Amerika-İran savaşında ateşkes, müzakere, savaş, barış karmaşası her gün farklı bir söylemle devam ediyor. Amerika sabah dediğini akşam olmadan değiştiriyor. Akşam ateşkes diyor, sabah saldırıyor.
Bu durum Amerika’nın gerçek hedefini gizlemesi ve siyasi yetkililerin gerçekleri söylememesinden kaynaklanıyor.
Dün akşamdan beri tekrar müzakereler gündeme geldi.
Müzakerelerin doğasında her iki tarafın istekleri ve şartları vardır. Her iki tarafta taviz vermek zorundadır.
Her iki tarafın kırmızı çizgileri ve vaz geçemeyecekleri talepleri vardır. Taviz verilmezse buna müzakere denilmez, teslim olmak denilir
Eli güçlü olan fazla taviz alır, zayıf olan daha fazla taviz verir.
Müzakere ve barış iyidir; Adil olursa, herkes hakkını alırsa, Kimse tehdit edilip zorbalık yapılmazsa, her iki taraf da güvenilir olup sözünde durursa, müzakere ve barış savaştan devamlı iyidir.
Amerika’nın ateşkes ve müzakereden hedefi nedir?
Amerika tek vücut Amerika’nın zaferini ve İran’ın teslimiyetini istiyorlar. Amerika 47 yıldır Ambargo ve baskılarla İran’ı teslim alamadı.
Savaş ve katliamlarla denedi, İran yine teslim olmadı.
Şimdi de müzakere, barış sloganı hilesi ile yaklaşıyor. İran’ı ateşkes, müzakere ile teslim almaya çalışıyor.
Amerika’da Demokrat ve cumhuriyetçilerin hepsinin hedef aynı ama strateji ve taktikleri farklı. Trump’ın itirazları “neden bu işi bitirmedin, neden İran’ı teslim alamadın” meselesidir.
Peki İran tarafında ateşkes ve müzakerelere bakış açısı nedir?
İran’da üç görüş var;
a-Kuruşcu milliyetçi ve vatanperestler; ne olursa olsun barış yapılsın bu savaş bitsin. Amerika’ya karşı zafer kazanamayız, bizi daha kötü günler bekliyor, ekonomi, işsizlik, enflasyon, barışalım rahat bir nefes alalım.
b-İnkılabçı vatansever maslahatçılar; süresiz ateşkes ve kalıcı barış için müzakere yapalım karşılıklı tavizlerle kazan kazan ile bu iş bitsin artık. Ne Amerika’ya teslim olalım ne de şartlarımızı dayatalım. Biz de taviz verelim, Amerika’dan da taviz alalım. Amerika ile düşman olmadan yaşayalım.
c-Velayetçi kanat; Amerika’ya güven olmaz, bütün kazanımlarımızı elimizden almak istiyor ve biz teslim olana kadar bırakmayacaktır. Bu müzakereler bir hiledir. Amerika ya şartlarımızı kabul eder ya da sonuna kadar savaş yaparız. Zuhura kadar ancak direniş ve mücadele ile zafer kazanırız, bunun dışında her türlü uzlaşma mağlubiyettir. Mektebe ihanettir.
Amerika ile müzakere ve barış masasına oturan, baştan kaybetmiştir. Kazanma ihtimali sıfırdır. İran’ın en uzman, en başarılı diplomatları daha masaya otursa değişmez. Şeytanla masaya oturmak baştan kaybetmektir.
Müzakere masasında “kim ne verdi”, “kim ne aldı”, “kim ne kadar taviz verdi”, “kim taviz vermedi?” Konusuna bakın kimin yalan söylediği, kimin masada kazandığı anlaşılacaktır.
Allah İmamı Zamanın zuhurunu tez eylesin.

[…] Yazının devamını okumak için linke tıklayınız: https://rasthaber.com/abd-ve-iran-muzakereleri/ […]