Yemenli Yetkili: Suudi Arabistan’ın Amacı “Büyük İsrail” Projesini Hayata Geçirmektir

Adem Namlı

Yemeni bir enformasyon yetkilisi; Suudi Arabistan ile Siyonist rejim arasındaki ilişkilerin derinleşmesinin yeni bir konu olmadığını ve Riyad’ın uzun süredir Siyonist rejimin bölgedeki hakimiyet projesini uygulamak doğrultusunda adımlar attığını vurguladı.

Yemen Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Nasruddin Amir, Suudi Arabistan ile Siyonist düşman arasındaki casusluk iş birliğinin yeni bir olgu olmadığını vurguladı. Amir, bu iş birliklerinin Yemen’e yönelik son saldırılar sonucunda şekillendiğine dair ortaya atılan iddiaların, kamuoyunu yanıltma ve geçmişteki iş birliklerinin üzerini örtme çabası olduğunu ifade etti.

Amir, Siyonist düşman ile Suudi Arabistan arasındaki bu iş birliklerine değinen raporların, aslında Arap ve İslam ümmetinin en büyük düşmanı kabul edilen Siyonistlerle ilişkileri normalleştirmenin mahiyetini gözler önüne seren birer itiraf olduğunu açıkladı.

Mevcut olayların; 2015’ten bu yana Yemen’e yönelik saldırılar, ABD, İngiltere ve Siyonist rejimin askeri müdahaleleri ve son olarak Suudi Arabistan’ın tırmandırdığı gerilimler gibi daha geniş bir çerçevede analiz edilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekti.

Amir, geçtiğimiz yıllarda Yemen’i hedef alan saldırı operasyonlarının düşmana ait ortak bir harekat merkezinin varlığını yansıttığını ifade etti. Farklı aşamalarda bombalanan vatandaşların, altyapının ve sivil tesislerin takip edilme ve hedef alınma yöntemlerindeki benzerliğe dayanarak; bu eylemlerin tek bir harekat merkezi tarafından ve Siyonist-Amerikan düşman projesi doğrultusunda yönetildiğini belirtti.

Amir; Riyad’ın bölgede bağımsız bir projeye sahip olmadığını, eylemlerinin her zaman ABD ve Siyonizm’in çıkarlarına hizmet etmek amacıyla yürütüldüğünü vurguladı. Mevcut gelişmelerin de Siyonist hakimiyeti bölgeye dayatmayı ve “Büyük İsrail” projesi temelinde siyasi ile güvenlik dengelerini değiştirmeyi amaçladığını söyledi.

Yemenli yetkili, Yemen’in başkentindeki mekanları ve hedefleri takip eden, ABD, İsrail ve Suudi istihbarat kurumlarıyla bağlantılı olan düşman casus hücrelerine ilişkin geçmiş itiraflara atıfta bulundu. Amir, Suudi Arabistan’ın son gelişmeler nedeniyle normalleşmeye sürüklendiği iddiasının, Tel Aviv ile Riyad arasındaki güvenlik ve askeri iş birliğine dair geçmişteki kanıtların görmezden gelindiğini gösterdiğini ekledi.

Amir, Siyonist düşmanla yapılan askeri iş birliğine ilişkin konuşmasının devamında, Seyyid Abdülmelik Bedreddin el-Husi’nin Suudi Arabistan topraklarından Yemen’e saldırı amacıyla kalkan İHA’lara dair önceki açıklamalarına değindi. Bu İHA’ların niteliğinin ve uçuş rotalarının, Suudi Arabistan’ın ilişkileri normalleştirdiğine ve bölgedeki Siyonist projeyi ilerletmek için iş birliği yaptığına dair teknik ve somut kanıtlar olduğunu söyledi.

Yemen’e yönelik saldırgan askeri operasyonlara ABD ve İngiltere’den Siyonist rejime ve Suudilere kadar katılan tarafların çokluğunun; bu eylemlerin, Siyonist düşman varlığını tüm bölgenin hakim gücü olarak dayatmayı ve doğrudan ABD-Siyonizm hakimiyeti altında ümmetin ve kutsallarının dokunulmazlığını ihlal etmeyi amaçlayan tek bir proje kapsamında yürütüldüğünü kanıtladığını vurguladı.

Amir; Yemen’e yönelik saldırgan askeri operasyonların başarısızlığının, Suudi Arabistan’ın geçmişte ve günümüzde doğrultusunda hareket ettiği Yemen’i Siyonist proje lehine boyun eğdirme iddialarının yenilgisini gösterdiğini sözlerine ekledi.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın