Çelik, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç’ın “seçim ertelensin” çıkışına karşı,
“Şu anda biz canlarımızı enkazdan kurtarmanın derdindeyiz. Şu anda biz
yaraları sarmanın mücadelesini veriyoruz. Canlarımızı kurtarmanın mücadelesini
veriyoruz. Seçimle ilgili herhangi bir şey konuşmayı çok yanlış buluruz. Hiçbir
şekilde doğru bulmayız” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik,
Yüreğir Belediyesi’nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Ömer Çelik şu ifadelerde bulundu: ‘Enkazdan canlılarımızı
kurtarma, sağ salim onlara kavuşma gayreti devam ediyor. Her duyduğumuz haberle
seviniyoruz. Bugün de bu şekilde haber duymak bizi çok memnun etti. Tabii aynı
zamanda da evleri yıkılmış, dışarıda olan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının
karşılanması konusunda büyük bir koordinasyon var. Şunu söylemek isterim
koordinasyon ve diğer afetle mücadelenin gerekleri konusunda elden gelen gayret
üstün bir çabayla gösterildi
Milli dayanışmanın yanı sıra büyük bir insanlık dayanışması
var. Türkiye’nin her tarafından, insanımızın gösterdiği çaba karşısında
duygulanmamak elde değil. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor. Tabii
birtakım marjinal olaylar olduğunda, örneğin yağma gibi ya da benzeri birden
bire özellikle sosyal medyada sanki sahanın bütün gerçeği buymuş gibisinden bir
manzara çizilmeye çalışılıyor. Bu doğru değil. Esas manzara, esas resim burada
dayanışmanın, kardeşliğin olmasıdır. Herkesin birbirine sahip çıktığı bir
tablonun olmasıdır. Bu yağma ve benzeri olaylar karşısında zaten yapılması
gereken vatandaşlarımız kesinlikle kendileri müdahale etmemeliler. Biz bunlara
karşı acımasız ve tavizsiz bir mücadele vereceğimizi söyledik. Tabii ki bu
kararlılığımızın ifadesidir. Yağlayan müsaade etmeyeceğimizi ifadesidir. Tabii
ki Türkiye hukuk devletidir. Vatandaşlarımız güvenlik güçlerine haber verirler.
Güvenlik güçleri de bunları adli mercilere teslim eder ve adli mercilerde hukuk
içerisinde gereğini yaparlar.’
Ömer Çelik, seçimlerle ilgili olarak da şunları söyledi: ‘Şu
anda biz canlarımızı enkazdan kurtarmanın derdindeyiz. Şu anda biz yaraları
sarmanın mücadelesini veriyoruz. Canlarımızı kurtarmanın mücadelesini
veriyoruz. Seçimle ilgili herhangi bir şey konuşmayı çok yanlış buluruz. Hiçbir
şekilde doğru bulmayız. Dolayısıyla bugün tek gündemimiz var. Bu canlarımızı
nasıl kurtarırız. Bu yaraları nasıl sararız. Dışarıda evsiz kalmış
vatandaşımızın yanında olmaya nasıl devam ederiz. Bu afetle verdiğimiz
mücadeleyi sahadan hiç ayrılmadan nasıl sürdürürüz… Onun dışında seçim ya da
başka bir şeyin konuşulması söz konusu bile değil. Cenazelerimizi defnederken,
yaralı insanımıza sahip çıkarken böyle bir şeyi hiçbir şekilde konuşmayız. Bu
tip konuşmaların da bizimle bir ilgisi yoktur.’
