ABD Dış Politika Tarihinin En Büyük Skandalı İran ile Savaşta Yaşandı

Chuck Schumer, ABD’nin İran ile savaştaki yenilgisinin, ABD dış politika tarihinin en büyük skandallarından birine dönüştüğünü itiraf etti.

ABD’de medya, uzmanlar, düşünce kuruluşları, eski ve mevcut yetkililer, çok sayıda Kongre üyesi ve Amerikan kamuoyu, Trump’ın savaşı kazanamayacağı, çok geç olmadan İran ile savaşı bitirmesi ve Amerikan askerlerini bölgeden çekmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varmış durumda. Bu durumun nedeni son derece açık: Trump açıklanan hedeflerinden hiçbirine ulaşamadığı gibi, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte benzin ve motorin fiyatlarının yükselmesi ve enflasyonun artması nedeniyle savaşın yükünü ceplerinde hisseden doğrudan Amerikan halkı oldu.

Reuters’ın en son anketi de İran ile savaşın Trump’ın popülaritesini en düşük seviyeye indirdiğini gösteriyor. Bu ankete göre Donald Trump’ın performansından duyulan memnuniyet oranı %33’e gerileyerek mevcut başkanlık dönemindeki en düşük seviyeyi gördü. Ankete katılanların %64’ü Trump’ın performansından memnun olmadığını belirtti. Ankette, Trump’ın popülaritesindeki düşüşün ana nedenlerinden biri olarak Amerikalıların ABD’nin İran ile savaşı sürdürmesinden ve benzin fiyatlarındaki artıştan duyduğu endişeler gösterildi.

ABD’deki Demokrat ve Cumhuriyetçi senatörlerin her ikisi de savaşın sonuçlarından endişeli: Cumhuriyetçiler, Trump’ın yenilgisinin Kasım ayındaki ara seçimlere etkisinden büyük korku duyarken; Demokratlar da bu yenilginin ABD’nin caydırıcılığını, itibarını ve prestijini yok etmesinden dehşete düşmüş durumda. ABD Senatosu’ndaki Demokratların lideri de İran’a karşı savaşın ABD için doğurduğu ekonomik sonuçlara değinerek, bunun ABD tarihindeki en büyük dış politika skandallarından biri olduğunu söyledi.

ISNA’nın bildirdiğine göre, kıdemli Amerikalı Demokrat Senatör Chuck Schumer, Pazartesi akşamı ABD ve İran arasındaki mutabakat muhtırasını “yanlış anlama” olarak nitelendirerek X sosyal medya hesabından şunları yazdı: “ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile vardığı mutabakat muhtırası tam bir başarısızlık ve fiyasko olmuş, Trump’ın beyan ettiği hedefler doğrultusunda hiçbir ilerleme sağlamamıştır.”

Savaşın ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Schumer: “Benzin fiyatlarının galon başına 4 doların üzerine fırlamasıyla Amerikalılar zor durumda kaldı” dedi. Ne yaptığını bilmeyen Başkan Trump tarafından yönetilen bu sürecin ABD tarihindeki en büyük dış politika skandallarından biri olduğunu belirten Chuck Schumer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Donald Trump askerlerimizi ve milletimizi hayal kırıklığına uğrattı. Verdiği hasarın tamirine başlayabilmek adına ciddi bir diplomasi ile bu savaşa derhal son vermeliyiz.”

Kimse Trump’ı Ciddiye Almyor

İran ile savaşta zafer kazanmaktan aciz kalan Trump; tehditlere, blöflere, hatta şakalara ve fıkra anlatmaya başvuruyor. Trump’ın tako yemeğine olan merakı ve sürekli geri adım atması, kendisi için “Trump Always Chickens Out” (Trump Her Zaman Geri Adım Atar) anlamına gelen “TACO” ifadesinin kullanılmasına yol açtı. Trump son olarak Umman’ı da bombalamakla tehdit etti ve hayali “İran’ı teslim alma” arzusunu kaçıncı kez dile getirdi. İranlıları çatışmaları tırmandırmakla tehdit ederken, şimdiye kadar İran’a yönelik önceki tehditlerinden en az “yedi kez” geri adım attı.

CNN kanalı konuyla ilgili analizinde, Donald Trump’ın Washington’ın Hürmüz Boğazı’ndaki girişimlerine müdahale ettiği gerekçesiyle Umman’ı bombalamakla tehdit ettiğini; ancak benzer tehditleri sürekli tekrarlayıp ardından geri adım atmasının uyarılarının inandırıcılığını zedelediğini yazdı. CNN’e göre, Umman bu tehditten pek endişe duymadıysa bunu anlamak mümkündür. Bir zamanlar başkanların arkasında durmadığı tehditlerin tehlikeleri konusunda defalarca uyarıda bulunan Trump, son aylarda bolca içi boş tehditte bulundu.

CNN şu değerlendirmeyi ekliyor: Trump’ın İran savaşında izlediği yaklaşımın önemli bir kısmı, görünüşe göre uygulamaya pek niyetli olmadığı tehditler savurmaya dayanıyor; tabii en başından beri bunları uygulama niyeti vardıysa. Bu yaklaşımın sorunu, Trump’ın geçmişte kendisinin de muhtemelen belirttiği gibi, Umman gibi ülkeleri onun taleplerini kabul etmeye teşvik etmemesidir; çünkü bu ülkeler Trump’ın tehditlerini hayata geçirmeye hazır olduğuna inanmıyor.

IRNA’nın aktardığına göre, bu analizin yazarı Trump’ın ülkelere karşı söylem geçmişine değinerek şunları yazdı: Şu an için Trump’ın İran savaşındaki blöf karnesini görmezden gelmek mümkün değil. Yaklaşık dört ay önce, savaşın henüz başlarında ve başlamasından iki aydan kısa bir süre geçmişken Trump’ın İran’ı beş kez tehdit ettiği ancak bu tehditlerin hiçbirini gerçekleştirmediği yazılmıştı. Tüm bu durumlarda Trump belirli bir talep ve belirli bir son tarih belirlemişti; ancak her defasında tehdit ettiği saldırıyı iptal etti.

ABD İtibarının Yok Oluşu

CNN başka bir haberinde, Donald Trump’ın Umman’a yönelik yeni tehditlerine ve Güney Kore üzerindeki baskısına değinerek şu ifadeleri kullandı: ABD Başkanı’nın dış politikadaki yaklaşımı, Washington’ın gücünü pekiştirmek yerine ülkenin itibarının zedelenmesine ve müttefiklerinin güvenini kaybetmesine yol açtı. CNN’e göre Trump’ın İran savaşındaki hedeflerine ulaşmaktaki başarısızlığı, dış politika yaklaşımındaki zayıflıkları her zamankinden daha açık bir şekilde ortaya koydu. CNN, Trump’ın aylarca İran’ın askeri gücünü yok ettiğini iddia ettikten sonra bile Hürmüz Boğazı’nı henüz normal ve serbest seyrüsefere açık bir duruma getiremediğini vurguladı. Analizin sonuç bölümünde, İran’ın yıpratma savaşının Trump’ın ABD’nin gücüne dair iddiaları ile sahadaki gerçekler arasındaki uçurumu gözler önüne serdiği belirtildi; bu durum eleştirmenlere göre Washington’ın hem rakipleri karşısındaki itibarını hem de müttefiklerinin güvenini sarsabilir.

Bataklığa Saplanmış Durumda

Amerikan Washington Post gazetesi de Donald Trump’ın İran’a karşı savaş başlatarak içine düştüğü bataklığa dikkat çektiği haberinde şunları yazdı: Donald Trump’ın İran ile Haziran ayındaki geçici anlaşması müzakereler için iki aylık bir süre öngörmüştü; ancak bu süre doldu ve daha geniş kapsamlı müzakereler tam bir kilitlenme içinde.

Washington Post şöyle yazıyor: ABD’nin İsrail ile koordineli olarak İran’a karşı saldırıları başlatmasından altı ay sonra ve partisinin Kongre’nin kontrolünü elinde tutup tutamayacağını belirleyecek seçimlere 78 gün kala Trump, tam da benzersiz bir şekilde kaçınma yeteneğine sahip olduğunu iddia ettiği o sonu gelmez savaşla karşı karşıya: Belirgin bir askeri çözümü olmayan, ufukta hiçbir diplomatik ilerleme görünmeyen, ülke içinde giderek artan ekonomik ve siyasi maliyetleri olan bir savaş. Habere göre, bu kilitlenmenin devam etmesi, Trump’ı siyasi kimliğinin temel taşlarından birini çökerten bir savaşı yöneten bir başkan konumuna düşürme riski taşıyor.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın