The Economist dergisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028’de sona erecek görev süresinin ardından Türkiye siyasetinde yaşanabilecek olası senaryoları mercek altına aldı. Analizde, Erdoğan’ın teknik olarak yeniden aday olamayacağı vurgulanırken, kulislerde Erdoğan’ın desteğini almak için yürütülen bir yarışta dört ismin öne çıktığı belirtildi.
The Economist, Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan dönemi sonrasına dair tartışmaları ele aldığı analizinde, Erdoğan’ın 2028’de görev süresinin dolacağını ve mevcut anayasal çerçevede yeniden aday olamayacağını hatırlattı. Dergi, buna karşın anayasal değişiklik ya da erken seçim ihtimallerinin Erdoğan’a beş yıl daha iktidarda kalma yolu açabileceğini kaydetti.
BİLAL ERDOĞAN’LA BAŞLAYAN ANLATI
The Economist’in “Erdoğan’ın halefi kim olabilir?” başlıklı analizi, 1 Ocak 2026’da TÜGVA tarafından organize edilen Gazze’ye destek yürüyüşünde konuşma yapan Bilal Erdoğan ile başlıyor.
Analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en küçük oğlu olan Bilal Erdoğan’ın herhangi bir kamu görevi bulunmamasına rağmen son dönemde siyasi sahnede giderek daha görünür hâle geldiği ifade ediliyor. Dergi, Bilal Erdoğan’ın son dönemde art arda yaptığı çıkışlar ile yabancı liderlerle görüşmelerde babası Tayyip Erdoğan’ın yanında yer almasının, “halef olarak hazırlandığı yönündeki spekülasyonları güçlendirdiğini” yazıyor.
2028 SONRASI SENARYOLAR
Analizde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2028’de teknik olarak yeniden aday olamayacağı; ancak anayasal değişiklikler ya da erken seçim yoluyla iktidar süresinin uzayabileceği belirtiliyor. Yeni anayasanın Meclis’ten geçirilmesi için 600 milletvekilinin en az 400’ünün desteğinin gerektiği hatırlatılırken şu değerlendirmeye yer veriliyor:
“Erdoğan anayasa değişikliğini referanduma götürmek için gerekli olan 360 oyu toplayabilir ancak bu durumda da referandumu kaybetme riskiyle karşı karşıya olur. Erdoğan, 2017’de cumhurbaşkanlığı yetkilerini artıran ve süresini uzatan değişiklikler için düzenlediği referandumda usülsüzlük iddiaları gölgesinde ve çok küçük bir farkla kazanmıştı. Bu nedenle Erdoğan’ın 2027 sonlarında Meclis’ten erken seçim kararı çıkarmayı tercih etmesi daha olası görülüyor.”
“B PLANI YOK” AMA YARIŞ VAR
Analiz, Erdoğan’ın sağlık durumunun “devlet sırrı” olarak görüldüğünü aktarırken, Cumhurbaşkanı’nın yeniden aday olmamaya karar vermesi hâlinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayını bizzat Erdoğan’ın belirlemesinin beklendiğini yazıyor.
The Economist’e konuşan bir AK Parti yetkilisinin, Erdoğan sonrası sürece ilişkin olarak “B planı yok” dediği aktarılırken, analiz şu ifadelerle devam ediyor:
“Ancak kapalı kapılar ardında Erdoğan’ın desteğini kazanma mücadelesinin şekillendiği belirtiliyor.”
ÖNE ÇIKAN DÖRT İSİM
Dergiye göre bu kapalı yarışta dört isim öne çıkıyor:
Cumhurbaşkanı’nın damadı ve Türkiye’nin İHA programının mimarı Selçuk Bayraktar,
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan,
Bilal Erdoğan.
Analizde, Aralık ayında yapılan bir ankete de yer veriliyor. Buna göre katılımcıların yüzde 33,4’ü AK Parti’nin bir sonraki lideri olarak Hakan Fidan’ı tercih edeceğini belirtti. Bilal Erdoğan yüzde 14,2 ile üçüncü sırada yer alırken, Selçuk Bayraktar’ın (yüzde 12,9) önünde, Süleyman Soylu’nun (yüzde 32,5) ise gerisinde kaldı.
HAKAN FİDAN DEĞERLENDİRMESİ
The Economist, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan için “aralarında açık ara en güçlü özgeçmişe sahip isim” ifadesini kullanıyor. Analizde, Fidan’ın geçen yıl Türkiye’nin yerli savaş uçağı KAAN’ın üretiminin, ABD Kongresi’nin motorlar için ihracat lisansı vermeyi reddetmesi nedeniyle durma noktasına geldiğini söylediği açıklamasının, “Fidan’ın siyasi hedeflerine dair spekülasyonları artırdığı” belirtiliyor.
“ERDOĞAN SONRASI HER HALEF İÇİN TABLO ZOR”
Analiz, AK Parti’nin olası bir liderlik değişikliğini atlatmakta zorlanabileceği görüşüne de yer veriyor. Ekonomik koşullara dikkat çekilen bölümde şu ifadeler kullanılıyor:
“Yüksek faiz oranları, yeni vergiler ve harcama kesintileri, Cumhurbaşkanı’nın popülaritesini aşındırdı. Enflasyon çift haneli yüksek seviyelerden gerilemiş olsa da hâlâ yüzde 30’un üzerinde ve bu oran çoğu vatandaş için kabul edilemez düzeyde görülüyor.”
AKADEMİSYENLERİN DEĞERLENDİRMELERİ
The Economist analizi şu ifadelerle sona eriyor:
“Erdoğan tarafından işaret edilecek herhangi bir halefin ise işi çok daha zor olacak; özellikle de soyadı Erdoğan ise.”
Analizde, siyaset bilimci Seda Demiralp’in, AK Parti seçmeninin büyük bölümünün yönetimin bir “aile işi” hâline gelmesine karşı olduğu yönündeki değerlendirmesine yer veriliyor.
Akademisyen Burak Bilgehan Özpek ise şu ifadeyle aktarılıyor:
“Erdoğan otokrat bir lider, ancak demokratik meşruiyeti var. Bilal’in ise yok.”
