Amerikan Medyası: İran, ABD’nin Bölgedeki Hâkimiyetini Sona Erdirmeye Doğru İlerliyor

Amerikan internet sitesi CounterPunch, İran’ın Washington’un bölgedeki askerî ve ekonomik hâkimiyetine son vermeyi hedefleyen planına dair bir değerlendirme yayımladı.

İran’ın ABD-Siyonist saldırılarına verdiği sert yanıtın ardından bölgesel ve uluslararası çevrelerde yapılan analizler sürerken, Amerikan sitesi CounterPunch mevcut savaşın İran açısından temel hedefini — ABD’nin bölgedeki varlığına son vermek — olarak değerlendirdi. Söz konusu makalede, Tahran’ın bu savaşta başka talepler de güttüğü iddia edildi.

Makalenin devamında şu değerlendirmeler yer aldı:

ABD Başkanı Donald Trump kısa süre önce, “İran’la koşulsuz teslimiyet dışında hiçbir anlaşma olmayacak” demiş ve hatta İran’ın yeni liderinin belirlenmesinde — Venezuela’da yaptığına benzer şekilde — kendisinin rol oynaması gerektiğini ileri sürmüştü.

Trump ayrıca şu ifadeleri kullanmıştı:
“ABD ordusu İran’ı kesin biçimde yenmeli ve bu ülkenin rejimini değiştirmelidir. Aksi halde bu savaş devam eder ve beş yıl sonra yerine getirdiğimiz kişinin daha iyi olmadığını görürüz. Bu arada ABD’nin kullanılan silahlarını yenilemesi, radarlarını ve ilgili tesislerini yeniden kurması ve yeni bir savaş başlatması da en az bu kadar zaman alır.”

İran, ABD’nin Orta Doğu’daki hâkimiyetini sona erdirmeyi hedefliyor

Makale, İranlı yetkililerin savaşın ABD Orta Doğu’dan çıkarılıncaya kadar süreceğine inandıklarını belirtiyor. İran’ın, geçen yıl haziran ayında ateşkesi kabul ettikten sonra İsrail ve ABD’nin füze savunma sistemlerini yıprattığını gördüğü; ancak ABD müttefiklerini ve üslerini yeniden silahlandırır silahlandırmaz savaşın yeniden başlayacağını düşündüğü ifade ediliyor.

Bu bağlamda mevcut savaşın, bazı değerlendirmelere göre üçüncü dünya savaşının fiilî ilanı olarak da görülebileceği ileri sürülüyor. Çünkü tartışmanın merkezinde, küresel ölçekte petrol ve doğalgaz ticaretinin hangi para birimiyle yapılacağı sorusu bulunuyor.

Makale şu soruları gündeme getiriyor:

  • Dünya, petrol ve gazı dolar dışında başka para birimleriyle satın alabilecek mi?
  • ABD’nin petrol ticaretini kontrol etme çabası, ihracatçı ülkeleri petrolü dolar üzerinden fiyatlandırmaya ve gelirlerini ABD tahvilleri ile finansal varlıklarına yatırmaya zorlamaya devam edecek mi?

Petrol gelirlerinin yeniden ABD finans sistemine yönlendirilmesi, Washington’un küresel petrol ticareti üzerindeki kontrolünün temelini oluşturuyor ve bu durum ABD’nin kendisine karşı direnen ülkeleri izole etmek için kullandığı finansal bir araç olarak görülüyor.

Makale ayrıca, ABD ve İsrail’in İran’ın nükleer silah sahibi olduğu yönündeki iddialarının Irak’ın 2003’te kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiası gibi temelsiz olduğunu öne sürüyor.

İran’ın üç temel hedefi

Makale, İran’ın gelecekteki savaşları önlemek amacıyla üç ana hedefe ulaşana kadar mücadele edeceğini iddia ediyor:

  1. ABD’nin Orta Doğu’daki askerî üslerinden çekilmesi

İddiaya göre İran, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki ABD radar sistemleri ile hava savunma altyapılarını hedef aldı. Bu sistemlerin yok edilmesinin, ABD veya İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının yönlendirilmesini zorlaştırdığı belirtiliyor.

İran ayrıca, ABD üsleri boşaltılmadığı sürece Arap ülkelerindeki Amerikan tesislerini hedef almaya devam edeceğini söylüyor.

Bu bağlamda Irak Parlamentosu da ABD güçlerinin ülkeden çıkarılmasını talep etmeye devam ediyor. Parlamentonun kabul ettiği bir yasa, Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesini öngörüyor. Iraklı yetkililer, ABD’nin bölgeden çıkarılmasının bölge güvenliğinin yeniden sağlanmasının en önemli adımı olduğunu savunuyor.

  1. Orta Doğu ile ABD arasındaki ekonomik bağların kesilmesi

Makale, İran’ın ikinci hedefinin bölgedeki ülkelerin ekonomik ilişkilerini ABD’den uzaklaştırması olduğunu belirtiyor.

1974’ten bu yana birçok Arap ülkesinin ekonomisinin Washington’a bağlandığı ifade edilirken, son yıllarda Körfez ülkelerinin Amazon, Microsoft ve Google gibi şirketlerin veri merkezlerini çekmeye çalıştığı belirtiliyor.

İran ise bu tesisleri, ABD’nin bölgedeki askerî faaliyetleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle “meşru hedefler” olarak gördüğünü açıklamış durumda.

  1. Petrol gelirlerinin dolar sistemine geri dönmesinin sona ermesi

Makale, İran’ın üçüncü hedefinin bölge ülkelerini dolar sisteminden uzaklaşmaya teşvik etmek olduğunu ileri sürüyor.

Buna göre İran, ABD devlet tahvillerine yatırım yapan şirketleri savaşın finansmanına katkı sağlamakla suçluyor ve bu şirketleri meşru hedef olarak değerlendirdiğini bildiriyor.

Makale ayrıca Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Katar’ın ABD’deki yatırımlarını geri çekme ihtimalini görüştüğünü öne sürüyor.

Küresel petrol ticaretinde yeni dönem iddiası

Makalenin değerlendirmesine göre, ABD askerî üslerinin kapatılması ve dolar sisteminden uzaklaşılması, Washington’un Orta Doğu petrolü üzerindeki kontrolünü ciddi ölçüde azaltabilir.

Bu durum küresel petrol ticaretinin dolar merkezli sistemden uzaklaşıp Asya’ya yönelmesine yol açabilir.

Makale, bu gelişmelerin ABD’ye bağımlı siyasi ve ekonomik düzenler için büyük bir dönüşüm anlamına gelebileceğini ve hatta bazı Körfez monarşileri için tarihsel sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.

Enerji piyasalarında artan gerilim

Analize göre İsrail ve ABD’nin hava savunma stoklarının azalması da gerilimi artırabilir. Bu durum İran’ın daha gelişmiş füzelerle saldırı düzenleme ihtimalini güçlendirebilir.

Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve sigorta şirketlerinin riskleri üstlenmemesi nedeniyle petrol taşımacılığının ciddi şekilde zorlaştığı belirtiliyor.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin Avrupa ve Asya ekonomilerini de zorlayabileceği, bunun da ABD’nin müttefikleri üzerinde ekonomik baskı yaratabileceği ifade ediliyor.

Makalenin sonunda, enerji piyasalarındaki bu dalgalanmaların bazı çevrelerde ABD’nin küresel enerji düzeni üzerindeki kontrolünün sorgulanmasına yol açtığı değerlendirmesi yapılıyor.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın