YENİ Parti lideri Özgür Özel, Meclis gündemine gelmesi beklenen Mekke Anlaşması üzerinden iktidarın dış politikasını eleştirdi. Türkiye’nin savaş halinde olan bir ülkeyle yapacağı savunma işbirliği anlaşmasının Türk askerini Yemen’deki çatışmalara sürükleyebileceğini savunan Özel, “Biz Yemen’de savaşın değil, barışın tarafında olmalıyız. Türk askerini Amerika’nın, İsrail’in çıkarları için çatışma alanlarına göndermek asla kabul edilemez” dedi.
YENİ Parti’nin 81 il başkanı, parti genel merkezinde düzenlenen toplantıda bir araya geldi.
YEMEN İÇİN “TÜRK ASKERİ GÖNDERİLEMEZ” ÇIKIŞI
YENİ Parti, Türkiye’nin Orta Doğu ilişkilerinin başarıyla ve bölgesel kalkınma amaçlayan bir zeminde yürütülmesini savunuyor. Orta Doğu’da emperyalistlerin Amerika ve İsrail’in çıkarlarına hizmet etmeyi ise reddediyor. YENİ Parti, Trump yönetiminin her dediğini yapan, karşılığında onlardan meşruiyet dilenen acizliği reddediyor. Türkiye’nin Arabistan, Pakistan ile ilkeli anlaşmalar yapmasına, savunma alanında işbirliği yapmasına kategorik olarak bir itirazımız olamaz. Ancak Türkiye’nin ‘Bir savunma işbirliği anlaşması yapıyoruz’ diye savaşta olan bir ülkeyle anlaşma yapması, savaşa taraf yapılması, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye YENİ Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz. Anayasa’nın 90 ve 92’nci maddeleri ihlal edilerek, Meclis by-pass edilerek oraya gidip anlaşmalar yapmak, anlaşma Meclis’e sunulmadan İstanbul’da koordinatörler atamak, gidip asker yollamanın taahhütlerini vermek asla kabul edilemez. Biz Yemen’de savaşın değil, barışın tarafında olmalıyız. O yüzden Türk askerini Amerika’nın, İsrail’in çıkarları için çatışma alanlarına göndermek ve taarruzi faaliyetlerin içine sokmak asla kabul edilemez. Buna bütün gücümüzle, dilimiz döndüğünce, Meclis’te Anayasa’nın ve İçtüzük’ün verdiği bütün yetkileri kullanarak itiraz etmeye devam edeceğiz.
TRUMP-ERDOĞAN İLİŞKİLERİNİ HEDEF ALDI
Erdoğan iktidarı, Trump’ın her dediğine, ‘evet’ demektedir. Karşılığında Türkiye’nin menfaati toplamda sıfırdır. Türkiye’nin ABD ile değil, Trump’ın Erdoğan ile ilişkisi vardır. Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan’ı neredeyse Amerika’da seven tek kişi Amerika’yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump’ı Türkiye’de seven tek kişi de Türkiye’yi yönetmektedir. Ama buradan ne Türkiye’ye ne Türkiye’nin çıkarlarına hiçbir fayda üretilmemektedir. Trump randevu versin diye, 250 Boeing aldık onlardan, fahiş fiyata LNG aldık onlardan, Amerikan mallarına vergiyi Erdoğan havadayken sıfırladık, Çin mallarına vergiyi Erdoğan inmeden bindirdik. Hatta Eskişehir’de çoğu bulunan nadir toprak elementlerimizin de Trump’a sözünü verdik. Karşılığında ne oldu? Dostunuz Trump iki yıldır söyledi, CAATSA yaptırımlarını kaldıramadı. Şimdi de meclisler kapandı, seçim havasına girdi. Ama Güney Kıbrıs’a silah satışına konmuş yasağı Trump kaldırdı bu arada. Yani CAATSA yaptırımlarını kaldırmazken Güney Kıbrıs yaptırımlarını kaldırdı. Türkiye’nin parasını ödediği, hatta altı tanesinin üstüne ay yıldızın nakşedilip hangara çekildiği, eğitim için pilotlarımızın gönderildiği F35 projesinden kovulduk. Paramızın üstüne kondular. F35’leri başkasına yolladılar. Şimdi Trump, ‘İleride bir sürprizim olabilir’ diyor. Bütün gece konuşuyorlar, ‘F35 sürprizi mi geliyor?’ Trump Türkiye’ye geliyor, ‘Kargo uçağından KAAN’a motor mu çıkacak?’ Ne KAAN’a motor çıktı ne F35 çıktı. İsrail’e, Yunanistan’a sattığı F35’ler yetmezmiş gibi F16 modernizasyonunda en modern F16’lar Yunanistan’ın ve İsrail’in elinde. Trump bunların hepsinin sözünü verdi. Bir tanesi dahi olmadı.
“KRALIN ÇIPLAK OLDUĞUNU GÖRMEK LAZIM”
Artık bu dış politikada kralın çıplak olduğunu, bu anlatılanların hepsinin iç politikaya yönelik algı meselesi olduğunu, olgunun bambaşka bir yerde durduğunu görmek lazım. Bunu cesaretle konuşmak lazım. Tutmuşlar orada gündüz gece bir tema seçip, ekranları bölüp bölüp, sopaları eline verip verip yandaşlara anlattırıyorlar. ‘Muhalefetiz, muhalefet olacağız’ diyerek bunun peşinden koşanlar da var. ‘O anlaşmaya ben de destek vereceğim. Aman benim sırtımı sıvazla, aman yerimden etmeyin’ diyenler de var.
S-400 VE DOĞU AKDENİZ ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ
Öyle bir yerdeyiz ki ‘Türkiye dış politikada başarılı, iyi. Erdoğan iyi, yönetir’ diye 20 kanaldan kandırılan milletimize, basitçe birkaç şeyi hatırlatmak isterim: Nerede S-400’ler? Bir kere test için kapağını açtılar, hangarda duruyor. Şimdi ‘CAATSA kalkacak mı’ diyoruz. ‘S-400’ler Türkiye’yi terk etmeden CAATSA kalkamaz, hayal görmeyin’ diyorlar. O günlerde yerli ve milli duyguları sömürülenlere söylüyorum: Ne oldu S-400 masalı? Trump, ‘Çok beğendim Gazze şeridini. Buraya oteller yapacağım’ diyor. Orada 76 bin çoğu kadın ve çocuk Filistinli öldürüldü, sürüldü. İnsanlık dramı sürüyor. Trump’ın hesabı öndeki hidrokarbon yatakları. Bir kelime söylemiyorsunuz. Ama orayı Fransa, İngiltere, Almanya, Amerika aralarında pay ediyorlar. Güney Kıbrıs’ın da sırtını sıvazlayıp özel görev veriyorlar. Ne oldu Türkiye’nin Doğu Akdeniz çıkarları, Mavi Vatan ne oldu? Bu mu mavi vatanseverlik? Çünkü orada geri adım atıldı. Çünkü Erdoğan’ın kulağını çektiler, arkasından çektiler. ‘Kardeşim senin istediğini vermem için senin bu Doğu Akdeniz’den çekilmen lazım’ dediler.
karar
