Rasthaber – Financial Times gazetesi, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’la ilgili kapsamlı bir analiz hazırladı.
İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, Türkiye’deki
son gelişmeleri analiz ettiği kapsamlı bir makale hazırladı. Makalede Boğaziçi
Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’nun görevden alınmasıyla
ilgili, “Türkiye’nin güçlü cumhurbaşkanı geçtiğimiz hafta U-dönüşü yaparak hem
kötü bir karar aldığını hem de siyasi olarak kırılganlığını gözler önüne serdi”
yorumu yapıldı.
‘’ 2013’den beri Erdoğan, Türkiye’nin parlamenter sistemini
Rusya tarzı bir cumhurbaşkanlığı ile değiştirerek tek adam rejimine doğru
ilerledi” ifadelerine yer verilen analizden satır başları şöyle:
“ Türkiye’nin her şeye gücü yeten cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan, geçen hafta hem kötü yargıyı hem de siyasi kırılganlığı ortaya çıkaran
bir U dönüşüne zorlandı.
Yargı, akademi ve medya gibi kurumları ele geçirdi. Yine de
kişisel ve siyasi alanlarına saldırı hisseden ve AKP ile onun aşırı sağcı
milliyetçi ortağına karşı çıkan Türkiye nüfusunun yarısını ezmeyi başaramadı.
Erdoğan, yirmi yılda üniversite sayısını üçe katlayarak yüksek öğretime erişimi
genişletti, ancak nitelik değil nicelik sağladı. Kendi rektörlerini seçmeye
alışmış olan Boğaziçi, akademik sıradanlığı kabul etmeyi reddetti. Bulu
intihalle suçlandı ve 2015’te AKP’ye aday bile seçilemedi.
Erdoğan’ın bile yetersiz gördüğü Bulu’nun görevden alınması,
cumhurbaşkanını diğer cephelerde intikam almaya yöneltecek taktiksel bir geri
çekilmeden başka bir şey olmayabilir. Erdoğan gibi savaşçı geri adım attığında
karşı hamleye dikkat etmelidir.
Erdoğan partinin kurucu ortaklarını ve yakın kurmaylarını
uzaklaştırdı ve onun yerine duymak istediklerini söyleyen dalkavukları tercih
etti.
2019 yerel seçimlerinde, belediye başkanı olarak başladığı
ve her zaman merkezinde yer alan İstanbul’u, başkent Ankara’yı ve Türkiye’nin
büyük şehirlerinin belediyelerinin çoğunu kaybetti. Siyasi kayıplarla ilgili bu
imalar, son zamanlarda AK Parti’nin anketlerdeki düşüşüyle daha da güçlendi.
Merkez tabanı, partiden uzaklaşıyor. Erdoğan’ın büyüme modeli ucuz kredi verip,
tüketim ve inşaatı artırmaktı.
Bu kibirli savurganlık, 2023’te yapılacak seçimler için
siyasi mücadelesinin sırası konusunda hala kararsız olan parçalanmış bir
muhalefet için faydalı bir ışıltıya dönüştü.
Erdoğan’ın oportünizmi çoğu zaman fırsatçı oldu. Ancak
Türkiye’deki pek çok kişi, onun şüphesiz yeteneğinin azaldığını ve şansının
tükeniyor olabileceğini düşünüyor.’’
