Rasthaber – Yılmaz Çelik isimli kişi, pek çok ülkede faaliyet gösteren Hizb-ut Tahrir isimli örgütün üyesi olduğu iddiasıyla 2008 yılında yargılanmaya başladı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 7 Nisan 2011 tarihinde Çelik’in terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme, Çelik’i ayrıca terör örgütü propagandası yapma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırdı. Başka bir davada ise Çelik hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Kararların onanmasıyla birlikte Çelik, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Yüksek Mahkeme, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar verdi.
‘YETERLİ DEĞERLENDİRME YOK’
Kararının gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Başvurucuya atfedilen söz ve eylemlerin hukuk sistemimizde bir suça tekabül edip etmediğinin takdir yetkisi derece mahkemelerine aittir. Ancak derece mahkemeleri bu konuda gerekçelerini ilgili ve yeterli şekilde ortaya koymalıdır. Bu bağlamda ilk derece mahkemelerinin ve Yargıtay’ın Hizb-ut Tahrir örgütünün bir terör örgütü olup olmadığına yönelik hiç değilse bir kere değerlendirmede bulunması, gerekçelerini başvurucunun temel iddiaları ile mahkemelerin resen tespit edecekleri ve yargılamanın doğasının gerektirdiği sorulara cevap verebilecek nitelikte hazırlaması gerekirken bunu yapmadıkları anlaşılmıştır. Eldeki başvuruya ilişkin mahkeme kararlarında da önceki mahkeme kararlarında da Hizbut Tahrir’in bir terör örgütü olarak kabul edilmesine ilişkin olarak ilgili ve yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır.”
