Siyonist bir yetkili, Ensarullah’ın Babülmendep üzerinde tam kontrol kurmasına ilişkin endişelerini dile getirerek İsrail’in bu çatışmaya müdahil olmayacağını söyledi.
Yemenli savaşçıların Suudi paralı askerleriyle mücadelede Ensarullah’ın Babülmendep Boğazı’nda tam kontrol sağlamasıyla sonuçlanan şaşırtıcı ilerleyişinin ardından Siyonistler, Yemenlilerin bu boğazı tamamen denetim altına almasının tehlikeli sonuçları konusunda uyarıda bulundu.
Siyonist rejimin 12. Kanal televizyonu, adı açıklanmayan üst düzey bir rejim yetkilisine dayandırdığı haberinde, Ensarullah Hareketi gemileri çıplak gözle görebilecek durumda olmaları nedeniyle istedikleri her hedefe tanksavar füzeleri fırlatabilecek güce ulaştıklarını bildirdi.
Söz konusu Siyonist yetkili, şu anda dünyanın en çok dikkatini çeken Hürmüz Boğazı ile Babülmendep Boğazı arasındaki farka değinerek, “Onlar en dar noktadalar ve Babülmendep Boğazı’ndaki kriz Hürmüz Boğazı’ndan daha kötü” dedi.
Yetkili sözlerini şöyle sürdürdü: “Ensarullah gemileri hedef alabilecek; radar veya gelişmiş sistemler kullanmalarına gerek kalmayacak. Gemileri çıplak gözle görecekler, patlayıcı yüklü hücum botlar gönderebilecek veya gemilere el koyabilecekler. Bu, gruba muazzam bir güç katan devasa bir gelişmedir.”
İsmi açıklanmayan söz konusu Siyonist yetkili, 12. Kanal’a yaptığı açıklamada İsrail’in Babülmendep Boğazı’ndaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve doğrudan saldırıya uğramadıkça bu sürece müdahale etmeyeceğini belirtti.
Kaynak, “Şu an için bu konu Suudi Arabistan’ı ilgilendiriyor; özellikle de Riyad’ın Türkiye ve Pakistan ile bir savunma ittifakı imzalamış olması nedeniyle. Bu bizim savaşımız değil” ifadelerini kullandı.
Diğer yandan, Ensarullah’ın Yemen’in tüm batı kıyılarının yanı sıra komşu stratejik adaları da kontrol altına alması ve Yemenlilerin Babülmendep Boğazı üzerindeki hakimiyetini pekiştirmesiyle birlikte; ABD ve müttefikleri üzerindeki baskının Hürmüz Boğazı’ndan, bu boğazdaki aksamaların etkisini hafifletmek için güvendikleri su yolları ve limanlar ağına kayması ihtimali bulunmaktadır.
Bu durum, Siyonistlerin Direniş Ekseninin —özellikle İran ve Yemen’in— stratejik su yollarındaki baskı kozunun güçlenmesine yönelik endişelerini artırmaktadır. Bu doğrultuda Yemen’in batı kıyısındaki gelişmeler İsrail’in dikkatini ciddi şekilde çekmiştir.
Bu bağlamda İbranice yayımlanan Maariv gazetesi, İsrail istihbarat teşkilatlarının Ensarullahın hareketlerini yakından izlediğini ve El-Moha’nın kontrol edilmesinin, bu hareketin Kızıldeniz’e doğru ilerleyen tanker ve gemileri etkileme kabiliyetini artırmasından endişe duyduğunu bildirdi.
Siyonist çevrelerin bazı değerlendirmeleri, Sana güçlerinin kıyıdaki ilerleyişinin İsrail’in Babülmendep civarındaki deniz faaliyetlerini yoğunlaştırmasını zorunlu kılabileceğini gösteriyor. Diğer bazı uzmanlar ise Ensarullah’ın boğazdaki kontrolünü pekiştirmesinin, Suudi Arabistan’a, Süveyş Kanalı’na ve Eylat Limanı’na yapılan deniz taşımacılığını akamete uğratma kapasitesini artıracağı uyarısında bulundu.
Siyonist çevrelerin değerlendirmeleri ayrıca Hürmüz Boğazı ile Babülmendep cepheleri arasında giderek artan bir bağlantıya dikkat çekiyor. İsrailli analist Doron Peskin, Kızıldeniz’deki gemi trafiği üzerindeki baskının, özellikle Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı üzerinden petrol ihracatına dayanmasının ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaları baypas etmek için kullandığı güzergahı tehdit ettiğine inanıyor.
Gemi takip verileri, Hürmüz Boğazı’ndan geçen trafiğin son aylarda azaldığını, Babülmendep Boğazı’nın ise ticari denizcilik için hayati bir geçiş noktası olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak Yemenlilerin Babülmendep Boğazı’nda tam kontrol sağlamasının ardından bu boğazdaki gemi seyrüseferinin aksamasına yönelik endişeler de baş gösteriyor.
Siyonistlerin analizine göre, bu tehdidin etkili olması için Babülmendep Boğazı’nın tamamen kapatılması gerekmiyor. Denizcilik risklerinin artması, buna bağlı olarak sigorta ve güvenlik maliyetlerinin yükselmesi ve daha fazla geminin Afrika’yı dolaşmak zorunda kalması yeterlidir; bu durum seyahat süresini uzatmakta ve mevcut taşıma kapasitesini sınırlamaktadır.
Yemen sahasındaki son askeri gelişmelerin Kızıldeniz’deki deniz güvenliği ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan gemi trafiği üzerindeki olası etkilerine dair endişelerin ortasında, Ensarullah Hareketi Politbüro Üyesi Hizam el-Assad dün (Cuma) El-Araby Al-Jadeed’e verdiği demeçte, Ensarullah’ın Babülmendep’te geçiş ücreti uygulama gibi bir niyetinin bulunmadığını açıkladı.
Hizam el-Assad şu ifadeleri kullandı: “Silahlı kuvvetlerimizin bazı kıyı bölgelerinde gerçekleştirdiği eylemler, Yemen’in egemenliğini vurgulamak, toplumsal barışı tehdit eden meydan okumalara ve hırslara karşı koymak çerçevesinde yürütülen ulusal ve dahili bir operasyondur.”
Ensarullah yetkilisi şunları vurguladı: “Kızıldeniz ve Babülmendep’te seyrüsefer özgürlüğü ve uluslararası ticaret güvenlidir, kesintisiz devam etmektedir; uluslararası toplumun endişe duymasını gerektirecek bir durum yoktur, zira Yemen tarafından kendilerine yönelik hiçbir tehdit bulunmamaktadır.”
Yetkili, Yemen’in mevcut operasyonlarının daha önce de duyurulduğu üzere hedef odaklı olduğunu ve savunma kapsamında yer aldığını belirtti.
