Hesaplama Hatası, İlahi Zaferin Gerçekleşmesini Engeller

İlahi zafer (feth-i ilahi) gerçekleşmeden önce Kur’an bazı ön koşulları belirtir; örneğin, cahiliye ölçütleriyle ilahi zafere ulaşılamayacağını, “Cahiliye hükmü” (hükmü’l-cahiliye) ile bir fetih beklenemeyeceğini buyurur. Veya Maide Suresi’nin başka bir yerinde (5:51) müminlere şöyle hitap eder: “Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost/veliler edinmeyin.” Bu Kur’anî rehberliklerin mesajı açıktır: İlahi sünnet, insanın her istediği davranışı sergileyip her kararı almasına rağmen günün sonunda zafer beklemesine izin vermez. İlahi zaferin kuralları ve ilkeleri vardır.

Bu ilkelerin en önemlilerinden biri, insanın kendi hesaplamalarında hataya düşmemesidir; yani aklının, düşünce merkezinin ve karar alma mekanizmasının doğru çalışması gerekir. Eğer bu hesaplama mekanizması bozulursa, sonucun zafer olması beklenmemelidir.

Kur’an, “Geride kalanlar / Geri bırakılanlar” (muhallefûn) olarak adlandırdığı bir gruptan bahseder. Onlar hakkında şöyle buyurur: “Kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylerler.” Sanki içsel bir kargaşa ve karmaşa içindedirler. Bu grup da münafıklar gibi Allah hakkında yanlış zanda bulunur ancak münafık değillerdir; aksine, gecikenler ve geride kalanlar (muhallefûn) sınıfındandırlar. Hareketleri geç başlar, çünkü sürekli tereddüt içindedirler: “Gidelim mi, gitmeyelim mi? Doğru mu, yanlış mı?” Ve nihayetinde sırf bu hesaplama hatası yüzünden şimdilik sahaya girmemeye karar verirler. Kur’an onlar hakkında şöyle buyurur: “Aksine siz, Peygamber’in ve müminlerin ailelerine bir daha asla dönmeyeceklerini sandınız.” Yani “Bu yolun bir sonuca varıp varmayacağı belli değil, neden kendimizi riske atalım? Bırakın başkaları gitsin” derler.

Buradaki önemli nokta şudur: Muhallefûn sadece hesap hatası yapmakla kalmaz, aynı hatayı meşrulaştırır ve süslerler de. “Hayır, aksine doğru analiz tam olarak budur” derler. Kur’an şöyle buyurur: “Bu düşünce kalplerinizde süslendi.” Defalarca yanlış bir yol önerirler, sonuç vermez ama yine aynı şeyi tekrarlarlar. İşte bu, taassup ve gericiliktir (tahaccür).

Taassup/gericilik ne demektir? Bir soruna yanlış bir cevap vermeniz; ardından tecrübenin, mantığın ve aklın o cevabın yanlış olduğunu göstermesi, fakat sizin -yanlışlığı defalarca kanıtlanmamış gibi- yine aynı cevabı tekrarlamanızdır. Bu, tam da hatayı süsleyip onunla övünmekle birlikte yapılan hesaplama hatasıdır. Taassubun en kötü türü budur.

Bunun örneğini geçen yıl, 12 Gün Savaşı’nın ardından gördünüz. Yaklaşık yirmi yıldır “Müzakere yolundan gidersek sorunlar çözülür” diyenler; o yolu bir kez denediler, [Nükleer Anlaşma – KOEP] yıllarca sürdü, ağır zararlara yol açtı ve hiçbir sonuç da elde edilmedi. Ancak bu grubun yine aynı reçeteyi ülke için yazdığını gördük; “Çözüm müzakeredir” dediler. Fakat ABD bu kez müzakereye bağlı kalmak yerine, müzakere masasının ortasında saldırdı ve bombaladı.

Ancak 12 Gün Savaşı’ndan sonra yine açıkça “Paradigmayı değiştirmeniz gerekir” dediler. Oysa bu savaş, kendilerinin önerdiği aynı sürecin bir sonucuydu. Buna rağmen yine aynı sözleri tekrarladılar.

Geçen yıl bu konu gündeme geldiğinde, birlikte konuştuğumuz Siyasi Hikmet toplantılarından birinde şöyle demiştik: “Bu olayın, ‘Sâmirî’nin Buzağısı’ olayına bir benzerliği var.” O dönemde bazıları rahatsız oldu ve “Bunlar nasıl sözler?” dediler. Fakat yine aynı yol izlendi, yine savaş çıktı ve yine aynı analizler tekrarlandı. Neden? Çünkü “Bu düşünce kalplerinizde süslendi.” Çünkü o kafa karışıklığı kalplerinde güzel göründü. Çok doğru bir yol olduğunu sanıyorlar; onu süslemek, ona başlıklar atmak ve sürekli tekrarlamak gerektiğini düşünüyorlar. Ancak hakikat; medya süslemeleriyle, manşetlerle veya propaganda atmosferiyle değişmez.

Kur’an diyor ki: Eğer zafer istiyorsanız; “Kalplerinde hastalık olanlar” (fî kulûbihim maradun) veya yanlış yollarda “Onlara koşuşanlar” (yusâri’ûne fîhim) arzulanan sonucun elde edilmesini bekleyip, ardından “Neden zafer kazanılmadı?” diye soramazlar.

Salı, 22 Temmuz, Kur’an’da İslam Siyasi Hikmeti Toplantıları Serisinin 149. Oturumu

Said Celili/Fars News

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın