Amerika – İran savaşında dünyada siyasetçiler ve analistler savaşın gidişatını ve geleceğini tahmin edemiyor. Bunun asıl sebebi bu savaşın mahiyetini idrak edememektir.
Her iki taraf da tahminlerin ötesinde ve ön görülmeyen hamlelerle savaşı yürütüyorlar. Dünya klasik savaşların ötesinde modern ve karmaşık bir savaş yürütüyorlar.
Bu savaşın öne çıkan alanları şunlardır;
1-Psikolojik savaş;
En fazla propaganda savaşı yapılmaktadır. Her iki taraf da tebligat ve propagandasını iyi yürütüyor.
Propagandanın gerçekleri yansıtması gerekmiyor; dünya kamuoyunu yönlendirmek, algı oluşturmak, söylediği sözlerin doğru olması gerekmiyor, tehdit etmek, tehdide karşılık vermek yeterlidir. Pratikte bir şey olması gerekmez.
Haber yayma: Sahada düşmana kayıp, hasar verme, zafer içerikli haberleri yayma, kendi içine yönelik ümit verme, dışa yönelik dik duruş algısı oluşturma psikolojik savaşın bir parçasıdır.
Medyayı kullanmak; yalan haber, sansür, enformasyon, dezenformasyon gibi konularda medyayı kullanarak psikolojik üstünlük sağlamaya çalışıyorlar.
2- Silahlı Askeri savaş;
Bu Savaşta somut olarak herkesin şahit olduğu ve sonuç alınacağına inandığı alan silahlı savaş alanıdır.
– Silah ve askeri güç etkili olmasıyla birlikte caydırıcılık özelliğine sahiptir.
– Yeni savaş taktikleri. Eski savaşlar kara hareketi ile başlar işgal ile hakimiyet kurulur veya hüsrana uğrayıp geri dönmekle sonuçlanırdı. Şimdi hava üstünlüğü, deniz ablukası ve istihbarat en önemli silah olarak görülüyor. Kara savaşı son seçenek olarak görülüyor.
– Gelişmiş silahlar; gelişmiş savaş uçaklar, savaş gemileri, füze, raket, dron, nükleer silah ve Savunma silahları gibi ateşli silahlar kader belirleyici olmaktan öteye caydırıcılık özelliğine sahiptir.
3- Stratejiler savaşı;
Amerika- İran savaşının en hassas alanı stratejilerin savaşın gidişatını belirlemesidir. Her iki tarafta strateji ve anti strateji geliştiriyor.
Burada önemli olan kim kimin stratejilerini ne kadar biliyor konusudur.
Strateji ve anti strateji, düşmanı aciz bırakır, karar almasını engeller, yapacaklarının sonucunu kestiremez.
Savaşın gidişatını ve geleceğini öngörmeyi engelleyen en önemli faktör İran’ın stratejilerinin bilinmemesidir. Henüz ortaya çıkarmadığı gelişmiş füzelerinden ziyade gizli stratejileri Amerika’yı tedirgin ediyor.
İran stratejilerini kim belirliyor?
İşte bundan dolayı stratejiler, Savaşın gidişatını belirlediği gibi kaderini de belirleyecektir.
Bundan dolayı bu aşamadan sonra stratejiler savaşı başlamıştır.
