istifa ettiği Haziran 2016’dan bu yana aktif siyasette yer almayan Oktay Vural,
mevcut sistemin bir önceki sistem gibi sağlıklı işlemediğini, yenilenmesi
gerektiğini belirtti.
Independent Türkçe’den Can Bursalı’yla gerçekleştirdiği
röportajda Vural, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin de önceki sistemin de
sağlıklı olmadığını, ikisinin de “diyalog ve uzlaşma arayışı”ndan
yoksun olduğunu belirtti.
Vural, ekonomide ve adalette sürekli reformlarının
yapıldığını, ancak “sistemin sonuçları itibariyle” sürekli yeni
sorunların çıktığını vurguladı. Partisi MHP’nin ve Cumhurbaşkanı’nın da
sistemin reformlara ihtiyacı olduğunu belirttiğini söyleyen Vural, mevcut
parlamentonun işlevsiz olduğunu ifade etti.
Oktay Vural’ın röportajından satır başları şöyle:
Nasıl bir tablo öngörüyorsunuz?
“Mesele iktidar veya muhalefet değil.. Gençler bir
gelecek öyküsü arıyor.
Türkiye’de sürekli olarak reformlardan bahsediyoruz. Kaç
defa adalet reformu yaptık? Anayasa Mahkemesi sürekli hak ihlali kararı
veriyor. Yargıtay’da dosyalar bozuluyor. Sistemin sonuçları itibariyle bakınca,
çürük olduğunu, adaletsizlik ürettiğini görüyoruz.
Ekonomide hep yeni programlar sunuluyor. Ekonomide satın
alma gücü düşüyor, yüksek enflasyon söz konusu. Gelir dağılımı bozukluğu devam
ediyor. Yoksulluk artıyor. Rekabet gücümüz düşük. Bunlar ekonomik yapının
ürettiği sonuçlar.
‘UZLAŞMA SAĞLAMAK GEREKİR’
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni mi eleştiriyorsunuz?
Aslında bu eleştiriler sadece sistem kaynaklı değil.
Yürütülen politikalarla da ilgili. 2018’den bu yana yürürlükte olan sistemin
elbette eleştirilecek yönleri var. Şüphesiz karar alma süreci de önemli. Denge,
denetim, yürütmenin hesap verilebilirliği, karar verme süreçleri, bakanların
sorumluluğu gibi konular var…
Bundan önceki sistemin de sağlıklı çalıştığını kimse
söyleyemez. Ben o sistem içerisinde siyaset yaptım. Bundan önceki sistem
içerisinde de bu sistem içerisinde de Türk siyasetinin en önemli problemlerinden
biri olan diyalog ve uzlaşma arayışı yok.
Burada mesele, siyasal aktörlerin Türk devlet geleneği
içerisinde bir araya gelip mutabık kalabileceği politik meşruiyeti sağlanmış
bir sistem konusunda uzlaşma sağlayamamasıdır. Gönül ister ki bir uzlaşma
olsun. Bundan sonra da bunu sağlamak gerekir.
Altılı masa, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’le ilgili bir
deklarasyon açıkladı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şüphesiz masada olanlar kendi tutum ve düşüncelerini,
gerçekliklerini ifade ediyorlar. Türkiye’de bir sistemin daha sağlıklı
çalışması için hepimizin yeterince tecrübesi var. Sistem değişince tüm
meseleler çözülecek diye bakıyoruz.
Geçmişteki parlamenter sistemin çok sağlıklı olduğunu
söyleyemeyiz. Ama bugünkü eko-sistemin, yenilenmesi gerektiğini
düşünenlerdenim. Ancak mesele yasama, yürütme ve yargının düzenlendiği bir
sistem boyutu ötesinde ele alınmalıdır.
‘PARLAMENTO İŞLEVSİZ’
Parlamento yürütmeyi sorgulayamıyor. Toplumun tamamı
parlamentoda temsil ediliyor ama bir denge ve denetim kurulamıyor. Bunu
değiştirmek lazım. Soru önergeleri veriliyor, araştırma komisyonları kuruluyor
ama işlevi yok.
Türkiye olarak biz halen orta gelir tuzağındayız. Fiyat
uygun olunca ekonomik sorun bitmiş, görev tamamlanmış mı olacak?
Türkiye’de ekonomik sisteme bakıldığında sermayenin milli
gelirden aldığı payı yükseliyor, emeğin milli gelirden aldığı pay giderek
düşüyor. Borçlar artıyor. Gelir dağılımı bozukluğu var. Sosyal yardımlara
bağımlı kimselerin bu kadar fazla olması olumlu mudur?
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değişmesi gerektiğini
söylediniz. Ancak partiniz sistemi savunuyor. Burada bir çelişki yok mu?
Sayın Cumhurbaşkanı da, MHP de sistemin revizyona tabi
tutulabileceğini ifade etti. Sistemin sağlıklı işlemesi konusunda arzuları var.
Hatta devamı için reform gerektiği dahi ifade edildi.”
