Bahreyn, Amerika ve Arabistan’ın Sömürgesi

rasthaber

Rasthaber – Britanya'nın Şam eski Büyükelçisi Peter Ford yaptığı açıklamada Bahreyn'in itirazların başlandığı 2011 yılından beri neredeyse Suudi Arabistan ve Amerika'nın sömürgesi haline geldiğini söyledi.

Bahreyn 14 Şubat 2011 tarihinden itibaren Al-ı Halife rejimi ve halkın yoğun çatışmalarına şahit olmaktadır. Al-ı Halife rejimi halkı bastırmak için Suudi rejimi,  Amerika ve siyonist rejimden yardım almıştır.  Arabistan'ın Bahreyn desteği bu ülkenin 14 Mart 2011 tarihinde Bahreyn’e askeri saldırısı ile gerçekleşti. Suudi Arabistan Al-ı Halife rejiminin Bahreyn’in muhaliflerle müzakere etmesine karşı çıkmakla kalmazken, bu ülkede halk gösterilerinin daha yoğun bir şekilde bastırılması ve ülkede şiddetin yayılmasında direkt rolü vardır. 

Buna ilaveten Suudi Arabistan Al-ı Halife rejimine mali destek de sağlıyor.  Suudi rejimi hem tek başına ve hem de Fars Körfez işbirliği Konseyi çerçevesinde Al-ı Halife rejimine mali yardımda bulunuyor.  Bu yardımlar Al-ı Halife hükümetin bütçe eksikliğini temin ederken,  muhaliflere katılmamaları için Al-ı Halife’ye bağlı olan halk kesimi arasında da dağıtılıyor.

Suudi Arabistan Mayıs 2012'de Al-ı Halife rejimi ile güvenlik ittifakı kurduğunu ilan etti ki bu da Bahreyn'in sömürge haline geldiğinin açıkça ilanı idi,  nitekim Bahreyn'de muhalifler bu olayı,  ülkenin Ali Suud tarafından " işgali"  şeklinde yorumladı.
İran İslami Şura Meclisi başkanı Ali Laricani de söz konusu güvenlik ittifaka tepki olarak, " Bahreyn'in kolay yutulan bir lokma olmadığını"  söyledi.
Amerika Ali halife rejiminin bölge ötesi en büyük destekçisidir.  Amerika'nın ülke dışındaki en büyük deniz filosu olan 5. Filonun Merkezi Bahreyn’dir.  Buna ilaveten “Şeyh İsa” hava üssü Amerikan güçleri tarafından kullanılmaktadır.  Bahreyn ve Amerika Ekim 1991'de 10 yıllık savunma anlaşması imzaladılar.  Bu anlaşma 2001 ve 2011 yıllarında her seferinde 10 yıllık bir süre için uzatıldı. Söz konusu askeri anlaşmalar Al-ı Halife rejiminin Amerika tarafından sömürge haline getirildiğinin açıkça belirtisidir, zira Bahreyn de Amerika'nın destek ve rızası alınmadan hiçbir siyasi karar alınmıyor.

Siyonist rejim de halkın barışçıl gösterilerinin bastırılmasında Al-ı Halife rejiminin en önemli destekçilerinden biridir.  Siyonist rejim,  genellikle Bahreynli olmayanlardan oluşan Al-ı Halife askeri güçlerinin bir bölümünün eğitimini üstlenirken Al-ı Halife Krallık Sarayı'n güvenliğini de siyonist özel güçlerle sağlanıyor.  Siyonist rejim ayrıca muhalefete karşı tutum direktiflerini Al-ı Halife rejimine dikte ediyor.  Buna göre Al-ı Halife rejimi de siyonist rejim İsrail ile resmi ilişkiler kurma yönünde hareket ediyor. Nitekim son zamanlarda Bahreyn Dışişleri bakanı Halit bin Ahmet,  Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman'ın ardından siyonist rejime " savunma hakkı" tanıyarak İsrail'i dolaylı olarak resmiyete tanıdı;  fakat İsrail sadece son 2 ayda yaklaşık 130 Filistinliyi Şehit ederken en az 13 bin kişiyi de yaraladı.
Önemli olan konu ise Britanya’nın eski Suriye Büyükelçisi Peter Ford’un, Bahreyn Dışişleri Bakanı'nın siyonist rejim İsrail'in cinayetlerine verdiği desteğe itiraz için
Bahreyn Hanedanı’nın danışmanlık ünvanlından istifa etmesidir.  Peter Ford bu bağlamda yaptığı açıklamada,  son zamanlarda Bahreyn'in Filistin konusuna karşı bazı hareketlerde bulunduğunu fark ettiğini belirtiyor.  Buna göre Peter Ford " Görünüşe göre Bahreyn neredeyse Arabistan ve Amerika'nın sömürgesi olmuştur" diyor.

Bu Haberi Paylaş