Dervişoğlu: ‘ABD-İsrail’in Tezgahına Düşmeyelim’

Adem Namlı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında Mekke Anlaşması’nı eleştirerek “ABD-İsrail ittifakının tuzağına düşmemek de bize kutsallarımızın tembihidir” dedi. Dervişoğlu, Mehmetçiğin başka devletlerin siyasi tercihleri için risk altına atılamayacağını belirtti.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclis’ndeki (TBMM) grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında kamuoyunda tartışılan Mekke Anlaşması’na sert tepki gösteren Dervişoğlu, anlaşmanın ayrıntılarının ve kime karşı yapıldığının belirsiz olduğunu ifade etti.

‘BU İTTİFAK KİME KARŞI?’

Dervişoğlu, bir savunma ittifakının en temel unsurunun ortak tehdit olduğunu vurgulayarak şu soruları yöneltti:

“Şimdi Mekke Anlaşması’nı önümüze koyuyorsunuz. Peki soruyorum: Türkiye kimin düşmanını kendi düşmanı ilan ediyor? Daha ortadan soruyorum, bu ittifak kime karşıdır? İsrail’e mi? İran’a mı? ABD’ye mi? Yoksa başka bir ülkeye mi? Ortak tehdit nedir ve kimdir? Bir savunma ittifakının en temel unsuru, ortak tehdittir. Halen üyesi olduğumuz NATO kurulduğunda tehdit belliydi. Mekke Anlaşması’nda ise Türkiye bir güvenlik garantisi veriyor. Fakat bu garantinin hangi somut tehdide karşı olduğu dahi belli değildir. Yarın Suudi Arabistan, İran’la çatışırsa ne olacaktır? Türkiye de o savaşın tarafı mı olacaktır? 1639’dan beri sınırlarımızın değişmediği bir komşuyla, başkasının hesabına savaşmayı mı konuşacağız? Mehmetçik başka devletlerin siyasi tercihlerinin bedelini mi ödeyecektir? Kendi dış politika seçeneklerimizi neden Riyad’ın önceliklerine göre belirleyelim? Şimdi bize açıklamanız gereken budur: Türkiye, neden sınırları, tehdidi ve nihai maliyeti belirsiz, yeni bir askeri yükümlülüğün içine sokulmaktadır?”

‘ABD-İSRAİL’İN TEZGAHI’ UYARISI

Anlaşmanın isminin duygusal hassasiyetlerden yararlanmak için kasıtlı olarak “Mekke” konulduğunu belirten Dervişoğlu, Batı Asya’daki güç dengelerine ve ABD-İsrail ittifakına dikkat çekerek şunları kaydetti:

“Kitabın ortasından konuşalım: Bırakın bu “Hâdimü’l-Haremeyn” laflarını… Meselenin bu olmadığını gayet iyi biliyoruz. Siz Süleyman Şah Türbesi’ni koruyamamış adamlarsınız. Neyi konuşuyorsunuz? Azizi milletim; Ben meselenin aslını anlatayım. Anlaşmanın adını duygusal tarafımızdan yararlanmak için mahsus Mekke koydular. Hepimiz için kıymetli bir diyardır. Bugün ortalık iyice karışmaya başladı. Riyad’da bombalar patlıyor. Elimiz yüreğimizde. Şeytan öyle bir tezgâh kurar ki, yarın Allah korusun Kâbe’mizin yakınında bir bomba patlasa yerimizde duramayız. Bakın şunu net şekilde söyleyeyim ki, ileri geri laf edemesinler: Kâbe’miz Mekke’dedir. Ona bir el uzanırsa dünya yerinden oynar. Ancak, Ortadoğu’ya çöken ABD-İsrail ittifakının tuzağına düşmemek de bize kutsallarımızın tembihidir. Mesele ne biliyor musunuz? Şimdiden başlayan ve Müslümanların hassasiyetini sömürmeye kalkanları uyarıyorum: Evet Kâbe’mize ev sahipliği yapan Mekke’yi canımız pahasına koruyalım. Ama şuna dikkat edelim, Mesele Mekke değildir. O yüzden, müşriklerin aklıyla adım atmayalım. ABD ve İsrail’in bu coğrafyaya ve yeraltı zenginliklerine çökmek için kurduğu tezgâha düşmeyelim. Sorarım size, Mekke’nin müşrikleri ile, Bugün petro-dolarlar için şeytana teslim olmuş aile saltanatının ne farkı vardır? Amerika’ya İsrail’e kafa tutuyor-muş gibi yapıp, Amerikan ve İsrailli petrol şirketlerinin doymak bilmez iştahına nimet taşımayalım. Bizim bu konudaki duruşumuz budur. Bugünün müşriklerinin menfaati için, Peygamber Ocağı’nın neferi Mehmetçiğin ayağına taş değdirmeyin. Sesime kulak verin. Burayı iyi dinleyin! Mehmetçik, vakfın şirketini satmaya kalktığınız, Aramco’nun koruması değildir. Ve Mekke’yi korumak için de önce Medine’yi anlamak lazımdır. Büyük Şeytanın değirmenine su taşıyanlar, Medine’yi kolay kolay anlayamazlar!”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın