DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, Mekke Savunma Anlaşması’nın içeriğinin gizlenmesini eleştirerek “Oldu-bittiye mi getirmeye çalışacaksınız?” diye sordu. Anlaşmanın ABD ve Trump’ın işine yaradığını belirten Babacan, Türkiye’nin çıkarlarının gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında kamuoyunda tartışılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na, sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına ve lekelenmeme hakkına ilişkin eleştirilerini dile getiren Babacan, iktidarın politikalarını sert bir dille eleştirdi.
‘OLDU BİTTİYE Mİ GETİRECEKSİNİZ?’
Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin henüz ortada resmi bir metin bulunmadığına dikkat çeken Babacan, şu ifadeleri kullandı:
“Son haftalarda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı söylenen, henüz görmediğimiz, bir savunma anlaşmasının hangi ihtiyaca dayandığı, hangi tehdide karşı yapıldığıyla ilgili de bugüne kadar herhangi bir açıklama duymadık. ‘Anlaşma yaptık’ diyorlar. Anlaşmanın metni hala ortada yok ya. Ben anlamadım bu işten. Ben Avrupa Birliği Bakanlığı yapmış, Dışişleri Bakanlığı yapmış bir kardeşiniz olarak ben bu işten bir şey anlamadım. Ne demek? ‘Anlaşma yaptık’. Yaptıysan, göster anlaşmayı. Yok. Ya, en de sonunda sen bunu Meclis’e getirmeyecek misin? Neyi, kimden saklıyorsun? Gizlemeye çalıştığın ne? Acaba çok hızlı bir gece yarısı, oldu-bittiye mi getirmeye çalışacaksınız.”
‘ABD’NİN TRUMP’IN İŞİNE YARIYORMUŞ’
ABD Başkanı Donald Trump‘ın açıklamalarını hatırlatan Babacan, anlaşmanın sonucunun kime yaradığına bakılması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şimdi dün Trump’ın bu açıklamasından sonra artık bu anlaşmaya hep beraber ciddi bir ihtiyatla bakmamız lazım. Çünkü bu dış politika ve dış güvenlik meselelerinde bazen sonucu kime yarıyor diye bakmak lazım. Başlangıcı, sebebi, hedefinden öte. Bunun sonucu kimin içine yarıyor? Bu anlaşmanın sonucu Amerika’nın, Trump’ın işine yarıyormuş, onu öğrendik. Ama Türkiye’nin ne işine yarayacak? İslam ülkelerinin ne işine yarayacak? Bu konuda henüz bir açıklama yapılmış değil. Türkiye, İslam ülkeleri arasında bir tarafın karşısında, bir tarafın yanında mı yer alacak? Bir çatışmanın bir tarafı mı olacak? Türkiye’nin bir arabulucu rolü vardı, hatırlıyor musunuz? Yıllarca biz arabulucuyduk. Arabuluculuk hikayemiz vardı ya. Birleşmiş Milletler’in Dünya Arabuluculuk Merkezi bir ara İstanbul’da kurulsun diye biz uğraştık, gerçekten önemli bir işti o. Çünkü Türkiye hep barıştan yana oldu. ‘Savaşlarda taraf olalım’ değil, ‘Savaşan tarafları barıştıralım’dan yana oldu Türkiye. Böylece itibar kazandık. Böylece dünyadaki konumunuz güçlendi, yükseldi.”
‘LİSTEYİ AÇIKLAYIN’ ÇAĞRISI
Sermaye piyasalarındaki fon soruşturmasına değinen Babacan, iktidarın konuya ilişkin soruları yanıtlamadığını ifade ederek şunları kaydetti:
“Bu soru çok basit bir soru ve hala bugüne kadar cevap vermediler. Cevabı da basit. Ya ‘Evet’ diyeceksin ya ‘Hayır’ diyeceksin. ‘Evet, Cumhurbaşkanı’na bu bilgiyi verdik, haberi vardı’ diyeceksin ya da ‘Haberi yoktu’ diyeceksin. Eğer sorunun cevabı ‘Evet’ ise, eğer Cumhurbaşkanı’nın haberi olduysa ve gereken yapılmadıysa, demek ki durum sanılandan çok daha vahim. Demek ki konuşulacak çok mesele var, masaya yatırılması gereken çok büyük bir durum var burada. Yok eğer sorunun cevabı ‘Hayır’ ise, eğer Cumhurbaşkanı’nın bu meselelerden haberi olmadıysa o zaman durum daha da vahim ya. Sermaye piyasalarında asrın dolandırıcılığı oluyor ama ülkenin başındaki insanın bu kadar büyük olaydan haberi olmuyor, haberdar edilmiyor. ‘Evet’ ise de, haberi varsa da vahim. Sorunun cevabı ‘Hayır’, haberi yoksa da vahim. Bu nasıl bir devlet yönetimidir Allah aşkına ya? Nereden bakarsanız bakın, çok vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. Vah benim güzel Türkiyem, vah. Bu güzel ve büyük ülkeye böyle bir yönetim yakışmıyor. Bu aziz millet, bu yorgun iktidarın yükünü çekmek zorunda değil artık.
1 aydır herkes söylüyor değil mi? Şu listeyi bir açıklayın, ‘Madem önünde’ diyorlar, bir açıklayın. Kim kimmiş, herkes bir öğrensin. Bu arınmayı yapmadan bu kadar büyük bir yolsuzluğun dosyasını kapatamazsınız. Soruyorum. 100 tane açgözlü hırsızı ele vermemek için size 2023’te oy veren 28 milyon insanın hayallerini mi yıkacaksınız? ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diye çıktığınız bu yolda. Parmağından yüzüğünü, kolundan bileziğini, kulağından küpesini çıkarıp size verenlerin hayalindeki Türkiye bu muydu Sayın Erdoğan?”
‘LEKELENMEME 86 MİLYONUN HAKKIDIR’
Cumhuriyet Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın “lekelenmeme hakkı” açıklamalarını değerlendiren Babacan, bu hakkın sadece iktidar çevrelerine değil tüm vatandaşlara ait olduğunu vurguladı:
“Ama anlaşılıyor ki şu anda bu hak yani lekelenmeme hakkı sadece iktidar ve şürekası için geçerli. Geri kalan vatandaşlarımızın böyle bir hakkı yok. Eğer bu ülkede gerçekten lekelenmeme hakkı olsaydı, sabahın köründe bir evin kapısını çalıp bir kadının ev haliyle olan video görüntülerini basına sunmak diye bir şey olur muydu? O kadıncağızın lekelenmeme hakkı yok mu, arkadaş? Daha sonra suçsuzluğu ortaya çıkıp beraat eden yüz binlerce insan ters kelepçeyle, kameralar önünde gözaltına alırken, hapse atılırken, milyonlarca insan hakkında terör örgütü üyeliği iddiasıyla soruşturma başlatılırken, bütün bunlar ifşa edilirken, insanlar yıllarca hapiste kalıp sonra tamamen suçsuz olduğu halde olduğu ortaya çıkmış beraat etmiş iken bütün bu insanların lekelenmeme hakkı yok muydu arkadaş ya? Lekelenmeme hakkı sadece size mi ait? Etrafınızdaki kişilere mi ait? Lekelenmeme hakkı 86 milyonun hakkı.”
