ABD’nin Grossi’ye Yeni Görevi

Donald Trump’ın İran’ın nükleer tesislerinin denetlenmesi gerektiğine ilişkin açıklamalarıyla, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi’nin denetimlerin yeniden başlaması yönündeki çağrılarının aynı döneme denk gelmesi, denetim konusunu yeniden diplomatik gelişmelerin merkezine taşıdı. Ancak Grossi’nin İsviçre’de İran heyetiyle görüşememesi, bu girişimin en azından ilk aşamada çıkmaza girdiğini gösteriyor.

Donald Trump’ın, herhangi bir takvim veya ayrıntı vermeden İran’ın nükleer tesislerinin denetlenmesinin gerekli olduğunu söylemesinin ardından, Rafael Grossi de koordineli bir şekilde denetimlerin yeniden başlatılması konusunu gündeme taşıdı.

Bu eş zamanlılık ve siyasi baskı, tesadüfi olmaktan çok belirli bir gündemin yeniden canlandırılmasına yönelik bir çabayı işaret ediyor.

Buna karşılık, İran heyetinin İsviçre’deki müzakerelerde sergilediği tutum da net bir mesaj verdi. Grossi’nin talebine rağmen, kendisi ile İranlı müzakere heyeti arasında herhangi bir görüşme gerçekleşmedi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise açık bir şekilde, zarar gören tesislere erişim konusunda herhangi bir plan bulunmadığını ve denetim konusunun belirlenmiş çerçevenin dışına çıkmayacağını ifade etti.

Garibabadi şu açıklamayı yaptı:

“Saldırıya uğrayan tesislere ve nükleer materyallere erişim konusunda herhangi bir plan yoktur. İsviçre’de, Grossi’nin talebine rağmen kendisiyle herhangi bir görüşme yapılmadı. Denetim ve erişim konuları ancak nihai bir anlaşma çerçevesinde ve karşı tarafın tüm yaptırımları fiilen kaldırması gibi adımların ardından değerlendirilecektir. Medya propagandasıyla ‘önce gündeme getir, sonra kabul ettir’ politikasını uygulayamazsınız.”

Öte yandan, bazı medya organlarında oluşturulan algının aksine, Grossi de UAEA uzmanlarının henüz İran’ın nükleer tesislerine erişim sağlayamadığını kabul etti ve yalnızca bunun gelecekte mümkün olmasını umduğunu söyledi.

Bu açıklamalar, denetimlerin başladığı veya yakın zamanda başlayacağı yönündeki iddiaları doğrulamıyor.

Bunun yanı sıra Grossi, Amerikalı yetkililerin denetimlerin yeniden başlaması yönündeki söylemlerini tekrarlayarak şunları ileri sürdü:

“Bizce ne kadar erken olursa o kadar iyi. Özellikle bu anlaşmanın 60 günlük bir zaman dilimi olduğu düşünüldüğünde, vakit kaybetmeden çalışmalara başlanmalıdır.”

Grossi ayrıca UAEA’nın bu nükleer materyallerin olası konumuna ilişkin bir fikri olduğunu, ancak İran’ın bunların tam yerini Ajans’a bildirmesi gerektiğini iddia etti.

Bu şartlar altında, Grossi’nin yeniden aktif bir rol üstlenmesi ve Trump’ın açıklamaları, denetim konusunu yeniden müzakerelerin merkezine yerleştirmeye yönelik yeni bir görevin tanımlandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. Ancak bu girişim, ilk aşamada, yani konunun İsviçre görüşmelerine taşınması çabasında, İran heyetinin görüşmeyi reddetmesi nedeniyle ciddi bir engelle karşılaştı.

Öte yandan, Rafael Grossi’nin kişiliği ve yönetimi altındaki UAEA’nın son yıllardaki performansı yoğun eleştirilere konu oldu. Eleştirmenler, Ajans’ın mesleki bağımsızlığını tam anlamıyla koruyamadığını ve teknik bir kurum olmaktan çıkarak ABD ile siyasi olarak uyumlu bir yapıya dönüştüğünü savunuyor.

Bu nedenle, İran’ın denetim dosyasının yeniden UAEA üzerinden gündeme getirilmesine karşı hassasiyet göstermesi birçok gözlemci açısından öngörülebilir bir durum olarak değerlendiriliyor.

Tüm bu gelişmeler bir araya getirildiğinde, medya kampanyası ve koordineli açıklamalarla başlatılan denetim senaryosunun ilk aşamada, yani bu konunun İsviçre müzakerelerine dâhil edilmesi girişiminde başarıya ulaşmadığı söylenebilir.

Bununla birlikte, Grossi ve bazı Amerikalı yetkililerin aynı yöndeki açıklamaları sürdürmesi, bu gündemin ilerleyen aşamalarda yeniden gündeme getirilmesi için çabaların devam edeceğini gösteriyor.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın