Ayetullah Cevadi Amuli, vazifeşinas müminlerin Allah katındaki mükafatına değinerek, “Görevlerini yerine getirenler Allah’ın, Hz. Peygamber’in (s.a.a) ve meleklerin salavatına mazhar olurlar ve bu ilahi selam onları dünyada ve ahirette nurlandırır” dedi.
İlahi rahmet ve inayete nail olmak müminlerin her zamanki arzularından biridir; ancak Kur’an öğretilerine göre bazı özellikler insanın bu rahmetten yararlanmasına zemin hazırlar.
Şii taklit mercii Büyük Ayetullah Cevadi Amuli, Hadid suresi tefsiri ve ahlak dersinde vazifeşinas müminlerin Allah katındaki konumuna işaret ederek, Allah’ın ve meleklerin salavatını ilahi rahmet ve re’fetin (şefkatin) bir tezahürü olarak niteledi.
Vazifeşinas Müminlere Allah’ın ve Meleklerin Salavatı
Allah’ın müminlere salavat getirdiğini ve meleklerin de ilahi izinle onlara selam gönderdiğini belirten Ayetullah Cevadi Amuli şunları söyledi: “Cenâb-ı Hak müminlere salavat gönderir ve O’nun melekleri de ‘Allah’ın izinle müminleri nurlandırmak ve aydınlatmak için onlara selam ve salavat gönderirler.”
Bu ilahi inayetten yararlanmada vazife bilincinin rolünü vurgulayan Amuli sözlerine şöyle devam etti: “Eğer bir mümin vazifeşinas olursa, hem Allah’ın salavatına, hem Resûlullah’ın salavatına hem de meleklerin salavatına mazhar olur.”
Müminin Dünyada ve Ahiretteki Nuru
Şii taklit mercii, ilahi salavatın müminler üzerindeki etkilerine işaret ederek şunları söyledi: “Böyle bir mümin nurlanır; hem dünyada nurludur hem de ahirette.”
Ayetullah Cevadi Amuli bu salavatı ilahi re’fet ve rahmetin bir işareti olarak gördü ve bu rahmet ile re’fetin müminler için olduğunu vurguladı.
Amuli ayrıca Allah’ı anmanın önemine değinerek şunları kaydetti: “Eğer siz Allah’ı anarsanız, Allah da sizi anar.”
