İran’ın son çatışmadaki zaferi tartışmasız kabul edilirken, Trump ekibinin “yanlış anlama” söylemini kullanarak diplomatik bir manevrayla direniş ekseninin yeni anlaşmalardaki konumunu zayıflatmaya çalıştığı değerlendiriliyor. J.D. Vance ile Şahbaz Şerif’in açıklamaları arasındaki çelişki ise ABD’nin sahadaki gerçeklikler karşısındaki sıkışmışlığını ortaya koyuyor.
Mevcut durumda birbirine tamamen zıt iki anlatı dikkat çekiyor. Bu anlatıların ortak amacı ise belirsizlik oluşturmak ve direniş ekseninin gücünü sarsmaya çalışmak olarak değerlendiriliyor.
ABD tarafında J.D. Vance, İran’ın mevcut koşulları “yanlış anladığını” öne sürerken, bu ifadenin yüzeyde zararsız görünmesine rağmen aslında bir “diplomatik tuzak” olduğu ileri sürülüyor. Bu yaklaşımın, ileride ABD’nin “direniş ekseninin anlaşmadaki varlığını hiçbir zaman kabul etmedik” iddiasını gündeme getirmesine zemin hazırlamayı amaçladığı belirtiliyor.
Buna karşılık Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in net ve güçlü açıklamasının, bu tür iddiaları boşa çıkardığı ifade ediliyor. Şerif’in, Lübnan ve direniş eksenine bağlı tüm cephelerin anlaşma çerçevesindeki rolünü açık şekilde vurgulaması, İran’ın yalnızca sahada değil, diplomasi alanında da belirleyici bir konum elde ettiğine işaret ediyor.
“Belirsizlik Stratejisi” ve ABD’nin Çıkmazı
Analizde, ABD’nin bu yaklaşımının temel nedeninin “çaresizlik” olduğu öne sürülüyor. İran’ın füze ve İHA kapasitesi ile direniş ekseninin sahadaki etkisi karşısında geri adım atan Trump ekibinin, şimdi belirsizlik yaratarak gelecekteki olası ihlaller için alan açmaya çalıştığı ifade ediliyor.
ABD’nin, direniş ekseninin gücünü resmen kabul etmeden ve ağır bedeller ödemeden bölgesel istikrardan faydalanmak istediği ancak bunun gerçekçi olmadığı vurgulanıyor.
“Yanlış Anlama” Değil, Güç Dengesi
Metinde, ortada bir “yanlış anlama” bulunmadığı; aksine tek gerçeğin ABD’nin İran ve direniş ekseninin iradesi karşısında tüm şartları kabul etmek zorunda kalması olduğu ifade ediliyor.
Ayrıca, söylem ve kavramlar üzerinden yürütülen bu tür tartışmaların, Washington yönetiminin zayıflığını gösterdiği belirtiliyor.
İran’ın Tutumu
Analize göre İran, anlaşmanın sınırlarını açık biçimde belirlemiş durumda ve “yanlış anlama” gibi ifadelerin, ABD’nin yükümlülüklerinden kaçması için bir gerekçe olarak kullanılmasına izin vermeyecek.
Sonuç olarak, İran’ın hem sahada hem de diplomasi alanında güçlü bir duruş sergilediği ve herhangi bir geri adım ya da belirsizliği kabul etmeyeceği vurgulanıyor.
