Alparslan Türkeş Vakfı’nın Türkeş anmasında çıkan olayla ilgili yaptığı
görüşmeyi “Saldırıya uğrayan başörtülü ülkücü” başlığıyla bugünkü köşesinde aktardı.
Terkoğlu’nun yazısından satırbaşları şöyle:
“(…) Turgut Altınok’un eski ülkücü olduğunu, Devlet
Bahçeli ile ters düşerek MHP’den ayrıldığını biliyordum. Ablası da aynı kaderi
paylaşmıştı.
Saldırı sonrası Günaydın Hanım’ı aradım. Neler olduğunu
sordum.
“Orası siyaset üstü bir vakıf. Türkeş’i seven herkes
toplanmıştı. Oğlumla gittim. Protokoldeydim” diye başladı Günaydın Altınok.
“Dışarıda bayağı polis vardı” diye devam etti.
Saygı duruşundan sonra Türkeş’in ruhuna Kuran okunması
başlamış. Anlatırken “Sinirlerim bozuluyor, tansiyonum yükseliyor” diyor
Günaydın Hanım, gözyaşları akıyor.
“En az 50 kişilerdi. Utanç tablosuydu. Ne Türkeş’e yakışıyor
ne ülkücülere yakışıyor” ifadeleriyle yorumluyor yaşadıklarını.
“Önce Mahmut Öztürk’e (eski milletvekili), Ali Uzunırmak’a
(Eski Ocak Başkanı) giriştiler. Bayrakların arka demir tarafıyla, Bosnalılara
saldıran Sırplar gibi vuruyorlardı. 80 yaşındaki Mahmut Ağabey’in kafasından
kan boşaldı” sözleriyle aktarıyor o kan revan görüntüyü.
Yaptıkları müdahaleden bahsediyor:
“Yaşlı insanları kanlar içinde tuvalete sakladık. Polisi
aradım, gelsinler diye, gelmediler.”
Günaydın Hanım, Süleyman Soylu’ya verdiği destekle
biliniyor. Sosyal medya profilinde Soylu ile fotoğrafı var. Soylu’nun duruşunu
sordum: “Süleyman Soylu’yu 25-30 senedir evladım gibi severim. Onu da aradım
olay yerinden. O da cevap vermedi. Sonra akşam aradım. Koruması açtı,
‘Söyleyeceğim abla’ dedi.”
Günaydın Hanım, bir ismi daha aramış: “Bu sabah Kılıçdaroğlu’ndan
randevu istedim. Ona da gideceğim, anlatacağım. Turgut’a da (Kardeşini
kastediyor) aynısını yaptılar. Gördükleri yerde taşladılar. Bir partinin
başkanı bir belediye başkanını (Mansur Yavaş) tehdit ediyor. Nerede devletimiz
nerede emniyetimiz!”
Günaydın Hanım, bir ayrıntıya dikkat çekiyor: “Gözümle
gördüm, MHP İl Başkanı’nın belinde silah vardı.” Sadece bu kadar değil. Bir
detaydan daha bahsediyor: “Salonda yukarıda MHP’nin encümen azası da vardı.
Belli ki gözlemeye gelmiş.”
Saldırıya uğrayan isimlerin Türkeş için önemini şöyle
anlatıyor: “Başbuğun birlikte yürüdüğü, aynı koğuşta hapis yattığı kişiler.
Orada Türkeş’in hatırasının beline de vuruldu. Büyüklere saygı partiler
üstüdür.”
Saldırganların ülkücülüğünü sorguluyor Günaydın Altınok:
“Ülkücüyüz dediler. Türkeş’in posterini, Türk bayraklarını yerlere attılar.
Eğer ki o salona giren eşkıyaların birazcık kanı olsaydı şehidin abisine
vurmazlardı. Bülent Yahnici’yi de dövdüler. Onun kardeşi ülkücü şehitlerden
(Ercüment Yahnici’yi kastediyor).”
Günaydın Altınok, saldırı sonrası birçok yaralı olduğunu
anlattı: “Çok yaralı vardı. Bakmayın bizimkiler ortaya çıkmadı. 50-55 yaşında
bir kadının kolu çatlamış, rapor almış. Beni iteklediler, darp ettiler. Araya
girmeye çalıştım. Birisinin tırnağı göğüs kısmıma geldi.”
MHP’de olmadan da ülkücü olunabileceğini savunuyor Günaydın
Altınok: “Devlet Bahçeli, DSP ile ittifak yapmadı mı? Rahşan Ecevit’in kurt-kuş
açıklamalarına susmadı mı? O gün ülkücü, o gün milliyetçi değiller miydi?
Devlet Bahçeli ülkücüleri dağıttı. MHP şimdi Gökçek’in değnekçileriyle dolu.”
Günaydın Hanım, Erdoğan’a da çağrıda bulunuyor:
“Bu mafyacılar, bardan pavyondan toplanan adamlar AK
Parti’nin geleceğini karartacak.”
Günaydın Hanım’ın anlattığına göre sonra da olaylar
bitmemiş: “Eve geldikten sonra Yenimahalle ilçeden aradılar. ‘Sosyal medyadaki
görüntüleri ve yazıları çekin yoksa kötü olur’ dediler.”
AKP’li belediye başkanının saldırıya uğrayan ablası Günaydın
Hanım… Bugün de AKP’yi, Erdoğan’ı ve Süleyman Soylu’yu destekliyor. Anlattıkları
böyle. MHP’nin gizlenmeden yaptığı saldırı öyle anlaşılıyor ki çok başka
tepkileri de tetikleyecek.”
