UNICEF, Suud Zulmünün Devam Etmesinden Endişe Duyuyor- Analiz

rasthaber

Rasthaber – Uluslararası Çocuk Fonu UNICEF, Suudi koalisyonunun saldırıları nedeniyle günde ortalama 8 Yemenli çocuğun öldüğünü veya yaralandığını bildirdi. 

UNICEF, Yemen'deki milyonlarca çocuğun özellikle El-Hudeyde, Taiz, Hacca ve Saada da dahil olmak üzere 31 tartışmalı alanda şiddet ve çatışmalara maruz kaldığını bildirdi.

Suudi Arabistan, Yemen karşıtı savaşta, Yemen halkına karşı çok sayıda savaş suçu işledi; ancak Suudi koalisyonunun Yemen'deki en korkunç savaş suçu çocuklara karşı işlediği suçlar olarak tanımlanabilir. 

Öldürmek ve yaralamak, Suudi koalisyonunun Yemenli çocuklara yönelik işlediği tek suç değil. Yemen'in kapsamlı bir şekilde muhasara altına alınması ve insanî yardımların önlenmesi, bu stratejinin çocuklara yönelik “kasıtlı açlığa” yol açması nedeniyle, Yemenli çocukların öldürülmesi ve yaralanmasından daha kötü sonuçlar doğurdu.

Suudi Arabistan ve müttefikleri, Yemen çocuklarını "kasıtlı aç bırakma" suçu altında kapsamlı bir muhasara altına almaya devam ediyor. Bu durum, 1949 tarihli Dördüncü Cenevre Sözleşmelerine 1. Ek Protokol'ün 48. maddesi uyarınca, "Düşman sivil grubun açlığı, yaşamları için gerekli yaşam alanlarının tahrip edilmesi ve geniş ve uzun süreli çevresel zararın empoze edilmesi yasaktır" ilkesine aykırı bir eylemdir. 

Suudi Arabistan, Yemen'deki hedeflerine ulaşamaması nedeniyle, başarısızlıklarının üstesinden gelmek için suçlarını daha da korkunç hale getirdi. 

Bu durum, tüm dünyanın sessiz bir şekilde bu trajediye şahit olarak, Al-i Suud rejiminin Yemen halkına karşı işlediği suçların devam etmesine sebep oldu. 

İngiliz siyaset analizcisi Rodney Shakespeare bu konuyla alakalı şöyle bir açıklamada bulundu: "Suudi Arabistan'ın Yemen'e yönelik saldırıları ve kadın ve çocuklarının öldürülmesi bir soykırımdır.” Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın soykırım yaptığının, Batıda dahi anıldığının göstergesidir. 

Çocuklar bu saldırıların ana hedefi olmalarının yanında; çocukların durumu BM Güvenlik Konseyi gibi uluslararası kuruluşlar tarafından verilen kararlarla değişmiyor. Fakat, Batı’nın Suudi Arabistan ve müttefiklerini perde arkasından desteklenmesinin kesilmesi ve Suudi Arabistan’ın Yemen savaşını sonlandırması için baskı altına alması kısmen de olsa Yemenli çocuklara güvenliği geri getirebilir. 

Suudi veliaht prensi Muhammed Bin Selman'ın dış siyasetteki savaşçı ve maceracı politikaları, başarısızlık ve insanlığın felaketi dışında hiçbir sonuç vermedi. Bu durum, Suudi Arabistan'ın konumunu daha da zayıflattı ve ülkenin uluslararası alanda insan hakları ihlalleri yapan ve savaş suçlusu bir ülke haline getirdi. 

Böyle bir alanda yasal meclisler, Suudi makamlarının Yemen'deki felaketin ana sebebi olarak cezalandırılmasını istedi. Bu, Suudi veliaht prensin iddialı hayallerinin azalmasına ve yerini, suçlarından dolayı uluslararası kovuşturma korkusuna bıraktı. 

Neticede, son yıllarda Suudi Arabistan ikinci kez çocuk hakları ihlalleri listesinde yer aldı ve bu, Yemen'deki cinayet ve suçlarından dolayı Suudi Arabistan'a karşı uluslararası kararların alınmasını mümkün kıldı. 

Bu Haberi Paylaş