İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, UAEA Başkanı Rafael Grossi’yi, kurumun teknik rolünü siyasallaştırmak ve İran’a yönelik askeri bir saldırı için bahane yaratılmasına katkıda bulunmakla eleştirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nı (UAEA) tarafsızlığını yitirmekle ve raporlarını siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.
Bekayi, Ajansın raporlarının baskıcı eylemlere zemin hazırlamak amacıyla kullanıldığını belirterek, UAEA’nın tarafsız ve bağımsız bir kurum olarak sahip olduğu güvenilirliğin ciddi şekilde zedelendiğini ifade etti.
“Teknik raporları siyasi gerekçelere dönüştürüyor”
UAEA Başkanı’nı eleştiren Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
“UAEA Başkanı, otoritesi teknik uzmanlık, tarafsızlık ve bağımsızlığa dayanan bir kurumu; teknik raporlamayı siyasi gerekçelendirmeye, siyasi gerekçelendirmeyi ise savaşa bağlayan bir zincirin halkası haline getirmiştir.”
İranlı sözcü, Ajans raporlarının tehdit söylemleri için “ham madde” olarak kullanıldığını vurgulayarak, “UAEA raporları bir ülkeye karşı siyasi ve hukuki bir dava dosyası oluşturmak için kullanıldığında, teknik denetim ile askeri saldırganlığa zemin hazırlama arasındaki çizgi tehlikeli bir şekilde bulanıklaşmaktadır” dedi.
“Ajans, hukuk dışı savaşın suç ortağıdır”
Bekayi, bu durumun sadece Ajansın itibarına zarar vermekle kalmadığını, aynı zamanda Ajansı, bir saldırıyı meşrulaştırma aracı haline getirme riski taşıdığını savunarak, “Bu, derin bir kurumsal başarısızlıktır. Daha da kötüsü, Ajans, Ortadoğu’yu kitle imha silahlarından arındırmanın önündeki tek engel olan soykırımcı bir rejimin çıkarları ve hırsları doğrultusunda yürütülen, hukuk dışı bir savaşın siyasi hazırlığında suç ortağı haline gelmiştir. Uluslararası barış ve güvenliğe katkıda bulunmakla görevli bir kurum, asla savaş için bir bahane üretme mekanizmasının parçası olmamalıdır” ifadelerini kullandı.
“Saldırganlığa zemin hazırlayanlar sorumluluktan kaçamaz”
Sözcü Bekayi, askeri saldırganlık ve savaş suçlarına ilişkin sorumluluğun, sadece emri veren veya saldırıyı gerçekleştirenlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, “Saldırganlığa zemin hazırlayanlar sorumluluktan kaçamaz” diye konuştu.
