Türkiye-İsrail Anlaşması Sonrası Gazze’yi Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?

rasthaber

 RASTHABER-Lübnan İslami İlimler Üniversitesi Başkanı Doktor Muhsin Salih, İran basınına verdiği röportajda Filistin Direniş Cephesi ve İsrail’in bölgedeki ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Muhsin Salih, Ayetullah Humeyni’nin Batı Şeria’ya hâkim olmakla ilgili planına değinerek şunları söyledi:

“Filistin halkı Siyonist düşmanın şerri karşısında kendini savunabilmelidir. Bu yüzden askeri olarak kabul edilir bir durumda olmalıdır. Direnişin silah kullanmaya ihtiyacı vardır. Bu yüzden İran’ın değerli lideri İmam Humeyni’nin, Batı Şeria’nın silahlanması konusuna özel bir bakışı vardı. Filistin direnişinin Siyonist düşman karşısında çok yönlü silahlı mücadele bulunması konusu kesinlikle haklıdır. Filistin halkı Siyonist rejimin saldırılarının şerrinden kurtulmak ya da mahkûmlarını bu rejimin hapishanelerinden kurtarmak için silahlı bir direnişe ihtiyacı vardır. Bu direniş sadece Gazze ile sınırı değildir. Batı Şeria ve bütün Filistin toprakları da bu konuda donanmalı ve hazır olmalıdır.”

Muhsin Salih, kendisine yöneltilen “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın İsrail’le ilişkilerini normalleştirmesinin amaçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Erdoğan Filistin’in adını kullanarak ticaret yapıyor. Bu durum hiçbir şekilde kabul edilemez. Erdoğan, İsrail ve Amerika’ya bağlılığını ispatladı ve hâlihazırda Erdoğan, Filistin halkının hakkının yerine, kendi menfaatlerini dikkate alan bir anlaşmayı kabul etti.

Bu hususta Erdoğan’ın şahsiyetini Enver Sedat ile kıyaslayabiliriz. Bu anlaşma Filistin, Arap ve Müslüman halkının zararınadır. Bu anlaşmaya göre, Gazze’ye yardım ablukası devam edecektir. Bu yüzden Gazze, büyük bir hapishane gibi kalacak ve bölge halkının hiçbir derdi çare bulmayacaktır.

Gazze halkının hakları bu anlaşmada gözetilmemiştir. Erdoğan bu anlaşmada Mavi Marmara olayı karşılığında tazminat olarak 20 milyon dolar almış ama hakların gerçekleşmesi ve Gazze halkının acı ve dertlerinin ortadan kaldırılmasını dikkate almamıştır. Erdoğan’ın daha başından beri Filistin’i destekleyen gençlerin Mavi Marmara gemisi ile gönderilmesine karşı olduğu herkese açıktır. Erdoğan genel olarak Osmanlı İmparatorluğu’nu yaşatmak istemektedir ve bu hedefine ulaşmada şimdiye kadar başarısız olmuş ve başarısız olacaktır.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın