ilgili olarak 2 ay öncesine kıyasla daha da kara bir tablo çizdi. IMF, Nisan
ayında dünya genelinde küçülmenin yüzde 3 olacağını öngörürken, yeni raporda bu
oranı 1,9 puan aşağı çekti. Yeni Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda dünya
ekonomisinin 2020’de yüzde 4,9 küçüleceği öngörüldü. Raporda, Covid-19
pandemisinin 2020’nin ilk yarısında ekonomik aktivite üzerinde beklenenden daha
ağır bir etkisi olduğu belirtildi.
Rapora göre iyileşme de ilk tahminlere kıyasla daha kademeli
olacak. IMF, bu nedenle 2021 için büyüme oranı tahminini de 5,4’e düşürdü.
IMF, aynı Nisan raporunda olduğu gibi yeni tahminlerinin de
birçok değişkene dayandığı ve bu yüzden dünya ekonomisi üzerinde belirsizliğin
sürdüğünü ifade etti. Örneğin bir ülkede salgının yayılma hızı artarsa, o
ülkenin ekonomisinin daha yavaş iyileşeceği gibi.
Uluslararası Para Fonu, salgının pik noktalarını aşmış
olanlar da dahil olmak üzere tüm ülkelerin sağlık sistemlerine gerekli
kaynakları sağlamasını önerdi. Kurum, başkentlere yoksul ülkelere ve aşı
çalışmalarına da finansal destek sağlama tavsiyesinde bulundu.
Raporda, karantina ilan edilen bölgelerdeki hanelerin gelir
kaybını dengelemek için yardımlar yapılması da önerildi.
Nisan ayında yapılan ülkeler arası işbirliği çağrısı,
Haziran ayı raporunda da yinelendi. Sağlık krizleriyle karşı karşıya olan, dış
finansman eksikleri bulunan ülkeler için küresel finansal güvenlik ağı yoluyla
borçların hafifletilmesi ve finansmanı da dahil olmak üzere likidite yardımına
acilen ihtiyaç olduğu da vurgulandı.
Türkiye için tahminler değişmedi: Yüzde 5 küçülme
IMF, Nisan raporunda Türkiye için bu yıl yüzde 5 olan
küçülme beklentisini değiştirmezken, Türkiye ekonomisinin 2021’de yüzde 5 büyümeye
döneceğini tahmin ediyor.
Euro bölgesinin 2020 yılında yüzde 7,5 olan küçülme
tahminini eksi 10,2 olarak revize eden IMF, Avrupa’da salgından en fazla
etkilenen ülkeler İtalya’nın yüzde 12,8, İspanya’nın da yüzde 12,8 küçüleceğini
belirtti. Britanya ve Fransa için de olumsuz tahminler öne çıkarken, bu
ülkelerin ekonomilerinin sırasıyla yüzde 10,2 ve yüzde 12,5 daralacağı
öngörüldü.
ABD ekonomisi yüzde 8 daralacak
ABD ekonomisi için de geçmiş tahminlerin aksine kötü bir
görüntü çizen IMF, ABD ekonomisinin 2020 yılındaki büyüme tahminini eksi yüzde
5,9’dan yüzde 8 küçülme olarak revize etti.
Gelişmekte olan piyasaların ve kalkınmakta olan ekonomilerin
ise 2020 yılında yüzde 3 daralacaklarını tahmin eden IMF, Çin ekonomisi için
yüzde 1,2 olan büyüme tahminini yüzde 1’e, Covid-19 salgınının etkilerinin
büyüdüğü Hindistan için yüzde 1,9 olan büyüme beklentisini ise yüzde 4,5
küçülme olarak revize etti.
İki alternatif senaryo
IMF, salgın süresince iki alternatif senaryonun etkisiyle
tahminlerde sapma olabileceğini belirtti. Bu senaryolardan ilki, 2021’in
başlarında ikinci bir COVID-19 salgınının başlaması. İkincisi ise uygulanan
kısıtlamalar sayesinde daha hızlı bir iyileşme.
İlk senaryo: 2021’in başlarında ikinci bir Covid-19 salgını
IMF, ilk senaryosunda 2021’in başında başka bir büyük
küresel salgın yaşanması durumunda meydana gelebilecekleri ele aldı. IMF’nin
tahminine göre 2021’de böyle bir salgın meydana gelmesi durumunda ekonomik
aksama, 2020’dekinin yaklaşık yarısı kadar olacak. IMF, bu tahminine gerekçe
olarak 2021’in başında bir salgın durumunda risk altına girecek firmaların
hisse değerinin daha düşük olacak olmasını gösterdi.
IMF, 2021’in başında yeni bir küresel salgın meydana gelmesi
durumunda finansal durumun da mevcut referans çizgisine kıyasla daha da
sıkılaşacağını ifade etti.
Kurum, böyle bir salgının ekonominin arz tarafına daha uzun
süreli bir zarar vereceğini de bildirdi.
İkinci senaryo: Daha hızlı toparlanma
İkinci senaryoya göre temel öngörüler, 2020’nin ikinci
yarısından itibaren ekonomik faaliyetlerin kademeli olarak toparlanacağını
varsayıyor. İkinci senaryoda, etkili kısıtlamalar sonrası önlemlerle (sosyal
mesafe ve daha etkili test süreci ve izolasyon uygulamaları), kısıtlamalar
kaldırıldıktan sonra hane halkı ve firmalar tarafından etkili bir muhafaza
uygulayacak.
Daha hızlı toparlanmanın bir sonucu olarak, finansal
koşullar daha uygun hale geliyor. Ayrıca, mali tedbirlerin bütünüyle korunduğu
da varsayılıyor.
Rapora göre, ikinci salgın sonbaharda gerçekleşebilir, bu
durumda 2020’de ekonomik faaliyetler üzerindeki olumsuz etki mevcut taban
çizgisinden bile daha büyük olacaktır. Buna ek olarak raporda, mevcut
kısıtlamaları niceliksel etkileri tam olarak tespit edilmeye devam ederken,
varsayımsal bir ikinci dalga etkisi daha da belirsiz. Son olarak, ikinci bir
salgının, özellikle gelişmekte olan piyasalarda, daha fazla yara ve finansal
baskıdan kaynaklanan doğrusalsızlıkların neden olduğu genel makroekonomik etki
ile finansal koşullarda burada varsayıldığından daha ciddi bir sıkılaşmaya yol
açabileceği vurgulandı.
