Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri, Trump’ın her gün Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu iddia ettiğini ancak onların kaçakçılık yaptığını ve boğazın İran’ın kontrolü ve yönetimi altında bulunduğunu söyledi.
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, Press TV’ye verdiği mülakatta ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan petrol nakletme çabalarına değinerek şunları kaydetti: “Trump, Umman’ın kıyı sularında faaliyet gösteren bir dizi haydut/eşkıyayı kiralayarak kaçakçılığa yönelmiştir.”
Rızai sözlerine şöyle devam etti: “O her gün Hürmüz Boğazı’nın açık olduğunu iddia ediyor; ancak cevaben diyorum ki siz kaçakçılık yapıyorsunuz; boğaz İran’ın kontrolü altındadır ve biz burayı yönetiyoruz.”
Boğaz İran’ın Kontrolü Altındadır ve Biz Burayı Yönetiyoruz
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri şu ifadeleri vurguladı: “Geçtiğimiz birkaç ay boyunca her gece Hürmüz Boğazı’nda kaçakçıların kullandığı gemilerden beş tanesini hedef aldık.”
CENTCOM Komutanı’nın kaçakçılık faaliyetlerini yönettiğini belirten Tümgeneral Rızai, “O aynı zamanda BAE ordusunu da kullanmaktadır. Daha büyük tankerlere petrol aktarmak için beş veya altı küçük deniz aracı kullanıyorlar; ancak biz de her gece bunlardan beş veya altı tanesini hedef alıyoruz” dedi.
Tarihin Çöplüğü İran Düşmanlarının Sonu Olmuştur
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri şunları söyledi: “ABD’den daha büyük güçler İran’ı fethetmeye çalıştı, ancak sonunda ‘tarihin çöplüğüne’ intikal ettiler.”
ABD’nin İran ile yüzleşmesinde müteaddit yenilgilere uğradığını ve sonuç olarak çaresizlikten ekonomik savaşa yöneldiğini ekledi.
Tümgeneral Rızai, bu yüzleşmenin bitiş zamanını İran’ın belirleyeceğini vurgulayarak, Tahran’ın haklı talepleri gerçekleşene kadar direnişe devam edeceğini belirtti.
ABD güçlerinin bölgedeki varlığına değinen Rızai, “ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi, Washington’ın kendi askeri programını bölgeye dikte etmede başarısız olduğunu göstermektedir” dedi ve bu gelişmeyi İran’ın Batı Asya’daki ABD askeri varlığına karşı gösterdiği direnişin haklılığının bir teyidi olarak niteledi.
Tahran Eski Diplomatik Yöntemlerine Geri Dönmeyecektir
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ayrıca şunu duyurdu: “30 milyondan fazla İranlı, ABD’nin olası bir saldırısı durumunda İran’ı savunmak üzere silaha sarılmak amacıyla ‘Cân-fedâ’kampanyasına kaydolmuştur.”
Diplomasiye ilişkin ise şunları söyledi: “Tahran eski diplomatik yöntemlerine geri dönmeyecektir, ancak diplomasiyi hiçbir zaman tamamen bir kenara bırakmayacaktır.”
ABD Saldırganlığı Tekrarlanırsa Temel Veri Sistemleri Hedef Alınacak
Tümgeneral Rızai uyardı: “Eğer Washington bir kez daha İran’a karşı saldırganlığa kalkışırsa, temel veri sistemleri ve yapay zekâ sensörleri dahil olmak üzere ABD varlıkları hedef alınabilir.”
Rızai ayrıca Washington ve bölgesel müttefiklerini Hürmüz Boğazı çevresindeki sorunların kaynağı olarak niteledi.
Yeni Bir Savaşın Başlamasıyla Yeni Kabiliyetler Sergilenecektir
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri söyleşinin devamında İran’ın her türlü yeni saldırganlığa karşı koymaya hazır olduğunu vurgulayarak, “Savaşın yeniden başlaması halinde yeni kabiliyetleri sergilemeye tamamen hazırız” dedi.
Sözlerine şunları ekledi: “ABD’nin BAE’de ve Hürmüz Boğazı çevresinde henüz hedeflerimiz arasına almadığımız son derece pahalı varlıkları bulunmaktadır.”
Düşmanı Çok Daha Kapsamlı ve Geniş Bir Planla Karşılayacağız
Tümgeneral Rızai şu uyarıda bulundu: “Yeniden bir savaş patlak verirse bölgedeki pek çok kablo, veri merkezi, yapay zekâ tesisi ve diğer alanlar imha edilecektir.”
Bölgedeki mevcut kabloların, veri merkezlerinin ve yapay zekâ tesislerinin değerinin 2 trilyon dolardan fazla olduğunu belirten Rızai, “Bugün yeni bir yüzleşme yaşanırsa, düşmanı kesinlikle çok daha geniş ve kapsamlı bir planla karşılayacağız” dedi.
ABD’de Aptallar İş Başında
Milli Yüksek Güvenlik Konseçi Genel Sekreteri mülakatın devamında şu ifadeleri kullandı: “ABD’de tarihi okumamış, İran milletini tanımayan bir dizi cahil, bilgisiz ve aptal insanla karşı karşıyayız; sonuç olarak bu duruma gelmiş bulunmaktayız.”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya hitaben şöyle konuştu: “Sizin için bir mesajım var; binlerce yıl boyunca sizden çok daha büyük figürler defalarca İran’a gelme ve bu ülkeyi işgal etme hayali kurdu. Çeşitli güçler İran’a girme, burayı denetim altına alma ve İran milletini yok etme rüyası gördü; ancak İran milleti hepsini mağlup etti.”
Tümgeneral Rızai şunları ekledi: “İran milleti tarih kitaplarında varlığını sürdürürken, onların adları artık tarihten silinmiştir. Daha açık konuşayım; İran’a karşı ne kadar çok çabalarsanız, bataklığa o kadar çok batacaksınız.”
İran Milleti Karşısında Bir Kez Daha Diz Çökmek Zorunda Kalacaksınız
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri, ABD Dışişleri Bakanı’na hitaben şunları vurguladı: “Tarihe atıfta bulundunuz, oysa tarihimizin size öğreteceği çok ders dolu hikayeleri vardır. İran milleti karşısında bir kez daha diz çökmek zorunda kalacaksınız ve nihayetinde İran milletinin daha da büyümesine vesile olacaksınız.”
Ayrıca Amerikalı yetkililere hitaben şöyle dedi: “İranlılar asla karşımızda teslim olmayacak ve haklarını sizden almadıkça taleplerinden geri adım atmayacaklardır.”
ABD’yi Askeri Savaşta Olduğu Gibi Ekonomik Savaşta da Mağlup Edeceğiz
Tümgeneral Rızai mülakatın bir diğer bölümünde, Bessent’in ABD’de “yalancı bir bakan” olarak tanındığını belirterek, “Trump’ın Hazine Bakanı bir yıldan uzun süredir bildiriler yayımlıyor ve vaatlerde bulunuyor, ancak uygulamada başarısız olmuştur” dedi.
Sözlerine şöyle devam etti: “Bu şahıs İran milletiyle kapışmak ve onların geçim kaynağına karşı savaş açmak istemektedir. Ezici bir yenilgi yaşayacağından eminim.”
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri şu ifadeleri kullandı: “Amerikalılar askeri savaşta nasıl yenildilerse, onları ekonomik savaşta da mağlup edeceğiz. Planlarımızı önceden hazırladık ve inşallah bir dizi ekonomik savunma tedbirini ilan edeceğiz.”
Ayrıca bir “Ekonomik Savaş Konseyi” kurulmasının incelendiğini bildiren Rızai, “Muhtemelen böyle bir konsey kurulacak ve Trump ile Bessent’e ekonomik savaşın gerçekte ne anlama geldiğini ve bu savaşta hangi konumda bulunduklarını göstereceğiz” dedi.
İmzalanan Anlaşmadan Çekilen Kimseye Yanıt Farklı Bir Tutumdur
Tümgeneral Rızai söyleşinin devamında İran’ın diplomasi yöntemindeki değişimi vurgulayarak, “Üç tur müzakere gerçekleştirdik ve her turda Amerikalılar müzakereleri yarım bırakıp İran’a saldırdılar; dolayısıyla artık önceki diplomatik kalıplara dönmeyeceğiz” dedi.
Sözlerine şunları ekledi: “Biri bir anlaşmayı imzalayıp ardından bundan çekiliyorsa, doğası gereği onunla diplomaside farklı bir yaklaşım benimsemeniz gerekir.”
ABD’nin İran’ın Yedi Şartına Verdiği Yanıt Yetersizdir
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri, ABD’nin İran’a ilettiği mesajlara ilişkin olarak, “Geçtiğimiz iki ay boyunca Amerikalılar üç farklı kanal üzerinden, yani Pakistan, Katar ve hatta Irak aracılığıyla bize geldiler ve tekliflerimizi kendilerine sunmamızı istediler” dedi.
Sözlerini şöyle sürdürdü: “Yaklaşık iki hafta önce Amerikalılara yedi şart ilan ettik ve bu şartlar karşılanmadığı sürece Hürmüz Boğazı’nın kendilerine açılmayacağını ve hiçbir şekilde müzakere yapılmayacağını açıkça belirttik.”
Tümgeneral Rızai şunları bildirdi: “Amerikalılar şimdi bize yanıt verdiler; yanıtlarında bazı şartlarımızı kabul ettiler, ancak bazılarının durumu halen belirsizliğini koruyor.”
Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri şu vurguyu yaptı: “Biz artık Amerikalılara yanıt verme aşamasında değiliz; onlar bize yanıt verdiler ve biz onların yanıtını yetersiz buluyoruz. Bizim için belirsiz kalan hususları netleştirmek zorundadırlar.”
Amerikalılar Bu İşin İçinden Çıkmak İçin Bir Yol Bulmaya Çabalıyor
Tümgeneral Rızai söyleşinin başka bir bölümünde şunları söyledi: “İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimi olmadan Fars Körfezi güvenli olamaz. Bu boğaz üzerindeki denetim, muazzam bir milli servet ve büyük bir milli varlıktır.”
Şunları ekledi: “Maksadımız sadece geçit yolunu kapatmak ve geçiş harcı almak değildir; çıkarlarımız bunların çok ötesindedir. Elbette Hürmüz Boğazı’ndan ekonomik çıkarlar da elde edebiliriz.”
Washington’ın mevcut durumdan sıyrılma çabalarına değinen Milli Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri, “Amerikalılar bu müşkül durumdan çıkmak için bir yol bulmaya çabalıyorlar ancak başarısız oldular; zira İran’da var olan o muazzam gücü kavrayamıyorlar” dedi.
Savaşın sonunun İran milletinin elinde olduğunu vurgulayan Rızai, “Halkımız hakları tanınmadığı sürece direnişten, duruştan ve savunmadan vazgeçmeyecek ve ABD’yi hakları karşısında teslim olmaya zorlayacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.
