Rasthaber – Suriye'nin Beyrut Büyükelçisi yaptığı açıklamada Suriye halk ve ordusunun, müttefiklerinin yanında , Amerika'nın ülkenin kuzeyinde yeni terör gruplar oluşturma çalışmalarını hüsrana uğratacaklarını söyledi.
Amerika elebaşlığında sözde IŞİD'e karşı uluslararası koalisyonu birkaç gün önce yaptığı açıklamada, Suriye'de Kürtlerin kontrolündeki bölgelerde 30000 kişiden oluşan " sınır güvenlik güçleri" adlı askeri bir güç oluşturmak istediğini ilan etti. Amerikalı sözde terörizm karşıtı koalisyon, pratikte bölgede terör gruplarını oluşturan ve destekleyen bir kurma dönüşmüştür. Amerikalı koalisyonun Suriye'de Sözde terörizm karşıtı operasyonlarının hedefi bu ülkeyi zayıflatmak, tüm altyapılarını tamamen viran etmek ve Suriye halkını teröristlere karşı her türlü direnişlerini önlemek için aralarında korku ve vahşet oluşturma hedeflerini amaçlıyor. IŞİD’in Irak ve Suriye'de yenilgisinin ardından, Amerika ve Sözde liderliğinde bulunana koalisyonun bundan sonra Suriye'de nasıl bir politika izleyecekleri sorusu gündeme geliyor. Daha doğrusu soru şudur: Acaba Amerika Suriye'den çıkacak mı, yoksa bu ülkede ve özellikle Kürt bölgelerinde varlığını sürdürecek mi?
Görünüşe göre Amerika Suriye'nin kuzeyindeki son hareketleri ve sergiledi tutum, Washington’un Suriye'de askeri varlığını sürdürmek istediği ve hatta bunun ötesinde Belki de bu ülkeyi kendi güçleri ve askeri üsleri için yeni bir mekan olarak seçtiği anlaşılıyor. Gerçek şu ki halihazırda bile Amerika Suriye'nin kuzeyinde 10 askeri üsse sahiptir. Amerika Kuzey Suriye'de Şam yönetiminin izni ve onayı olmaksızın askeri varlığı ile, başından itibaren tek yanlı bir şekilde askeri saldırıya geçmiştir ve pratikte Suriye hükümetine karşı zıddiyet sürecinde bu ülkede iktidarda olan düzeni devirmeye çalışmıştır. Şimdi Amerika, İngiltere, Fransa, siyonist işgalci rejimi ve gerici Arap rejimlerinin 6 yıl süren yoğun komploları ardından söz konusu utanç verici grup IŞİD, Nusra Cephesi, Ahrar Şam vb. terörist grupları üreterek onları donatması ve Hidayet etme yönündeki tüm çalışmaları mutlak yenilgi ile sonuçlanmıştır. Fakat Amerika ve müttefikleri yeni bir çerçevede, yeni hedefler ve programlarla, terörizme destek vermeyi sürdürmekle, şimdiye kadar gerçekleştirmesinde tamamen başarısız kaldıkları hedeflerini yeni bir düzen ve strateji ile ilerletmek ve gerçekleştirmeyi umut ediyorlar.
Bu şom planların temeli İngiltere eski Başbakanı Tony Blair başkanlığındaki Dörtlü komitenin şekillenmesine dayanıyor; zira Kudüs'ü işgal eden rejimin etrafında olan Arap ülkelerin parçalanması için ilk fitne tohumları o zaman ekildi ve günümüzde o şirretlerin ürününü görmekteyiz. Yapılan planlara göre, Suudiler ve diğer Arap elebaşlarının rol alması ve etkinliği ile, teröristler Suriye ve Irak'ı ele geçirmesi sayesinde yaşanan tüm gelişmeler, siyonist işgalcilerin lehine olmalıydı ve tüm bu çalışmalar " siyonist eksenli yeni Ortadoğu'nun" şekillenmesi ile sonuçlanmalıydı. Fakat milletlere emsal oluşturan direnişi ve cesareti ile İslami direniş ekseninin fedakarlıkları sonucu İslâm düşmanları ve gerici Arap rejimlerinin yenilgisi gerçekleşti.
Bu bağlamda son günlerde iran Dışişleri bakanı Muhammed cevad zarif Suriye milleti ve hükümetinin komplolara karşı direnişi ve teröristlere karşı zaferlerini takdir ederek, bu zaferlerin Amerika ve Siyonist rejimin yıkıcı planlarını teröristlerin lehine yoğunlaştırmalarına sebep olduğunu söyledi.
Şimdi Amerikalı yetkililer bir kez daha kendi şanslarını denemek isterken bölgede teröristleri tekrar yapılandırarak terörizm ile mücadele bahanesi ile başka bir telden çalmaya çalışıyorlar. Hiç şüphesiz direniş cephesi teröristler ve onların destekçilerine kötü emellerini gerçekleştirmeye izin vermeyeceklerdir. Bu gerçeğin altı Suriye yetkililer tarafından önemle çiziliyor.
