Rasthaber – Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, günahsız Şii bir çocuğun Peygamber şehri Medine’de vahşice katledilmesinin ardından bir bildiri yayımladı.
Bu bildiride, bu vahşi cinayet kınanarak bunun selefi ve tekfiri düşüncenin bir sonucu olduğu belirtildi.
Bu bildirinin bir bölümünde şöyle gelmiştir: Bu cinayet, radikal Vahhabi mektebinin ve Al-i Suud hükümetinin karnesinde Müslümanlar hakkında işlenmiş ilk ve son cinayet değildir ve tarih buna şahitlik etmektedir.
Bu bildirinin tam metnini okurlarımızla aşağıda paylaşıyoruz:
“Ve kim kasten bir mümini öldürürse, cezası içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiştir ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” Nisa/93
Medine şehri geçen hafta Perşembe günü acı ve üzücü bir cinayete şahit olmuştur. Bu faciada Suudi taksici aracını bir kahvehanenin önünde park ederek aracından indi ve müşterisi olan kadının elinden küçük yaştaki çocuğunu zorla alarak onu öldürmek istedi. Çocuğun annesi etraftakilerden feryatlar içinde yardım istedi, fakat kimse yardım etmedi.
O cani bir camı kırarak aldığı bir cam parçası ile altı yaşındaki çocuğun başını arka taraftan kesti. Evladının kanlar içinde olduğunu gören anne yaşadığı şokun şiddeti ile komaya girdi.
Bu üzüntü verici vahşi cinayet mutaassıp tekfiri ve Vahhabi düşüncesinin sonucudur ki bu düşünce ders kitaplarında, camilerde minberlerde hükümet hocaları tarafından, devlet medyasında ve Suudi hükümetinin siyasetlerinde yayılmaktadır.
Diğer taraftan, Al-i Suud bu ülkenin Şii vatandaşlarını ikinci sınıf vatandaş saymaktadır ve onlar ile gayri Müslim muamelesi yapmaktadır.
Bu yıkıcı düşünceler ve bu tür teamül, böyle bir ferdi böyle dehşete düşürücü cinayeti işlemeye itmektedir; annesiyle birlikte Peygamber (s.a.a) efendimizin Medine’deki türbesini ziyarete gelen Şii çocuğu böyle katletmeye itiyor.
Bu cinayet, radikal Vahhabi mektebinin ve Al-i Suud hükümetinin karnesinde Müslümanlar hakkında işlenmiş ilk ve son cinayet değildir ve tarih buna şahitlik etmektedir.
Dünyanın sorması gereken soru şudur: Bu taksici ve yüzlerce benzerinin beynini yıkayarak onu bu kadar fıtratından uzaklaştıran ve hayvanlık derecesine ulaştıran ve günahsız ve suçsuz bir çocuğu öldürmeye iten, kimdir? Hem de sadece anne babası Ehlibeyt (a.s) mektebine tabi olduğu suçlamasıyla böyle bir cinayet işleniyor.
Cevap şudur: Vahhabi şeyhlerinin geçmişten şimdiye kadar Şia aleyhine yaptıkları tebliğler ve kanlarını dökmenin helal olduğuna dair verdikleri fetvalar ve hatta böyle bir işin sevap olduğuna dair verdikleri fetvalar kimse için gizli bir şey değildir.
Bu yüzden bu günahsız çocuğun ketledilmesinin sorumluluğu Al-i Suud hükümetinin uhdesindedir. Çünkü bu hâkimler, tekfirilerin topumda, hükümet kurumlarında ve dini merkezlerde Şiiler aleyhine tebliğ yapmaları ve şiddet uygulamalarının önünü açmıştır. Bunun sonucu, selefi ve Daeş teröristlerinin yıllarca Al-i Suud desteğiyle suçsuz çocuklar, kadınlar ve yaşlılar hakkında dünyanın muhtelif bölgelerinde (Pakistan, Afganistan, Irak, Suriye vs.) işledikleri suçlardan daha korkuncu işlenmiştir.
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, büyük bir üzüntü ve teessüfle, bu korkunç cinayeti kınamaktadır ve tüm sivil toplum kuruluşlarından, özellikle insan hakları kuruluşları ve UNICEF’ten bu cinayeti kınamalarını ve bu korkunç cinayetin failleri ve amillerinin adilce yargılanmalarını talep etmelerini istemektedir.
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, Şehit Zekeriya Bedir Ali el-Cabir’in ailesine başsağlığı dilemektedir. Yüce Allah’tan onu ebedi cennetine yerleştirmesini ve aile ve yakınlarına sabır vermesini niyaz ediyor.
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı
10 Şubat 2019

