İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İslam İnkılabı Lideri’ne hitaben yayımladığı mesajda, rehberlik eden ve hikmet dolu mesajı için teşekkür ederek, bu mesajın yol haritası niteliği taşıdığını ve mutabakat zaptının nihai hale gelmesiyle birlikte, İran halkının ve Direniş Cephesi’nin haklarının güvenilmez düşmandan alınması için zorlu ve karmaşık bir sürecin yeni başladığını daha da netleştirdiğini ifade etti.
Galibaf, belirlenen şartların yerine getirilmesine yönelik beklentinin ilan edilmesinin, Amerika’nın taahhütlerinin takip edilmesi konusunda ellerini daha da güçlendirdiğini belirtti.
Meclis Başkanı, Devrim Lideri’nin emirlerini kendileri için temel rehber kabul edeceklerini ve karşı tarafın sözünde durmaması ve zorbalık yoluyla İran halkının ve Direniş Cephesi’nin haklarını zedelemesine izin vermeyeceklerini vurguladı.
İmam Hüseyin mektebinin öğretileri ve şehit liderlerinin çizgisi doğrultusunda, tevhid cephesinin batıl cepheyle asla barış yapamayacağını belirten Galibaf, herkesin görevinin batıl cephenin karşısında durmak olduğunu, diplomasiyi de bu direniş mücadelesinin alanlarından biri olarak gördüklerini ifade etti.
Galibaf, söz konusu mutabakatın garantisinin maddeler değil, canlarını ortaya koymaları ve son savaşta Amerikan-Siyonist düşmanın darbelerini ve kararlılığını bizzat gördüğü İran İslam Cumhuriyeti’nin gücü olduğunu söyledi.
Geçmiş müzakere sürecinde olduğu gibi, belirlenen şartlar ve kırmızı çizgiler doğrultusunda kararlılıkla hareket etmeye ve İran milletinin çıkarlarını korumaya devam edeceklerini belirten Galibaf, müzakerenin kendileri açısından İran halkının haklarını elde etme mücadelesinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Galibaf, düşmanın aşırı taleplerde bulunması halinde, ellerinin tetikte olduğunu ve son savaşta etkisini tattığı düşmana karşı sert karşılık vermekte hiçbir tereddüt göstermeyeceklerini vurguladı.
Mesajının sonunda, müzakerelerin tehlikeli ve karmaşık sürecinin nasıl sürdürüleceğine açıklık getirdiği için Devrim Lideri’ne teşekkür eden Galibaf, bu mesajın toplumun bütün kesimlerini, mutabakatta belirtilen şartların hayata geçirilmesi konusunda düşman karşısında birlik ve beraberlik içinde tutmasını temenni etti.
