İİT Toplantısında Beklenen Cesaret Gösterilemedi

rasthaber

Rasthaber – Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde İstanbul'da yapılan İTT toplantısını değerlendirdi

Geçtiğimiz günlerde İİT üyeleri olağanüstü bir toplantıya davet edildiler. Kudüs ile ilgili Amerika ve siyonistlerin aldığı karara karşı bir tavır belirlemek için. Öyle bir rüzgar estirildi ki, müslümanlar sandı ki bu toplantı sonrası artık Siyonistler ve Amerika geri adım atacak. Ama malesef ne gereken cesaret gösterilebildi ne de Allah’ı, müminleri, Filistin halkını razı edecek bir karar çıktı.

Kudüs’ün konumu Ortadoğu‘nun kalbi demektir. Bu kalbe sahip olan dünyaya hüküm eder. Bunun önemini yanlız Siyonistler ve gerçek muvahhidler anlamıştır. Savaş da zaten bu ikisi arasındadır.

Kudüs ve Filisitin konusunun halolması için dört görüş konuşuluyor;

1-Amerika ve siyonistlerin görüşü şudur, diyorlar ki Kudüs bizim vaad edilmiş topraklarımızdır, zorla da olsa kolaylıkla da olsa onu alacağız. Filistinililer bu topraklardan çıkacaklar ve sorun hallolacaktır.

2-Suud Rejimi ve etrafındakilerin düşüncesi şudur; Filistinlilere Sina yarımadasında bir yer verelim, sürgünde yaşayanlar da gelsinler birlikte orda bir devlet kurulsun burda yaşasınlar, Filistin de tamamen siyonist Yahudilere bırakılsın.

3-Türkiye ve bazı ülkelerin görüşü şudur; iki devletli bir çözümle bu sorun haledilebilir. İsrail ve Filistin devleti sorunları masa başında barış görüşmeleriyle halledilsin. Uluslararası siyonizmin  kontrolündeki BM kararları da bu yöndedir. Ama uygulamak için değil oyalamak için.

4-İran ve Direniş Cephesinin savunduğu görüş ise şudur; İsrail gasıbtır, varlığı gayri meşrudur, devlet olarak tanınmamalıdır. Bu topraklar Filistinlilere aittir İsrail yok olmalıdır. Filistin ve Kudüs meselesinin tek çözümü direniş, mücadele ve cihattır. 

İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilati toplantısına katılan ülkeler de zaten bu gerçekleri bilerek toplantıya katılıyorlar.

İİT üyelerinin olağanüstü toplantıya çağrılması Kudüs konusunda ciddi bir karar alınacağı intibası uyandırmıştı. Halbuki burdan çıkacak kararların uluslararası arenada hiçbir hükmü olmadığını kimse bilmiyor.  Hatta ülkelerin kendilerini dahi bağlamadığı bilinmiyor.  Doğru bir karar alınsa bile  sadece tavsiye niteliği taşıyor, yaptırım gücü yoktur.

Toplantının neticesine kısa bakılınca görülecektir ki;

1-Toplantıdan somut bir yaptırım kararı çıkmadı; diplomatik, ticari veya askeri ilişkiler askıya alınmadı. İlişkilerin askıya alınması teklif dahi edilmedi.

2-Alınan kararlar söylemlerin ve beklentilerin çok alt seviyesinde kaldı, söylemler seçim sloganı gibi meydanlarda kaldı.

3-Filistin ve Kudüs sorununa sözde sahip çıkıldığı imajı verilmekten öteye gitmedi.

4—Alınan tek karar "Doğu Kudüs'ü Filistin Devleti'nin başkenti olarak ilan etmek oldu ve "bütün devletleri Filistin Devleti'ni ve Doğu Kudüs'ün onun işgal altındaki başkenti olduğunu tanımaya davet ediyoruz“. Bu kararın hakikati de Kudüs’ü ikiye bölüp Batı Kudüs’ün de Siyonistlerin olduğunu tescillemektir.

Kısacası  İİT Zirve Toplantısından Amerika ve siyonistleri korkutacak, tedirgin edecek bir karar çıkmadı.

Toplantının neticesinde söylenmeyen gerçekler;

1-Asıl hedef, Filisitin sorununu on yıllarca sahiplenen Direniş cephesinin elinden almaktı. Özellikle İran, Hizbullah, Hamas, İslami cihad, İ.K.Tugayları gibi sadece Kudüs değil Filisitinin özgürlüğü için mücadele veren güçlerin takip ettiği strateji devre dışı bırakılmak isteniyor.

2-Emperyal güçlere Suriye’de yenilgi taddıran Direniş Cephesinin bu zaferinden sonra Filistine yönelmelerinden korkuluyor.

3-Uyanıp Filistin davasında direnişcilere destek verecek halkalara “biz İİT adına sizin yerinize karar alacağız“ deyip onların hamasi ve direniş duygularını köreltmeye sebep oldu.

4-Kudüs ve Filistin konusunu tekrar masa başında barış görüşmeleriyle halletmeye çalışma stratejisi devreye sokulmak isteniyor.

5- Küresel halk ayaklanmasını engellemek ve 3. Intifadayi gündemden düşürmek siyonistleri rahatlatan bir adım olarak gerçekleşti. 

Kudüs için karar alma vakti değildir, eylem  vaktidir, kararlar oyalamak içindir, pratik çözüm sunulması gerekir. Ancak bu sayede geri adım atmaları sağlanır.

Malesef beklenen cesaret ve kararlılık gösterilememistir.

Vesselamu aleykum ve Rahmetullahi ve berekatuh

Rasthaber/ Berlin

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın