Batı Asya uzmanı Seyyid Rıza Sadrülhüseyni, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Hürmüz Boğazı’nın sınır ve yetki alanlarını belirlemeye yönelik son adımını değerlendirerek, söz konusu girişimin ABD’nin deniz ablukasına karşı “stratejik bir koz” olduğunu söyledi.
Fars Haber Ajansı’na konuşan Sadrülhüseyni, DMO’nun attığı bu adımın, Hürmüz Boğazı’nda yeni bir çerçeve ve kurallar döneminin başlangıcı olduğunu belirtti. ABD’nin, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) OPEC’ten çıkarmaya zorlayarak üretim açığını kapatma ve enerji piyasalarını kontrol etme planı yaptığını öne süren uzman, bu stratejinin DMO’nun hamlesiyle etkisiz hâle getirildiğini ifade etti.
Sadrülhüseyni, ABD’nin Füceyre üzerinden alternatif bir enerji hattı oluşturarak petrol fiyatlarını ve küresel enerji piyasalarını, özellikle de kendi ekonomisini dengelemeye çalıştığını ancak İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki operasyonel sınırları belirlemesinin bu planı boşa çıkardığını vurguladı.
Bu adımın İran’ın “stratejik üstünlüğünü” ortaya koyduğunu dile getiren Sadrülhüseyni, Tahran yönetiminin yalnızca boğazı kontrol etme değil, aynı zamanda ABD ve müttefiklerinin öngörülerinin ötesinde bir kapasiteye sahip olduğunu belirtti.
Açıklamada dikkat çeken bir diğer unsur ise, ABD’nin bir BAE petrol tankerine geçiş sağlamak için iki savaş gemisini devreye soktuğu, ancak bu girişimin başarısız olduğu iddiası oldu. Bu gelişmenin ardından ABD Başkanı Donald Trump ve üst düzey yetkililerin “yanıltıcı açıklamalara başvurduğu” öne sürüldü.
Sadrülhüseyni, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi’nde yeni bir geçiş protokolünün fiilen yürürlüğe girdiğini belirterek, ABD ve müttefiklerinin artık bu su yolunu İran’ın belirlediği kurallar çerçevesinde kullanmak zorunda olduğunu savundu.
ABD’nin “Özgürlük Şafağı” adı verilen operasyonuna da değinen uzman, bu girişimin kamuoyuna “insani ve hukuki” bir adım olarak sunulmasına rağmen gerçekte başarısız olduğunu ve Washington yönetimi açısından itibar kaybına dönüştüğünü ifade etti.
Sadrülhüseyni, ABD’nin uluslararası alanda ciddi bir başarısızlık yaşadığını ve son 24 saat içinde ülke içinde Trump ve orduya yönelik eleştirilerin arttığını belirterek, ABD’nin küresel gücünün sorgulanmaya başlandığını dile getirdi.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına alma çabalarının yüksek maliyetli ve düşük sonuçlu olduğunu vurgulayan uzman, bu süreçte enerji fiyatlarının kontrol edilemediğini, küresel piyasalarda dalgalanmaların arttığını ve gübre, üre ile helyum gibi stratejik ürünlerde arz sorunlarının ortaya çıktığını kaydetti.
İran’ın bu süreçteki tepkisini “hesaplı ve stratejik” olarak nitelendiren Sadrülhüseyni, üç önemli sonuç öne çıktığını belirtti:
- Küresel petrol fiyatlarında artış,
- Bazı bölgesel piyasalarda doların görece değer kaybı,
- ABD’nin doğrudan bir savaşa girmekten kaçınması.
Uzman isim, enerji krizinin ABD iç siyasetinde belirleyici bir faktör hâline geldiğini ve bunun Donald Trump açısından ciddi bir siyasi maliyet oluşturduğunu ifade etti. “Boğazın serbestleştirilmesi” projesindeki görece başarısızlığın, Washington’u ya yeni bir savaşa girme ya da geri adım atarak anlaşma yoluna gitme ikilemiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Sadrülhüseyni, değerlendirmesinin sonunda zamanın ABD’nin aleyhine işlediğini belirterek, mevcut sürecin uzun vadede Washington için daha maliyetli bir tabloya yol açabileceğini ve küresel dengelerin ABD aleyhine değiştiğini vurguladı.
