Doğu Guta’dan Astana’ya, Meydan Zaferleri ve Siyasi Karışıklık

rasthaber

Rasthaber – Doğu Guta'da teröristler baskı altında bulunurken, tüm zorluklara rağmen Suriye konulu Astana görüşmeleri devam etmektedir.

Suriye ordusunun Doğu Guta'daki operasyonları  19 şubatta başladı. Operasyonun başlamasından sadece 1 hafta sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplanarak Doğu Guta'da ateşkesin sağlanmasını istedi;  ateşkes 27 Şubat tarihinde başladı. Buna rağmen Suriye hükümetine karşı ülkelere bağlı medya imparatorlarının Suriye karşıtı geniş propaganda çalışmaları halen devam etmektedir. Söz konusu Medya çevreleriyle propagandaların ana eksenini Doğu Guta'da sivillerin ölümü oluşturuyor. Fakat bir yandan aynı medya grupları Afrin'de Türkiye ordusu operasyonları nedeni ile sivillerin vahim şartlarına dikkat etmezken, diğer yandan Suriye ordusu sivillerin Doğu Guta'da çıkışlarını  sağlamaya çalışıyor.  Nitekim Rusya Savunma Bakanlığı Doğu Guta'da yaklaşık 20 bin sivilin bölgeyi terk ettiğini duyurdu.

Teröristler Doğu Guta'da büyük baskı altında bulunuyor. Bu yüzden söz konusu baskıdan kurtulmak ve Suriye ordusunun zaferini engellemek amacıyla sivilleri tehdit etmenin yanı sıra onların Doğu Guta'dan çıkmalarını engelliyor ve aynı zamanda her zamanki taktiğini kullanarak sivillerin canlı kalkan şeklinde kullanıyor. Buna rağmen Suriye ordusunun Doğu Guta'daki operasyonlarının sonuna pek fazla bir zaman kalmadığı görünüyor, zira Suriye ordusu Doğu Guta'nın yüzde yetmişini temizleyerek işgalden kurtardığını duyurdu.

Suriye ordusunun Doğu Guta bölgesindeki operasyonu ve Türkiye'nin Afrin'deki Harekatı ile eşzamanlı olarak önceki gün İran İslam Cumhuriyeti, Türkiye ve Rusya dışişleri bakanları Kazakistan'ın başkentin Astana'da bir araya gelerek siyasi görüşmelere başladılar.

Suriye ile ilgili Astana görüşmelerinin ilki Ocak 2017'de düzenlendi ve 8.si olan son görüşme de 21 ve 22 Aralık 2017 tarihinde düzenlendi. Başka bir ifade ile önceki gün Astana'da yapılan görüşme, 3 aylık bir aradan sonra tekrar başladı. Görünüşe göre Astana Oturumları 2017 yılında,  gerginlikleri azaltma bölgeleri oluşturmak gibi başarılarına rağmen, günümüzde bazı sorunlarla karşı karşıya gelmiştir. Nitekim Suriye meydanında yenilgiye uğrayan Suriyeli muhalifler, artık Astana görüşmelerinin, onların çıkarlarını temin etmediğini düşünüyorlar zira Suriye yönetimi söz konusu oturumlara daha üstün bir konumda katılacaklar. 

Diğer yandan Görünüşe göre Birleşmiş Milletler de  Astana sürecine değil, Suriye konulu Cenevre oturumlarında gerçekleşen siyasi müzakerelerde, batılı güçlerin stratejisini takip etmek istiyor. Bu sebepten dolayı geçen gün gerçekleşen Astana görüşmesine Suriye hükümeti ya da muhalefet grupları tarafından hiçbir temsilci katılmadı ve Birleşmiş Milletler Suriye özel temsilcisi Stefani de Mistura da görüşmeye kendi yardımcısı Remzi İzzettin'i  gönderdi. 

Bu arada garantör ülkeler Astana görüşmelerin kapanış bildirisinde Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğüne saygı gösterilip korunması gereğinin altını çizerek, herhangi bir tarafın herhangi bir icraatının bu temel ilkeleri sabote etmemesi önemini vurguladı. Suriye’de gerilimi azaltma bölgeleri anlaşmaları kapsamında çalışmaları sürdürme ve pekiştirme gereği üzerinde görüş birliği kaydeden garantör ülkeler; fakat bu anlaşmaların Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve saygınlığının hiçbir şekilde olumsuz yönde etkilememesi gereğinin altını çizdiler.

Görünüşe göre Suriye'de Ordu güçleri ve müttefiklerinin Meydan zaferlerinin devam etmesi ile birlikte,  Suriye  ile ilgili siyasi müzakerelerin karmaşıklığı bir o kadar artıyor.

Bu Haberi Paylaş