Batı’nın Rusya ve Çin’e yönelik yaptırımları, iki ülkeyi enerji ve ticarette ulusal para birimlerine yönlendirirken doların küresel ağırlığını azaltıyor. Rosneft CEO’su İgor Seçin, bu saldırgan yaptırım çizgisinin enerji fiyatları ve enflasyon üzerinden yeni Batı krizini hızlandırdığını belirtti.
Rusya’nın en büyük petrol şirketi Rosneft’in Üst Yöneticisi (CEO) İgor Seçin, Çin ile ticarette artık büyük ölçüde ulusal para birimlerini kullandıklarını belirterek, Batı’nın Moskova ve Pekin’e yönelik yaptırım politikasının kendi ekonomileri açısından ciddi riskler yarattığını söyledi. Seçin’e göre, Rusya ve Çin’e yönelik saldırgan yaptırım politikasının sürdürülmesi, Batı ülkelerindeki bir sonraki ekonomik krizi daha da yakınlaştırıyor. Seçin, açıklamalarını Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen ve iki ülkeden üst düzey yetkililerin katıldığı enerji forumunda yaptı.
‘ENERJİ İŞBİRLİĞİ ÇİN’İN STRATEJİK HEDEFLERİNİ BESLİYOR’
Rusya’nın enerji sevkiyatının Çin için artan stratejik önemine dikkat çeken ve Çin’in orta ve uzun vadeli kalkınma planlarında kritik rol oynadığını belirten Seçin, enerji akışının sadece kısa vadeli piyasa dinamikleriyle değil, aynı zamanda iki ülkenin jeopolitik konumlanışıyla da bağlantılı olduğunu vurguladı. Seçin şunları söyledi:
“Son 10 yılda Rusya, yaklaşık yüzde 20’lik payla Çin’in bir numaralı petrol tedarikçisi haline geldi. Rus petrolü, Çin ekonomisindeki sanayi üretiminden ulaştırma sektörüne kadar geniş bir alanda kullanılıyor.
‘DOLARIN PAYI DÜŞÜYOR’
“Çin’in dış ticaretinde yuanın payı 2010’dan bu yana dramatik biçimde yükseldi, buna karşılık doların rolü geriledi. Verilere göre, Çin’in dış ticaretinde yuanın payı 2010’da sadece yüzde 2 iken bugün yüzde 52 seviyesine çıkmış durumda. Aynı dönemde doların payı ise yüzde 83’ten yüzde 43’e geriledi. Rusya ile Çin arasındaki ticarette ise bu dönüşüm daha da ileri bir noktaya taşındı. Rusya ile Çin arasındaki ödemeler neredeyse tamamen ulusal para birimlerine çevrilirken, dolar ve avronun payı istatistiksel hata düzeyine düştü.”
‘DOLAR YAPTIRIM SİLAHINA DÖNÜŞTÜ’
Seçin, küresel finans sistemi hakkında da eleştirilerde bulundu. ABD dolarının, yaptırım politikalarının temel aracı haline getirildiğini savunan Seçin, “Dolar ‘güvenli ve tarafsız bir rezerv para birimi’ olma niteliğini aşındırdı. Doların rezerv para statüsünün, küresel ekonomide istikrar sağlayıcı bir rol oynaması gerekiyor. Bu paranın jeopolitik baskı aracı olarak kullanılması uzun vadede ters etki yaratabilir.” dedi.
İki ülkeye dönük “saldırgan yaptırım çizgisinin” devam etmesinin, yaptırımları uygulayan ülkeler açısından da ciddi ekonomik sonuçlar doğuracağını söyleyen Seçin, şöyle devam etti:
“Rusya ve Çin’e yönelik saldırgan yaptırım politikasının sürdürülmesi, Batı ülkelerindeki bir sonraki ekonomik krizi daha da yakınlaştırıyor. Çoğu Batılı politikacı, karşılarındaki risklerin farkında değil. Yaptırımlar enerji fiyatları, tedarik zincirleri ve enflasyon üzerinden bumerang etkisi yarattı.”
Seçin, Almanya ve İtalya’da tüketicilerin kilovat başına 40 cent ödeme yaptığını, bunun da petrole varil başına 300 dolar ödemeye eş değer düzeyde olduğunu söyledi/aydınlık
