Bahreyn 14 Şubat Koalisyonu: Yemen, Suudi Arabistan’ın Gücünün Çürük Olduğunu Ortaya Koydu

Betul

Bahreyn 14 Şubat Koalisyonu Siyasi Büro Direktörü, Yemen’in kararlı dengelerinin Suudi Arabistan’ın gücünün çürük olduğunu kanıtladığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın Yemen ile çatışmadaki karmaşık çıkmazına ilişkin analizlerin devamında, Bahreyn 14 Şubat Koalisyonu Siyasi Büro Direktörü Dr. İbrahim El-Aradi yaptığı konuşmada, Yemen’deki sivillerin hedef alınmasının Suudi saldırılarının kör niteliğini ve ahlaki standartlarının çöktüğünü gösterdiğini bildirdi.

Yemen, Suudi Arabistan’ı İstihbarat ve Stratejik Çıkmaza Sürükledi

İbrahim El-Aradi, Yemen’in El-Mesira web sitesine verdiği röportajda; çocukların, kadınların, pazarların ve sivil altyapının hedef alınmasının saldırgan koalisyonun hedeflerine ulaşmasını sağlamadığını, aksine Riyad’ın karşı karşıya olduğu krizleri derinleştirdiğini ve Suudi Arabistan’ın askeri yeteneklerinin kırılganlığı ile kağıttan ordusu hakkında geniş çaplı tartışmalara yol açtığını ifade etti.

El-Aradi sözlerini şöyle sürdürdü: “Yemenlilerin direnişi, düşmandan intikam alma ve caydırıcılık dengesini sağlama gücü; Suudi Arabistan’ın istihbarat ve stratejik bir çıkmaza kapılmasına ve hedeflerinin başarısız olmasına neden olmuştur. Amerikalıların desteğinin azalması ve çatışmanın şiddetlenmesi ortasında Suudi rejiminin bu durumu, aralarında en önemlisi “ablukaya karşı abluka” dengesi olan yeni dengeleri dayatan bir aşamaya varmıştır.”

Yemenli Sivillerin Katledilmesi, Suudilerin Saha Hedeflerinin Başarısızlığından Kaynaklanmaktadır

14 Şubat Koalisyonu Siyasi Büro Direktörü, bu çatışmanın devam etmesinin Yemen ablukasının kaldırılmasının ötesine geçen sonuçlara yol açacağını; bunun Yemen’in milli ve egemen karar alma sürecinin pekiştirilmesini ve dış vesayetin reddedilmesini kapsayacağını kaydetti. Suudi Arabistan’ın diplomatik adımlara yönelmesi ve İran ile diğer ülkelerden arabuluculuk istemesi, Riyad’ın Yemen bataklığından çıkış yolu bulmak için çırpındığını göstermektedir.

El-Aradi, Yemen direnişi devam ettikçe Suudilerin ateşkes sağlama çabalarının artacağını belirtti. Ancak gerçek bir siyasi çözüm; Yemen’in egemenliğini tam olarak garanti eden, bu ülkeye yönelik ablukayı ve saldırganlığı sonlandıran bir çözüm olacaktır. Suudi Arabistan, Yemen’e yönelik düşmanca politikalarını sürdürmesinin tüm bölgede istikrarsızlığa yol açacağını bilmelidir.

Bahreyn 14 Şubat Koalisyonu’nun bu yetkilisi, Yemenli şehitlerin kanının yerde kalmayacağını ve Allah’ın onların intikamını alacağını ifade etti. Suudi Arabistan’ın bu suçları, Yemen karşısında askeri hedeflerine ulaşmada başarısız olmasından kaynaklanmaktadır ve Suudiler, durumu tırmandırmalarının üzerinden aylar geçtikten sonra stratejik ve istihbaratsal bir krize girmişlerdir. Bu durum, Arap çevrelerinde Suudi Arabistan’ın askeri gücünün gerçekliği ve bu ülkenin Yemen’e karşı savaşındaki koalisyonun devamı konusunda tartışmaların doğmasına neden olmuştur.

Yemen Kendi Caydırıcılık Dengesini Sabit Hale Getirmiştir

El-Aradi sözlerinin devamında sözde Mekke Koalisyonu anlaşmasına değinerek şunları söyledi: “Bu koalisyon ilan edilen hedeflerine ulaşmada başarısız oldu, Suudi Arabistan’ın anlatısı zayıfladı ve bu ülkenin kendi içindeki kriz genişledi. Ayrıca Amerikan desteğine dayanmaya devam etmek, Suudi rejiminin geleceğini Washington’ın tutumuna bağımlı kılmaktadır ve eğer bir gün Amerika, Suudi Arabistan’ın mevcut Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ı yüzüstü bırakırsa yönetimi çökecektir.”

İbrahim El-Aradi, Yemenlilerin direnişinin yeni bir caydırıcılık dengesi yarattığına ve Suudi Arabistan’ın arabulucular aracılığıyla ateşkes sağlama çabalarının, Sana’nın bu dengesini tık kılınamayacak şekilde sabitlediğini gösterdiğine dikkat çekti. Şu anda ablukaya karşı abluka dengesi iyi bir şekilde uygulanmaktadır ve sonuçları yakında ortaya çıkacaktır.

Bahreyn 14 Şubat Koalisyonu Siyasi Büro Direktörü, zamanın kesinlikle Suudi Arabistan’ın lehine olmadığını ve bu ülkenin Yemen halkının haklarını iade etmeyi düşünmesi gerektiğini belirtti. Sana hükümeti, Yemen üzerindeki dış vesayeti reddeden milli ve egemen bir kararın sahibidir; Yemen’e yönelik abluka ve saldırganlığın son bulması gerekliliğindeki tutumuna bağlı olduğunu kanıtlamış ve bundan geri adım atmamıştır.

El-Aradi, her türlü diplomatik adımın, Yemen’in egemenliğini koruyan ve saldırganlığı sonlandıran siyasi bir çözüme yol açması gerektiğini vurguladı. Riyad, Suudi Arabistan’daki istikrarın Yemen’deki istikrara bağlı olduğunu ve ablukayla saldırı seçeneğinin Yemen’i teslim olmaya zorlamadaki başarısızlığının kanıtlandığını bilmelidir.

El-Aradi konuşmasının sonunda, Yemenlilerin boyun eğmez ve egemenliklerinden vazgeçmez olduklarına işaret ederek şunları söyledi: “Suudi Arabistan gerçekçi olmalı, hesaplamalarını gözden geçirmeli ve saldırganlığın devam etmesinin yalnızca kendi zararına olduğunu ve hiçbir istikrar getirmeyeceğini bilmelidir.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın