger Marshall’ı yenerek 1932’den bu yana eyaletteki ilk Demokrat Senato zaferine imza attı.
- Güney Karolina: Annie Andrews, Cumhuriyetçi aday Darlene Graham’ı mağlup etti; 2024’te açık farkla Trump’a oy veren bir eyalette nadir görülen bir gelişme.
- Ohio: Sherrod Brown, Jon Husted’ı yenerek Senato sandalyesini Demokratlara geri kazandırdı.
- Iowa: Josh Turek, Ashley Hinson’ı mağlup ederek Senato’ya girdi.
- Kuzey Karolina: Eski Demokrat Vali Roy Cooper, Senato sandalyesini Cumhuriyetçilerden aldı.
- Maine: Troy Jackson, Susan Collins’i mağlup ederek Cumhuriyetçilerin bir diğer sandalyesini ele geçirdi.
Siyonist Lobinin Seçimlerdeki Yenilgisi
Michigan eyaletinden Demokrat aday ve Siyonist rejim muhalifi Abdulrahman El-Sayed, ABD Senatosu seçimlerini kazandı. Sonuçların açıklanmasının ardından El-Sayed, AIPAC (Siyonist lobi) kuruluşunun kendisi aleyhine 42 milyon dolar harcadığını belirterek; rakibine verilen bu devasa finansal desteğe rağmen lobiyi mağlup etmeyi başardığını vurguladı. El-Sayed ayrıca ülkenin mali kaynaklarının ırkçılığa, soykırıma ve savaşa harcanmasını istemediğini ifade etti. Trump’ın adını telaffuz etmekte zorlanmasına da göndermede bulunarak, Ocak ayındaki yemin töreninden sonra Trump’ın kendisine “Senatör” diye hitap edebileceğini söyledi.
El-Sayed’in zaferinin yanı sıra, Siyonist rejim eleştirmeni ve Filistin hakları destekçisi birkaç isim daha Kongre’ye girmeyi başardı. Filistin asıllı Demokrat milletvekili Rashida Tlaib Michigan’dan 5. kez üst üste Temsilciler Meclisi’ne girerken, Müslüman Demokrat aday ve Trump muhalifi Ilhan Omar Minnesota 5. bölgeden kazandı. Ayrıca Pennsylvania 3. bölgeden Chris Rabb ile Columbia Üniversitesi’ndeki Siyonist karşıtı protestoların aktivistlerinden Darylaliza Chevalier New York 13. bölgeden zafer elde etti.
İran Savaşı: Seçimlerin Ana Belirleyici Faktörü
Ekonomik sorunların yanı sıra ABD’nin İran ile yürüttüğü savaş, seçim yarışının en kritik eksenlerinden biri haline geldi.
Reuters, Trump yönetiminin dış politikasının ve özellikle İran savaşının, ticari tarifelerle birlikte Amerikan haneleri üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını ve seçmen memnuniyetsizliğini körüklediğini bildirdi. Sandık çıkış anketlerine göre seçmenlerin büyük bir bölümü, ekonomik durumlarını iki yıl öncesine kıyasla daha kötü olarak değerlendirdi.
Bu husus, Trump’ın 2024 başkanlık seçimlerinde “yaşam maliyetlerini düşürme” ve “dış savaşları bitirme” vaadiyle iktidara geldiği hatırlandığında büyük bir önem taşımaktadır.
Trump da yaptığı açıklamalarda bu durumu itiraf ederek şu ifadeleri kullandı:
“Meselenin savaş olduğunu sanmıyorum, sanırım mesele benzin fiyatları. İnsanlar İran konusunda yaptığımla hemfikir, ancak muhtemelen benzin için daha fazla para ödemenin kısa vadeli sonucuna katlanmaya gerçekten razı değillerdi; ve bunu, bilirsiniz, anlıyorum.”
Kongre, Trump’ın Savaş Çığırtkanlığını Engelleyebilir mi?
Demokratların zafer kazanması savaşın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Trump bundan böyle muhalif bir Kongre, geniş çaplı denetim ve soruşturmalar ile savaşın finansmanı ve sürdürülmesinde ciddi kısıtlamalarla karşılaşacak olsa da; bu durum mutlaka yeni bir saldırı başlangıcını engellemeyebilir.
ABD Kongre Araştırma Servisi (CRS) raporlarına göre Kongre, hükümetin askeri operasyonlarını denetleme ve savunma bütçelerini kontrol etme hususunda önemli yetkilere sahiptir. Bu doğrultuda Demokratlar, yeni askeri bütçelerin tahsisine karşı çıkarak, denetim oturumları düzenleyerek ve hükümet yetkililerini ifadeye çağırarak savaşın sürdürülmesinin siyasi ve icrai maliyetini yükseltebilirler. Tabii ki Başkan, Kongre kararlarını veto etme yetkisini korumaktadır ve bu veto yetkisini aşmak her iki mecliste de üçte iki çoğunluk gerektirir.
Öte yandan, 1973 tarihli ABD Savaş Yetkileri Yasası (War Powers Resolution), başkanın çatışmalara askeri katılımını sınırlandıran bir mekanizma öngörmektedir. Bu yasaya göre başkan, ABD güçlerinin çatışmaya girmesinden itibaren 48 saat içinde Kongre’yi bilgilendirmeli ve Kongre onayı olmaması durumunda askeri katılımı sonlandırmak için 60 günlük bir süre tanınmaktadır. Bu süre belirli koşullarda 30 gün daha uzatılabilmektedir.
Demokratların İran Yaklaşımı Barışa mı Dayanıyor?
Öte yandan Demokratlar da İran’ın iyiliğini istememektedir. 2010-2013 yıllarında Barack Obama yönetimi döneminde, petrol, bankacılık ve finans yaptırımları Avrupa’nın ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının eşliğinde zirveye ulaşmıştı.
Demokratların inandığı şey; ekonomik baskıları sürdürmek ve İran’a zarar vermek için diğer yöntemleri kullanmaktır. Amerika aynı Amerika’dır ve siyasi kanatların değişmesi onların sömürgeci mahiyetinde bir farklılık yaratmamaktadır.
Not: bu analiz snn.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
