Ayetullah Cevadi Amuli’den Büyük Günahların Affı İçin Tavsiye

Ayetullah Cevadi Amuli

Şii taklit mercii Ayetullah Cevadi Amuli, Kur’an ve hadislerdeki günahlara kefaret kavramına değinerek; insanların sorunlarını çözmeyi, istihdam yaratmayı ve gençlerin evlenmesine yardım etmeyi ahlaki kefaretin tezahürlerinden saydı.

Şii taklit mercii Ayetullah Cevadi Amuli, Kur’an ve sünnetteki günahlara kefaret kavramına işaret ederek şunları söyledi: “Kefaret, ilaç veya takviye edici gıdalar mesabesindedir. Kur’an ve sünnette azap niteliğinde olan bir dizi ceza yer almaktadır; ancak Kur’an ve hadislerde ortaya konulan kefaret yapıcıdır.”

Kefaretin terbiye edici ve ahlaki bir boyuta sahip olabileceğini belirten Amuli, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer biri bir günah işlemişse, başkalarının sorunlarından bir düğümü çözdüğünde bu onun kefareti olur. Bu kefaret fıkhi değil, ahlakidir.”

Fıkhi ve ahlaki kefaret arasındaki farka değinen Ayetullah Cevadi Amuli, şunları kaydetti: “Kefaret iki çeşittir; biri diğer ülkelerde de var olan yakalama, bağlama ve cezalandırma tarzı, diğeri ise terbiye edici kefarettir.”

Bu yüce taklit mercii açıklamalarına şöyle devam etti: “Eğer bir zaman insanın ayağı kayar ve bir hata yaparsa, derhal üretim ve istihdama yönelmeli ve gençlerin sorununu çözmelidir. Eğer bir genç evlenemiyor, gerçekten darlık çekiyor ve ızdırap duyuyorsa onun sorununu çözün; işte bu sizin günahlarınızın kefaretidir.”

İnsanların sorunlarını çözmenin olumlu etkilerine işaret eden Amuli, “İnsan üretim yapmaktan, istihdam oluşturmaktan ve bir gencin işe girip evlenmesinden lezzet alır; o olayı her hatırladığında bundan keyif duyar” dedi.

Ayetullah Cevadi Amuli, ahlakın kefarete böyle bir bakış açısı olduğuna vurgu yaparak, “Fıkıhta da ahlaki tartışmalar mevcuttur; yoksulu doyurmak ve oruç tutmak bu kefaretler arasındadır. Ancak biri büyük bir günah işlemişse, üretim alanında önemli bir iş yaparak bunun kefaretini ödeyebilir” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının devamında Hz. Emir’in (a.s.) günahların kefareti ve insanların sorunlarını çözmeye dair nurlu buyruğuna işaret eden Amuli, şu hadisi aktardı: “مِنْ کَفّاراتِ الذُّنوبِ العِظامِ إغاثَةُ المَلهوفِ وَالتَّنفیسُ عَنِ المَکروبِ” (Büyük günahların kefaretlerinden biri, çaresiz kalanın imdadına yetişmek ve darlık içindekinin sıkıntısını gidermektir).

Sıkıntıdan ferahlatma (tenfis) kavramını açıklayan taklit mercii, sözlerine şunları ekledi: “Sorunu olan birinin sanki nefesi kesilmiştir; fakir ve darda olan bir kimsedir ve onurunu korumasına rağmen darlık içindedir. Siz onun sorununu çözerek nefes yolunu açın ki nefes alabilsin; bunu yaparsanız Allah da bağışlanma vesilesini sağlar.”

Ayetullah Cevadi Amuli son olarak şunları vurguladı: “Ulu bir ruha sahip olan; fedakarlık, yücelme, üretim ve istihdam ehli olan bir kimse esasen günah işlemeyi düşünmez; zira günah, şeytana tabi olmaktır.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın