Lübnan Ordusu: İsrail Anlaşmayı 7 bin 700 Kez İhlal Etti

Lübnan Ordu Komutanlığı, Siyonistlerin vahşetini kınayarak İsrail’in anlaşmayı 7 bin 700 kez ihlal ettiğini açıkladı.

Siyonistlerin Lübnan’a yönelik vahşi suçlarını tırmandırması ve sadece son birkaç gün içinde onlarca Lübnan vatandaşını katletmesine tepki olarak Lübnan Ordu Komutanlığı bir bildiri yayımladı. Bildiride, İsraillilerin devam eden saldırılarının mevcut tüm mutabakat ve anlaşmaları tehdit ettiği, ordunun istikrar sağlama çabalarını engellediği; Lübnan’ın egemenliği ile güvenliğinin açık bir ihlali anlamına geldiği belirtildi.

Lübnan Ordu Komutanlığı, İsrail tecavüzlerinin durdurulmasının, ordunun konuşlanmasını tamamlaması ve çerçeve anlaşması uyarınca görevlerini yerine getirmesi için temel bir ön koşul olduğunu ekledi. İşgalci İsrail saldırılarının; Lübnan’ın güneyindeki yıkım, tahribat ve vahşi bombalama operasyonlarıyla eş zamanlı olarak sürmesi ve tırmanması, onların saldırgan niyetleri konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmamaktadır.

Bildirinin devamında bu İsrail tecavüzlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğu, mevcut mutabakat ve anlaşmaları tehdit ettiği, ordunun istikrar sağlama çabalarını engellediği ve Lübnan’ın egemenliği ile güvenliğinin açık bir ihlali olduğu ifade edildi.

Lübnan Ordu Komutanlığı; ordunun, çerçeve anlaşmasının imzalanmasından bu yana taahhütlerini yerine getirme konusundaki tam hazır oluşunu sergilediğini ve Ordu Komutanlığı tarafından hazırlanan plan doğrultusunda, Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu ile eş zamanlı olarak deneysel bölgelerde operasyonel kontrolü sağlamak için gerekli adımları başlattığını vurguladı.

Bildiriye göre Lübnan Ordusu’nun attığı adımlar şunları kapsamaktadır: “Zutar el-Garbiye, Forun ve Srifa şehirlerine çıkan yollarda ve bu şehirlerin içinde altı sabit kontrol noktası ile on üç gözlem noktası oluşturulması; 7/24 yaya ve araçlı devriyeler yürütülmesi; patlamamış silah ve mühimmatın temizlenip el konulması; Lübnan yasalarına göre silahlı grupların varlığının ve yetkisiz faaliyetlerin önlenmesi.”

Lübnan Ordu Komutanlığı, ordunun bu adımları çerçevesinde uzman askeri birliklerin belirli miktarda hafif ve ağır silaha el koyduğunu belirtti. Ayrıca Lübnan Ordu birlikleri yaklaşık on iki kilometre uzunluğundaki yolları açmış, buna ek olarak Lübnan yasalarına uygun şekilde ve ev sahiplerinin rızasıyla çok sayıda evde arama yapmıştır.

Lübnan Ordu Komutanlığı; bu operasyonel adımlarla eş zamanlı olarak birliklerinin, temel hizmetleri sunmak amacıyla sivil-askeri iş birliği girişimlerini aktifleştirmek, enkazı kaldırmak ve yolları açmak da dahil olmak üzere sakinlerin güvenli bir şekilde geri dönmesi için prosedürleri uyguladığını duyurdu.

Bildiriye göre Lübnan Ordusu ayrıca şehitlerin cenazelerinin bulunmasına katılmış, operasyon bölgesindeki giriş ve çıkışları yönetmiştir. Zutar el-Garbiye şehrinde nüfusun yaklaşık yüzde 70’i geri dönerek mülklerini kontrol edebilmiş, ancak bunların sadece yüzde 16’sı (450 aileden 60 aileye denk gelecek şekilde) orada ikamet edebilmiştir.

Lübnan Ordu Komutanlığı, işgalci İsrail’in evlerin yüzde 85’ini tamamen, yüzde 15’ini ise kısmen yıktığını vurguladı. Ayrıca çerçeve anlaşmasının imzalandığı geçen 26 Haziran tarihinden bu yana işgalci İsrail güçleri bu anlaşmaya uymamış ve ihlal sayısı yaklaşık 7 bin 700’e ulaşmıştır.

Bildirinin devamında, işgalci İsrail güçlerinin Lübnan Ordusu personeline ve devriyelerine de defalarca ateş açtığı vurgulandı. İsrail saldırılarının sürmesi ve özellikle son günlerde ateşkesin sürekli ihlal edilmesi, güvenli bölge kabul edilen alanlardan yeni bir göç dalgasına yol açmıştır.

Lübnan Ordu Komutanlığı ayrıca işgalci İsrail’in amacının, ordunun Lübnan içinde ve uluslararası toplum nezdindeki itibarını zayıflatmak olduğunu belirtti: “İsrail tecavüzlerinin durdurulmasının ve tekrarlanan ateşkes ihlallerine son verilmesinin; Lübnan Ordusu’nun konuşlanmasını tamamlaması ve çerçeve anlaşmasına uygun olarak görevlerini yerine getirmesi için zaruri olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.”

Lübnan Ordusu tarafından yayımlanan bu bilgiler yalnızca İsrail saldırılarının saha istatistikleri değil, aynı zamanda Lübnan’daki vahim siyasi durumun da açık bir yansımasıdır. “Çerçeve Anlaşması”nı siyasi ve diplomatik bir başarı olarak sunmak için acele eden yetkililer, düşman saldırıları sürerken ve güney köyleri her gün yıkıma uğrarken şimdi çaresiz kalmışlardır.

Siyonistlerin Lübnan hükümetiyle doğrudan müzakerelerdeki küstahlığı öyle bir boyuttadır ki Netanyahu veya Siyonist rejimin Savaş Bakanı Israel Katz, İsrail’in Lübnan’dan tek bir karış dahi çekilmeyi reddettiğini sürekli dile getirmekte; aynı zamanda Lübnan ile müzakereye bağlı olduklarını göstererek bunu tüm Lübnan’daki güvenlik durumunda tam bir değişim yaratmak için kullanılması gereken “siyasi bir başarı” olarak görmektedirler.

Bununla birlikte, mevcut Siyonist rejim kabinesinin yaptığı şeyler, pratikte Lübnan hükümetinin kendisini —güç kullanarak değil— müzakere ve diplomasi yoluyla güneyi kurtarmada ve sakinlerini geri döndürmede başarılı olmuş biri gibi gösterme şansını tamamen yok etmektedir.

Gerçekte İsrail, Lübnan hükümetinin diplomatik çabalarının içini boşaltmakta ve müzakereleri, İsrail’in taleplerinden oluşan bir kısır döngüye hapsederek her turdan sonra başladığı noktaya geri dönen karmaşık bir sürece dönüştürmektedir.

Bu esnada Lübnan halkı, diplomatik seçeneğe ve diyaloğa olan güvenini her geçen gün daha fazla kaybetmekte; İsrail karşısındaki tek seçeneğin güç ve silah kullanımı olduğunu kavramaktadır. Bu durum, Hizbullah’ın silahsızlanmayı reddetmeyi sürdürmesi için daha fazla alan yaratmaktadır.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın