silah yardımının kolay olduğunu sanırlar. Hatırlıyor musunuz Suriye Savaşı’nın
kızıştığı zamanlarda Hamas Suriye’deki bürosunu Katar’a taşımıştı. Sünni
Müslümanlar artık Filistin Sünni tekelde olacak, diye seviniyorlardı ne oldu
Korsan Rejim (İsrail) bir kaşlarını çattı! Katar tamam pes dedi.
İran Filistin’e 40 yıldır yardım ediyor. Öyle kolay değil
İslami İran’ın yaptığı! Bir şeyi İran yaptı mı kolay ve önemsiz sanıyorlar.
Zavallı mazlum İran, emperyalist medya propagandaları neticesinde dünya
Müslümanlarının gözünde o kadar değersizleşmiş ki yaptığı en önemli ve başka
hiç kimsenin yapamadığı şey bile olsa, o şey İran yaptığı için hiç değeri
olmuyor! Millet kolay zannediyor diğeri bilinmiyor. Oysa İran ambargolara
muhatapsa bu. Filistin’e desteği sebebiyledir. Allah’a dayanmayan ve Allah’ın
yardım etmediği hiçbir güç bu yükü omuzlayamaz da taşıyamazda!
Hani şimdi nerede Katar Türkiye Suriye Mısır! Filistinli
direnişçiler neden onların yardımlarından söz etmiyor da sabah-akşam İran’a
övgü üzerine övgü teşekkür üzerine teşekkür yolluyorlar. Hatta bunlardan birisi
ümmet bizi terk etti sadece İslami İran hariç. diyerek İran’ın kendilerine
yardımlarını dile getiriyorlar.
İran Sizi De Kurtaracak
Filistin görünüşte tutsaktır, ancak dünya devletlerinin
durumu ortadadır. Halkları müslüman, ama yöneticileri zalim, tağuti olan
düzenler hakim. Böyle bir ortamda İslami İran herkesin görüntü olarak mazlum
kabul ettiği ve gerçekte de öyle olan Filistin’i kurtarmaya bismillah demiştir.
Bu çok sürmeyecek Siyonist rejim orada yok edilerek Filistin ve Mescidi Aksa
özgürlüğüne kavuşacak inşallah.
İslami İran diğer ülkelerdeki Amerika ve batı işgalini sona
erdirip o ülkelerin varlıklarını Müslüman halklar olarak paylaşmak üzere onları
da özgürleştirecek. Bu uzak bir hayal değil! Bizim Mehdevi inancımızın bir
getirisidir. Bugün diğer ülkeler ne kadar halkı Müslüman da olsa ülkesini
Batı’ya yağma ettiriyorlar yöneticilerin kendi kişisel çıkarları hesabına.
Mısır, Suudi Arabistan Katar Kuveyt fark etmiyor.
Dünyanın Bu Sınavdaki Durumu
Şii Azerbaycan Siyonist Korsan Rejim ile işbirliği
içerisinde ve Siyonistlerin Nekbe bayramını kutluyor! Şii İran Siyonizmin korkulu rüyası ve mazlum
Filistin halkının tek destekçisi. Onların Siyonistlere fırlattığı füze ve
roketlerin tamamı İslami İran imzasını taşıyor. İran sadece silah araçları
değil, liderlik, rehberlik, lojistik gibi maddi yardımlarda da bulunuyor. Bunun
yanı sıra hukuksal planda dünyada Siyonist rejimi sıkıştıran İran bu anlamda
tek ülke konumunda. BAE karşı tarafta; Siyonist rejim ile birlikte olmuş,
mazlum Gazze halkını bombalıyor! Suudi Arabistan’ın farklı olduğunu
düşünmüyoruz, Mısır’dan cılız bir itiraz sesi Türkiye de öyle.
Yani şii-sünni fark etmiyor laik olan ülkeler tam olarak
Siyonizmin güdümünde kontrolünde ve yardımında! Buna karşılık güya sünniye olup
şeriatla yönetilen Suudi Arabistan’ın durumu daha kötü Laik olup halkı Şii olan
Azerbaycan da Siyonist Korsan Rejim’in dostu ve yanında. Şii olup ülke yönetimi
de Şia ilkelerine göre oluşturulmuş İslami İran ise siyonizmin baş düşmanı. Şii
Sünni demeden tümüyle mazlum halkların yanında. Batı’nın onları sömürmesine
karşı çıkıyor. Özetle, Şii Sünni farksız, eğer ülke Laikse batı sömürü düzenine
entegre. Sünni şeriat ülkesiyse yine emperyalistlerle uyumlu. Ancak Şii ve
Şeriat ülkesiyse sadece bu durumda emperyalizmle savaş halinde ve halkının
hizmetinde!
“İran’ın Kendine Faydası Yok!”
İslam İran kendi halkına faydası mı var orada da kapitalist
düzen geçerli denirse; Tümden inkılap yapmak insanların kalplerinde ve
yaşantılarında İslamı ve Adaleti hakim kılmak kolay değil! Kurum ve kanunlarda
yani devlette değişime gidip inkılap yapabilirsiniz. Bu kolaydır. Ancak
eğitimde kültürde yaşantıda ticarete aile hayatında İslam’ı tümden hakim kılmak
çok zor!. Resulullah zamanında bile toplumsal hayata baktığımızda yaşamın her
yanına sinen bir inkılabı maalesef göremiyoruz!
Tüm bunlara rağmen İslami İran’ın dış dünyada devletler
düzeninde kurumsal olarak İslam’ı hakim kılma ve emperyalizmi silme çabası tam
gaz sürüyor! Çevresindeki ülkeler aynen onun gibi olsun istiyor. Batının kirli
ellerini ülkeden kestikten sonra içerideki ıslah çalışmaları başlayacak. Ülke
içindeki çıkar odaklarıyla zenginleşmiş ariskoratlarla, kardeşini sömüren
ülkeyi yağma eden kendilerini seçkin hisseden zenginlerle elbette hesaplaşacak!
Ancak bundan önce kendi ve komşu devletlerden (batının) dışarının elinin
kesilmesi gerekiyor. İslami İran’ın
uygulamaya koyduğu aşaması şu an bu noktada. Dışarının eli bölgeden
kesilmeyince bir yandan ülke varlıklarının sömürülmesi, sömürülen paralarla
Müslüman halkların dejenerasyonunun, fitne ve ifsadın tam gaz sürmesinin önüne
geçilemiyor!
Filistin Vahdetin Simgesidir
Filistin furkan niteliğindedir. Hakla batılı ayırma vasfına
sahiptir. İslami İran’ın Filistin’e destek çıktığı mazlumun yanında olduğu ve
bunun için tüm dünyanın kendisine ambargo uyguladığını dünya halkları görürse
inanç ve siyasi olarak İran’ın benimserler. Emperyalistlerin dehşete düştüğü bu
korkudur bu. Korku onları harekete geçirdi acil planları uygulamaya koydular.
Bu planlar Türkiye’de de görüldü.
Filistin’e İran yardım ediyor Filistin Sunni! Bu birilerinin
ezberini bozan bir şey! Suriye’de Şii/Nusayri(!) Esed, bunlar Sünnileri
öldürüyor dendi! Irak’ta İran destekli Şii Haşdu’ş-Şa’bi milislerin Sunnileri
katlediyor dendi. İran’ın Yemen’de Şii Husi milislerine yardım ettiği de
söylendi. Bunların da Sunnileri
katlettiği iddia edildi. İran mezhepçi Sünni düşmanı bölgede büyük fitne idi!
Ancak Filistin Tüm bu ezberleri bozan bir yer! Onların yalanlarını ortaya koyup
ellerini ayaklarını kıskıvrak bağlayan durum. Ülke halkı kesinlikle Sünni ve
toprakları Mescidi Aksa’yı barındıran Kutsal Topraklar. Filistini, oluşturulan
fitneye göre Sunnilerin savunması gerekir. Ama Şii İran hiçbir karşılık
beklemeden Sunni Filistin’i destekliyor! Hem de kayıtsız şartsız!
Tekfirci Radikal Dincilerin Nutku Tutuldu
Suriye savaşı sürecinde tekfirci teröristlere silah
taşımanın kamuflajı olan İHH Başkanı Bülent Yıldırım bir radyo yayınında
Filistin’i konuşuyordu. Spiker sordu; Gazze’den 20 füze fırlatılmış ne
diyorsunuz? Yıldırım’ın bir anda nutku tutuldu! Ik mık! Sonra dedi ki onlar
silahlarını kendileri yapıyor, imal ediyorlar! Füzeleri Hamas kendi üretiyor!
Araplarda bu güç var, diye! Bülent Yıldırım konuşmasında İran’ın adını ağzına
almadı çünkü böyle olsa kendi tabanları; madem ki İran Korsan Rejim ile karşı
karşıya biz neden İran’ın karşısındayız! İran Suriye’de de Siyonist Korsan
Rejim ile mücadele için savaştığını söylüyordu yoksa gerçek mi diye
sorgulamalar başlayacak. Bu korku Yıldırım’ın elini kolunu bağlıyordu. Tabanın
Şiilerle vahdete kayması korkusuyla gecenin ikisinde Türkiye’deki İstanbul
Mitingi’ni sahiplendi İHH.
Ancak yalanlar eninde sonunda ortaya çıkacak ve herkes
gerçekle yüzleşecek! Biz ırkçı değiliz. İslami İran hayranı da değiliz, ama
gelecek Mehdevi bir düzenin olacaktır. Gelen Mehdevi düzenin ayak sesleridir.
Mehdi Aleyhisselam’ın dünya adaletini kuracağına kesin olarak bakıyoruz.
Dünyanın kapitalist sömürgeciliği demokrat yalancı gerici fasit düzenlerini
sona erdirecek ve İslam’ı hakim kılacaktır. Dünyayı zulümden sonra adaletle
dolduracaktır. Halihazırda Mehdilik gerçeğini kabul eden buna inanan ve bu
inancı Anayasasına açıkça yazan tek ülkedir İslami İran. Mehdi (a.s)’a inanan
herkesin bu inanca göre yapılanmaya gitme çabasında olan ülkeyi elbette
desteklemesi sevmesi lazım.
İşte İslami İran bu yolda yürüyüşe çıkmış ve bu plan
doğrultusunda dünyaya özgürlük getirmeye adaylığını ilan etmiştir. İslami
özgürlüğü kendi topraklarında kısmi olarak gerçekleştirmiş sonra Irak Suriye ve
Yemen’de o özgürlük yolu için start vermiştir. Şimdi sıra Filistin’i
kurtarmaktadır. Böylece bölgeden Siyonizm ve Emperyalizm görüntü olarak
uzaklaştırılacak ardından içeride gerçek manada iç ıslah çalışmaları
başlayacaktır.
Mehdi (a.s)’a İnanmak İçin Son Fırsat!
Mehdi (a.s)’ın Gaybeti döneminde bu kadar delillere rağmen
hala daha ona inanmayanlar İmam (a.s)
açıktan yaşamaya başladıktan sonra yine inanamayacaklardır. Çünkü bugün
kendilerini kandıranlar yarın da kandırmada başarılı olacaklar.
Artık ırkçılığı bölgeceliği mezhepçiliği ve diğer
hastalıkları bir kenara bırakarak akıl vicdan ve gerçekler karşısında tam bir
sorgulama yapıp doğru cephede konumlanmak gerekmektedir. Yoksa bu savaşta
tarafsız olmak ya da yanlış yerde bulunmak insanın hem dünyasını hem ahiretini
mahvedecek onun sözde sıfatlarının hiçbirisi kendisine fayda sağlamayacaktır.
