Rasthaber – Meral Akşener, partisinin haftalık toplantısında
açıklamalarda bulunurken gündeme ilişkin sorulara değindi, “Bugün millet
iradesini hiçe sayan, çocuklarımıza yapılan her türlü kötü muameleye sessiz
kalabilen çirkin bir anlayışla yüz yüzeyiz.” dedi.
Mısır ile dostluk grubu kurulmasına ilişkin meclise sunulan
teklife de değinen Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Sayın Erdoğan o meşhur inadıyla bildiğini okumaya
devam etti. Bilim 15 gün tam kapanma dedi duymazdan geldi. Salgın tam gaz devam
ediyor. Büyük illüzyonist Sayın Erdoğan’ın becerikli ellerinde memleket adeta
bir kayıplar ülkesi oldu. Sipariş edildiği söylenen aşılar kayıp, gri
pasaportla yurt dışına gönderilen belediye görevlileri kayıp, Ege’de adalar,
Mısır’da Rabia kayıp uçan ekonomi masalları anlatılırken 128 milyar dolarlık
rezerv kayıp, kayıpların peşine düşenler için adalet kayıp, milletin derdine
düşenler için demokrasi kayıp, milletimiz için hak, hukuk kayıp, gençlerimizin
umudu kayıp, e tabi haliyle 128 milyarı kaybeden powerpoint sunumlarının
efendisi damat bakan da kayıp. Ülkemizde birileri bir şeyler sürekli
kayboluyor.”
Akşener 128 milyar dolara ilişkin gelmeyen cevaba da
değindi:
“128 milyar doları açıklayacağız diye 128 ayrı masal
anlatıyorlar, masal dinliyoruz. Peki sonuç? Sonuç ortada. Milletimizin alın teri
döviz rezervimiz birilerinin cebine girmiş. Allah korusun bugün başımıza bir
şey gelse cep delikli cepken delik 2001 krizinde bile MB döviz rezervi 27,5
milyar dolardı. Bugün eksi 31 milyar dolar. 61 milyar dolar. İşte size ekonomi
dehası Sayın Erdoğan ve beş maaşlı danışmanlarının Türkiye’yi getirdiği nokta.
Aziz milletim siz iktidarın meseleyi Agatha Christie romanına çevirme gayretine
bakmayın. Ben size kayıp 128 milyar doların ardındaki gizemi kısaca
özetleyeyim. Ekonominin İnek Şabanı ile badi Ekrem’i el ele verip döviz kurunu
baskılamak için Hazine’deki dövizi sattı. Üstelik bu pandemi döneminde
olmadı. Daha 2019 martındaki yerel
seçimlerin öncesinde dövizin yükselişini durdurmak gibi siyasi bir amaçla
satmaya başladılar. Bir puan Faiz artırmamak için sattılar da sattılar. Şimdi
de çıkıp bilançoda eksilen bir şey yok diyorlar Kasadaki dolarları sattınız
karşılığında Türk lirası veya Türk lirası cinsinden tahvil aldın. Bir yandan da
kredi ve swaplarla borçlandığınız dövizleri ölü fiyatına sattınız bir de
utanmadan bunu savunuyorsunuz. Böyle cahillik olabilir mi? Kendi dolarını satıp bunu swapla geri alıp
kasana koyunca hiçbir şey değişmemiş mi oluyor? Swaplardan kaynaklanan
yükümlülükleri bilanço içinde değil dışında gösterince bunun bir borç olduğu gerçeğini
ortadan kaldırmış mı oluyorsunuz? Eğer gerçekten de kaybolan bir şey yoksa o
128 milyar doları yerine koyun da hep birlikte görelim. Tüm bu yalan rüzgârın
içinde iktidarın sorulmasını istemediği bir aşka soru var. Milletin
Hazinesindeki dövizi ortalama 6.20 liradan satan bu iktidar bugün 8.1 lira olan
döviz kuru dolayısıyla kimin veya kimlerin cebine 250 milyar lira koydu? Temel
soru budur.
Millet soruyor millet sen de çıkıp cevap vereceksin, bu
beceriksizliğin hesabını vereceksin. Yapma yok. İşi ona buna havale edip kenara
çekilemezsin. Gece yarısı baskınlarıyla pankart indirip milletin ağzına
tıkayamazsın. Ana muhalefet partisi genel başkanına fezleke düzenleyerek bu
meseleyi kapatamazsın. Çünkü faiz sebep enflasyon sonuç deyip abuk sabuk bir
teori uydurup milletin parasını çar çur eden sensin. Aynı bir vatandaşımızın
geçenlerde söylediği gibi ‘patates soğan güle güle Erdoğan. “
