“Az Önce Konuştum” programına konuk olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu,
“Türkiye’nin dış politikasının Rusya’ya mı yoksa NATO’ya mı daha yakın olduğu” sorusuna
“NATO” yanıtını verdi.
NATO’nun genişlemesini desteklediklerini
belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin ABD ve NATO üsleriyle kuşatıldığını görmezden
geldi ve NATO’nun misyonuna en çok uyan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu
ifade etti. Çavuşoğlu şu ifadeleri kullandı:
‘Biz tam bir NATO üyesiyiz. NATO’nun en
güçlü üyelerinden bir tanesiyiz. NATO’nun harekâtlarına en çok katkı sağlayan 5
ülkeden bir tanesiyiz. NATO içinde NATO’nun genişlemesi de dâhil faaliyeterini
siyasi olarak destekleyen bir ülkeyiz. Bu merak edilebilir ama biz tereddütsüz
bir NATO üyesiyiz.
‘360 DERECE POLİTİKA’
NATO’nun içinde bazı konulara itiraz
ettiklerini belirten Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Terörle mücadeleyi daha Madrid zirvesinde
gerçek gündemine sokabildik. NATO için iki tehditten biri terör şu anda. Biz
NATO ya da diğer müttefiklerin yanlışlarını söylüyoruz. Fakat bizim dış
politikamızın son 20 yılda temel girişimci ve insani dış politika, aktif olma
ayrıca birini diğerine alternatif göstermeden 360 derece dış politika. Bu 360
derecenin içinde Rusya da var, Körfez de var, İslam dünyası da var, Asya da
var, Kafkasya da var, Latin Amerika da var. Afrika açılımı, Latin Amerika
açılımı… Herkesle ilişkilerimi iyi tutmak zorundayım.
‘EKSEN KAYMASI DEDİLER’
“Başlangıçta bizim Rusya’yla
ilişkilerimizi sorgulamak için eksen kayması var demeye başladılar. Biraz
Doğu’ya falan da ilgi göstermeye başlayınca… Şimdi ‘İyi ki aramızda Rusya ile
Ukrayna ile eşit derecede konuşabilen bir müttefik var’ diyor birçok ülke.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını reddettik, Ukrayna’nın sınır ve toprak
bütünlüğünü desteklediğimizi söyledik BM’de ve her yerde çıkan kararları
destekledik. Kırım ilhakını tanımıyoruz. Rusya ile ilişkilerimizi sürdürüyoruz
diye ilkelerimizden, temel politikalarımızdan taviz vermiyoruz. Yaptırımlara
katılmıyoruz, İran’a karşı yaptırımlara da katılmıyoruz. Niye katılalım. Bana
faydası ne?”
ABD Başkanı Joe Biden’ın 24 Nisan
nedeniyle yaptığı “soykırım” suçlaması sorulan Çavuşoğlu konuyu geçiştirdi:
“Aslında kimin ne dediği çok önemli değil, bunların herhangi bir hukuki anlamda
bağlayıcılığı da yok.”
Çavuşoğlu, tarih konusunda siyasetçilerin
ahkam kesmesini son derece yanlış bulduğunu belirterek, tarihin farklı
kaynaklardan okunması gerektiğini söyledi.
‘ÇEKİLİRSEK BOŞLUĞU PKK DOLDURUR’
Çavuşoğlu’na Suriye ile temaslar da
soruldu. Türkiye’nin Suriye topraklarından çekilmesi durumunda buralardaki
boşluğun terör örgütleri tarafından doldurulacağı uyarısında bulunan Çavuşoğlu,
şunları kaydetti:
“Muhalefet yurt dışı operasyonları
durduracağını söylüyor. Bu durumda buradan çekildik, buralardaki boşluğu kim
dolduracak? Terör örgütleri. Biz 30 kilometre aşağıda bu teröristlerin büyük
bir bölümünü tutuyor muyuz? Tutuyoruz. Bunlar çekildiği zaman sınıra geldiği
zaman her gün Türkiye’de bir şey patlar Allah korusun. Biz burada bedeller de
ödüyoruz, niye ödüyoruz? Kendi topraklarımız güvende olsun diye bedeller
ödüyoruz. Biz burada, keyfimizden değil, Suriye’nin topraklarına göz
diktiğimizden değil. Buralarda tam bir güvenlik tesis edildiği zaman, siyasi
süreç işlerse, iç huzur sağlanırsa olabilir, o zaman anca gerçekleşebilir. Şu
anda bizim böyle bir adım atmamız mümkün değil çünkü bizim için ulusal güvenlik
meselesi, ciddi tehditler olur.
‘ÇEKİLME ÖN ŞARTINI KABUL ETMEYİZ’
“Biz herkese şunu söylüyoruz; Rusya’ya da
söylüyoruz, İran da sonradan dahil oldu, Suriye’ye de söylüyoruz. Biz böyle bir
ön şartla bu süreci yürütmeyiz, bir yol haritası üzerinde mutabık kalırız,
atılacak adımlar bellidir. En sonunda Suriye’nin bu anlamda istikrarı tesis
edilir, o zaman gerekli adımlar atılır. Ama muhalefetin de bu söylemi son
derece tehlikelidir, onları biliyoruz, HDP’yle PKK’yla onlardan destek
aldıkları için bunu söylüyorlar ve onların da taahhüdü bu yönde, çekileceğiz,
yurt dışı operasyonları durduracağız diyorlar. Kuzey Irak’tan ve Suriye’nin
kuzeyinden çekilmek, operasyonları durdurmak demek teröristlerin sınır kapımıza
dayanması demektir. Bu bizim bekamız için son derece tehlikelidir.”
‘ERDOĞAN VE ESAD’IN GÖRÜŞME İHTİMALİ VAR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beşşar Esed’in
görüşme ihtimali olup olmadığı sorusuna, “var” yanıtını veren
Çavuşoğlu, bunun herhangi bir şartı olmadığını, siyasi süreç, terörle mücadele,
ülkenin istikrarı da dahil olmak üzere bu yol haritası üzerinde hazırlık yapılması
gerektiğini belirtti.
Şam Hükümeti ile sadece Türkiye’nin değil,
birkaç ülke istisna olmak üzere tüm dünyanın ilişkilerini kestiğine, ancak
gelinen noktada sorunların çözülmediğine işaret eden Çavuşoğlu, “Suriyeli
göçmenleri göndermek istiyorsak Esad ile angajmana girmek faydalıdır. Terörle
daha etkin mücadeleyi sürdürmek istiyorsak, özellikle de Suriye’nin toprak
bütünlüğünü korumak için sürdürmek istiyorsak, özellikle bizim için de kritik,
hassas, güvenlik meseledir, angajman önemlidir.” diye konuştu.
Çavuşoğlu, Suriye’de istikrar olmadığı
sürece bunun Türkiye’ye bedelinin ağır olacağını söyledi.
‘AB BEŞ KRİTERİN GÖRÜŞMELERİNE
YAKLAŞMIYOR’
Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal
Kılıçdaroğlu, seçildiğinde Türkiye’nin vizesiz giriş için gerekli 72 AB
kriterinden 5’ini de karşılayacağını söylemişti. Uzlaşılamayan kriterler,
terörle mücadele yasasında değişiklik ve Güney Kıbrıs’ın tanınması anlamına
geliyor.
Kılıçdaroğlu’nun vaatleri sorulan
Çavuşoğlu, AB’nin kendileriyle 5 kriterin müzakerelerine yaklaşmadığına işaret
etti. AB ülkelerinin önemli bir kısmı başta olmak üzere Batılı ülkelerin son 1
yılda Kovid-19’u bahane ederek Türkiye’de vize başvuru tarihlerini 6 ay, bir sene
sonrasına verdiğini söyleyen Çavuşoğlu, “Kılıçdaroğlu’na 3 ay içinde (vizesiz
geçiş) vereceğiz diye bir söz verdilerse, bu gecikmenin kasıtlı olarak bize
yönelik bir tavır olduğunu da gösteriyor.” ifadelerini kullandı./aydınlık
