Filistin Halkı Soykırım Karşısında Yalnız Bırakıldı

Hamas Siyasi Büro Kıdemli Üyesi Gazi Hamad, Gazze anlaşmasına atıfta bulunarak “Anlaşmayı tehdit eden siyonist rejimdir ve soykırım en üst seviyeye ulaşmıştır” dedi.

Siyonist rejimin Gazze barış anlaşmasının uygulanmasındaki engelleyici tutumu, bu anlaşmayı fiilen tıkanıklığa sürüklemiştir; öyle ki bu mülakatın yapıldığı an itibarıyla Gazze’deki şehit sayısı 73 bin 442’ye ulaşmıştır.

Mehr muhabiri, Hamas Siyasi Büro Kıdemli Üyesi Dr. Gazi Hamad’ın İstanbul’daki basın toplantısının marjında kendisiyle özel bir mülakat gerçekleştirdi. Mülakatın tam metni aşağıda yer almaktadır:

Savaşı durdurması gereken ateşkes, Gazze’de saldırıların ve can kayıplarının devam ettiği bir ortamda sürdürülüyor ve pek çok Filistinli “kağıt üzerindeki ateşkes” ile sahadaki gerçeklik arasında büyük bir mesafe olduğunu hissediyor. Sizce şu anda Gazze’de yaşananlar ateşkesin ihlali midir, yoksa müzakere tarafları en başından itibaren ateşkesin tanımı ve uygulama garantileri konusunda net bir anlaşmaya varamadı mı? Ve eğer İsrail bedel ödemeden bu durumu sürdürebilirse, Hamas’ın aracıları ve karşı tarafı taahhütleri yerine getirmeye zorlayacak ne tür gerçek araçları vardır?

Öncelikle bu aşamadaki seçeneklerimiz son derece zordu. Mevcut ortamın ve şartların niteliği; yani İsrail’in veya ABD’nin bölgedeki zorbalığının, soykırımının ve politikalarının egemenliği altındaki koşullar, şüphesiz zorlu ve yıpratıcı şartları dayatmaktadır.

Dolayısıyla önümüzdeki seçenekler zordu ve belki de biz tam olarak “kötünün en iyisini” seçiyorduk. Bu anlaşmadan temel amacımız Gazze’deki soykırım savaşını durdurmaktı; beklentilerimiz belki pek iyimser değildi ancak Gazze’deki soykırım savaşının şiddetini ve temposunu bir nebze olsun düşürmeyi başardık.

[Buna rağmen] Gazze Şeridi’ndeki soykırım, açlık ve insani felaket en üst seviyesinde seyrediyordu.

Biz bu yıllar boyunca tüm gücümüzle savaştık, bütün imkanlarımızla mücadele ettik ve on binlerce kişinin şehadetiyle sonuçlanan çok büyük fedakarlıklar yaptık. Filistin halkına yardım etmek ve soykırımı önlemek adına Arap ve İslam dünyasından bir hareketlilik olmasını bekliyorduk; ancak ne yazık ki bu gerçekleşmedi ve Filistin halkı soykırım karşısında yalnız bırakıldı.

Biz şu anda Arap ve Amerikalı aracılarla varılan bu anlaşmaya bağlıyız. Mümkün olduğunca bu anlaşmayı korumaya çalıştığımızdan şüphe yoktur; ancak onu çöküşe sevk eden, tehdit eden ve bölgenin istikrarını tehlikeye atan işgalci rejimin politikalarıdır.

Şimdi Gazze’nin geleceğine dair tartışmalar savaşın durdurulmasının ötesine geçerek Hamas’ın silahsızlandırılmasına, Gazze’nin geçici yönetimine, yeniden imara ve Filistin Yönetimi’nin rolüne ulaştı. Hamas’tan savaşın kalıcı olarak sona ermesi ile askeri kapasitesinden tamamen vazgeçmesi arasında bir seçim yapması istenirse, hareketin gerçek tutumu ne olur? Hamas, kapsamlı bir anlaşma çerçevesinde askeri yapısını Filistinli bir güvenlik mekanizmasına dönüştürmeyi müzakere etmeye hazır mıdır, yoksa silahsızlanmayı bağımsız Filistin devleti kurulmadan tartışılamaz bir kırmızı çizgi olarak mı görmektedir?

Biz ulusal projemize tamamen bağlı kalmaya devam ediyoruz ve Gazze Şeridi’nin egemenliğini koruma konusunda ısrarcıyız. Yalnızca Gazze Şeridi’ndeki halkımızın güvenliğini ve emniyetini korumak uğruna çok büyük tavizleri kabul ettik.

Gazze Şeridi’ndeki yönetimin (yönetişimin) devredilmesini onayladık ve silah konusuna belirli bir yaklaşımla yaklaştık; ancak tek bir nedenle ve daha büyük bir hedef uğruna: Gazze Şeridi’ndeki soykırımın devam etmesini önlemek.

Açıkça ifade edeyim ki bu istisnai bir aşamadır, kalıcı bir durum değildir; mücbir (zorlayıcı) şartlar altında dayatılmış bir aşamadır. Ancak temel pusulamız her zaman haklarımızı gösterecektir.

İşgale son vermek için tüm gücümüzle çabalayacağız ve ulusal projemizden kesinlikle vazgeçmeyeceğiz.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın