Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’ne göre İran heyetinin Birleşmiş Milletler’de Witkoff ile görüşmesi, Tahran’ın şartlarını Amerikan tarafına iletmek amacıyla gerçekleşti. Oysa Muhsin Rızai ve Bekai’nin açıkça belirttiği üzere, geçen hafta İran’ın şartları aracılar vasıtasıyla ABD’ye zaten iletilmişti. Bu durum, söz konusu görüşmeye ilişkin bazı soruları gündeme getirmektedir.
Dün, Birleşmiş Milletler yıllık genel kurulu marjında Irakçi ile Witkoff’un görüştüğüne dair haberler alındı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai konuya ilişkin şunları söyledi: “Her şey çok açık. Gerçekleşen temas Katalı aracı vasıtasıyla oldu ve İran heyeti şartlarını son derece açık ve net bir şekilde Amerikan tarafına aktardı.” Bekai ardından şunları doğruladı: “Bu konu yeni bir şey değildi. Geçtiğimiz bu hafta içinde İran’ın şartları zaten ifade edilmişti.”
4 gün önce İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai, Al Jazeera televizyonuna verdiği mülakatta, “Katar ve Pakistanlı aracılarla istişareler sürüyor ve müzakere şartlarımızı kendilerine ilettik” demişti. Rızai ayrıca bir sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “İran İslam Cumhuriyeti’nin her türlü müzakerenin başlaması için öne sürdüğü 7 şart ABD hükümetine bildirildi. Tahran’ın mesajı açık ve nettir; Washington kendi yarattığı çıkmazdan kurtulmak ve buraya daha fazla saplanmamak istiyorsa İran’ın haklarını ve şartlarını kabul etmekten başka çaresi yoktur.”
Bu doğrultuda, Witkoff ile yapılan görüşmeye ilişkin İran heyetine ve bizzat Abbas Irakçi’ye yönelik birkaç soru öne çıkmaktadır:
- Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün doğruladığı üzere, geçen hafta İran’ın şartları resmi olarak ABD’ye iletilmişti. Sonuç olarak Washington, her türlü müzakere ve savaşın sona ermesi için İran’ın şartlarından haberdardı. Bekai’nin açıklamalarına göre Irakçi ve Witkoff’un dünkü görüşmesi yeni bir konu içermemekte olup bu görüşmede İran’ın şartları tekrarlanmıştır. Dolayısıyla soru şudur: Böyle bir toplantının düzenlenmesinin İran açısından ne gibi bir gerekliliği, kazanımı veya zarureti vardı?
- ABD hükümeti üzerindeki en büyük iç ve dış baskılardan birinin petrol fiyatlarındaki artış olduğu kimse için sır değildir. Ayrıca Amerikan tarafıyla üstelik Birleşmiş Milletler bünyesinde bir görüşme gerçekleştirmenin petrol fiyatları üzerinde etkili olduğu ve üzerindeki baskıyı hafiflettiği son derece açıktır. Eğer ABD henüz tüm İran şartlarını kabul ettiğine dair aracılar vasıtasıyla resmi bir yanıt göndermediyse, böyle bir toplantının düzenlenmesinin ve bunun yan etkisi olarak petrol fiyatlarının düşmesinin —dolayısıyla ABD üzerindeki baskının hafiflemesinin— ne gereği vardı?
- Hatemü’l Enbiya Karargahı’nın son açıklamasına göre ABD, müttefikleriyle koordineli bir şekilde İran’a karşı bir eylem planlamaktadır. Yeni ve üst düzey her türlü askeri hamle, küresel düzeyde petrol piyasasına büyük bir şok dalgası yaşatacaktır. Dolayısıyla ABD’nin eyleme geçmeden önce petrol fiyatlarını —az da olsa— bir miktar düşürmeye ihtiyacı vardır ki, eylem sonrasındaki petrol şokuna rağmen nihai fiyat beklentilerin ötesinde bir rakama ulaşmasın. Bu nedenle, mevcut durumda petrol fiyatlarının düşmesine yol açan her eylem, istemeden de olsa ABD’nin saldırı öncesi ihtiyaçlarını kolaylaştırmaktadır. Dışişleri Bakanı’na sorulan soru şudur: Witkoff ile görüşme neden böylesine belirleyici bir zamanda gerçekleşmiştir?
not: bu analiz farsnews.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
