Sahih ve muteber bir hadiste İbn Mehran diyor ki: “Bir gün İmam Cafer Sadık’ın (a.s) huzuruna vardım; hazretin bazı dostları da huzurunda bulunuyordu. Akıl ve cehaletten konu açılınca hazret şöyle buyurdu:
“Akıl ile ordularını ve cehalet ile ordularını tanıyınız ki hidayete erebilesiniz. Elbette aklın ordularından maksadın, aklın getirileri, aklın yaptıkları ve cehaletin ordularından maksat ise, cehaletin getirileri, cehaletin yaptırdıklarıdır. Allah-u Teâlâ aklı kendi nurundan arşın sağ tarafında, cehaleti ise karanlık ve acı bir denizden yarattı.”
Hazret, sözlerinin devamında şöyle buyurdu:
Aklın orduları, insandan hayır işler yapmayı, iman sahibi, kanaatkâr ve yakîn ehlinden olmayı, geleceğe ümitle bakmayı, her konuda adaletli davranmayı, Allah’ın mukedderatına rıza göstermeyi, İlahî nimetler için şükürde bulunmayı, Allah-u Teâlâ’nın şefkatine sığınmayı, mahlûklara karşı mihriban, merhametli, anlayışlı, alçakgönüllü, yumuşak huylu, affedici, vefalı, insaflı, hoş kelamlı, hayâlı, zararsız, vakarlı, cömert, şen ve canayakın olmayı; hilelere karşı cesaretli, gözüaçık ve bilgili olmayı, Allah-u Teâlâ’nın muhabbetinden ayrı kalmaktan korkmayı, itaatkâr, doğru, dürüst ve ihlaslı olmayı, sabırlı, emaneti koruyan, kusur gizleyen, sır saklayan, marifetli, idare eden, namaz kılan, oruç tutan, cihad eden, haccı yapan, ana-babaya iyilik eden, haktan ayrılmayan ve iyiliğe davet eden salih kullardan olmayı istemekte ve o istikamete yönlendirmektedir.
Cehaletin orduları, ise insandan kötü işler, zorbalık, riya, dedikodu, tembellik, zulüm, haset, ihanet ve itaatsizlik yapmayı; gazapnâk, bilgisiz, ümitsiz, aldatıcı, ahdi bozan, sinirli ve heva perest olmayı, inkâr etneyi ve küfre düşmeyi, katı kalpli, yalancı, kibirli, sorumsuz, kırılgan, karamsar ve günahlarda ısrarcı olmayı, hayâsızlık yapmayı, şeytana yardımcı olmayı istemekte ve o istikamete yönlendirmektedir.”
