İntikam için en yakın yol; Kuveyt

rasthaber

Kuveyt’te İmam Sadık Mescidi’ne düzenlediği intihar saldırısıyla 27 kişinin hayatını kaybetmesine ve 220’den fazla insanın yaralanmasına sebep olarak IŞİD, Kuveyt’te sessiz sedasız ilerledi ama kanlı bir şekilde varlığını hissettirdi.

Kuveyt, IŞİD aleyhine kurulan koalisyonda yer alan ve mümkün mertebe az söz ama çok para ile perde arkasında IŞİD’le mücadeleyi destekleyen bir ülke.

Geride bıraktığımız 40 gün içerisinde IŞİD, Suudi Arabistan’da 2, Yemen’in başkenti Sana’da 1 ve Kuveyt’te 1 olmak üzere bölgede toplam 4 Şia camiine saldırı düzenledi. 2006 yılından beri terör saldırısı yaşamayan Kuveyt, güvenli ve huzurlu bir ülke olarak kabul edilir.

Peki, ne oldu da Kuveyt bir anda IŞİD’in ölümcül terör saldırılarının hedefi haline geldi?

‘Hilafet’in Kuruluş Yıldönümü

IŞİD, bundan tam bir yıl önce Ramazan ayının ilk gününde kendi deyimiyle bir hilafet devleti ilan etti. Nihai hedefi Orta Asya’dan başlayıp, Kafkasya, Balkanlar, İspanya, Orta ve Kuzey Afrika ve Batı Asya’ya kadar uzanan bir hilafet devleti.

Hilafet devletinin ilanı için bu ayın (Ramazan) seçilmesi, kurulan sözde hilafet devletine kutsallık kazandırmaya yönelik bir hamleydi. Kuruluş tarihinden bir yıl sonra ve Sancar, Kobani, Tikrit ve diğer şehirlerde ardı ardına mağlubiyet yaşayan IŞİD, kolay kolay ölmeyecekleri mesajını vermek için intihar saldırılarını ve gece baskınlarını, birer araç olarak kullanmaya başladı. Hilafetin kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptıkları kutlamalarda örgütün sözcüsü Ebu Muhammed Adnani adına yayımlanan sesli mesajda Ramazan ayında IŞİD’e muhalif olanlara karşı cihadın yaygınlaşması isteniyordu.

Mevcut durumda IŞİD, üç koldan düşmanın hedefi haline geldi. Irak ordusu ve Gönüllü Halk Komiteleri, El-Nusra Cephesi ve Suriyeli Kürtler.

Suriyeli Kürtlerin IŞİD’in sözde hilafet devletinin başkenti olan Rakka’ya 50 km.ye kadar yaklaşması ve El-Nusra ile IŞİD arasındaki kanlı hesaplaşmalar, IŞİD’i yaşam ve ölümün kıyısında can çekişme noktasına getirdi. Bu nedenle sıkıştığı mengeneden kurtulmak isteyen IŞİD, Suriye’nin adeta yenilmez kabul edilen Kürt şehri Kobani’ye baskın düzenledi.

El-Nusra Engeli

Son aylarda Kuveyt’te IŞİD taraftarlarının hem internet üzerinden hem de fiili faaliyetleri güvenlik birimlerinin teknik takibindeydi. Hatta geçen haftalarda IŞİD’e destek olan birkaç kişi yakalandı. Tutuklamalarla eşzamanlı olarak Kuveyt’in büyük ağabeyi konumunda olan Arabistan’ın bazı şeyhlerinin IŞİD’le olan bağı ortaya çıktı. Tüm bunlara ilaveten Suudi ve Kuveytli müftüler, ülkelerinin bölgesel kirli siyasetlerini suya çekmek niyetiyle vaazlar vermeye başladı. Hatta IŞİD ve El-Nusra Cephesi’ne alternatif olarak ‘ılımlılar’ adıyla yeni bir Arap safı oluşturuldu.

Kuveyt nüfusunun 1 milyon 330 bin’ini Şialar oluşturuyor. Yemen’e nispetle bu ülkede demokrasi ve İslami mezheplerin iç içe yaşaması daha belirgin. Ülkede bazı grupların Selefilik adına yaptığı siyasi faaliyetler azımsanmayacak kadar çok ve aleni olmasına rağmen bugüne kadar çok az sayıda Kuveytli aşırıcı grupların safına katıldı. Birleşmiş Milletler istatistiğine göre Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren 30 bin yabancı savaşçıdan sadece 71 tanesi Kuveytli.

Kuveyt’te ABD’den İntikam Almak

Savaşın haram olduğu Ramazan ayında Kuveyt’te Şia camiine saldırmak aslında daha büyük bir düşmandan olan Amerika’dan intikam olmak içindi.

On bir ay önce Amerika öncülüğünde Suriye’de IŞİD’e karşı kurulan koalisyonla ilgili olarak gazeteler, IŞİD’in sözde lideri Ebu Bekir el-Bağdadi’nin tamamen kurgusal bir senaryoya dayalı sözlerini haber yaptı. Haberde Bağdadi’nin ABD ve müttefiklerinin saldırılarına karşı verilecek cevabın merkezi olarak Kuveyt’i seçtiği aktarılmıştı. Yine haberlere göre Bağdadi, ‘IŞİD’in ABD topraklarına gitme imkânı yok. Biz Kuveyt’e gideceğiz ve Amerika’da oraya gelecek. Orada Amerika ile savaşıp, intikam alacağız’ demişti.

Amerika’nın Basra Körfezi ülkeleri içerisinde en çok sevdiği ülke hiç şüphesiz Kuveyt’tir. Amerika, Kuveyt üzerinde Saddam Hüseyin rejimine iki defa saldırmıştı. Ve yine Amerika 1991 yılında Saddam’ın Kuveyt’e saldırısını, Sovyetler birliği ülkelerinin oluşturduğu tek kutuplu koalisyonun sona erdiği ilan etmek için bir fırsat kabul etti.

Amerika’yı kendi sahnesine çekmek isteyen IŞİD, en yakın yolu seçmişti; Kuveyt

Son olarak bir yıllık hilafet takvimi(!) Kuveyt’in IŞİD’in vahşi saldırılarının son durağı olmayacağını gösteriyor. Çünkü IŞİD’in kan dökmek için sayısız bahaneleri var. Tekfir ve aşırıcılıkla mücadelede etkili çözümler üretilmez ve terör çeteleri kökten kurutulmazsa Kuveyt, Kobani, Kerkük, Ramadi ve daha nice şehirler sayısız kurban vermeye devam edecek.

Ehlader Araştırma Bölümü

Bu Haberi Paylaş