bilinen Siyonist Rejim hükümeti karşıtı İttifakın Başkanı, seçimleri kazanması
ve işgal topraklarında kabine kurması halinde, Batı Şeria’daki Ürdün Vadisini
bu rejim topraklarına katacağını vaat etti.
Salı günü seçim gezileri
kapsamında Bahr’ul Meyyit’in kuzeyine giden Mavi ve Beyaz” İttifakı Başkanı
Benny Gantz, orada, 2 Mart’ta düzenlenecek olan Siyonist rejim parlamento
seçimlerinin ardından, uluslararası toplumla koordineli olarak ve ulusal
anlaşmayla, Ürdün Vadisini Siyonist Rejime katacağının sözünü verdi.
Ürdün Vadisi, Ürdün
nehrinin iki tarafında bulunmaktadır ve bu vadinin büyük bir kısmı Ürdün
topraklarında yer almaktadır. Bu bölge verimlidir ve bu vadinin Filistin’deki
kısmı, Filistin’in Batı Şeria alanının yüzde 30’unu oluşturmaktadır.
Siyonist rejimin
Genelkurmay eski Başkanı Gantz, vadettiği bu kararını şu ifadelerle haklı
çıkarmaya çalıştı: ‘Ürdün Vadisi, İsrail hükümetinin herhangi bir senaryo
karşısındaki doğu savunma duvarıdır.’
Benny Gantz ayrıca, Ürdün
Vadisinin Siyonist rejim topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Siyonist Rejim Başbakanı
ve Likud Partisi Lideri Binyamin Netanyahu da parlamento seçimlerini yeniden
kazanması halinde, Ürdün Vadisini İsrail’e katacağını vaat etti ve Netanyahu
geçen hafta da bu vaadini tekrarladı.
Benny Gantz ayrıca, ABD
Başkanı Donald Trump’ın iddia edilen barış planını mümkün olan en kısa sürede
hatta Siyonist rejimin seçimlerden önce hazırlayacağına dair umutlu olduğunu
dile getirdi.
Siyonist yetkililerin
üçüncü tur parlamento seçimlerinin arifesinde daha fazla oy almayı amaçlayan bu
tür açıklamaları, Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas da dahil olmak üzere
Filistinli yetkililer tarafından protesto ve uyarıları beraberinde getirdi.
Trump liderliğindeki ABD
yönetimi, “Yüzyılın Anlaşması” olarak adlandırılan ve iki yıldan uzun
süredir medyada iddia ettikleri barış planını uygulamak için siyasi hamleler ve
eylemler gerçekleştirdi ve geçen yaz Bahreyn’deki Manama ekonomik konferansı da
bu eylemlerden biriydi. Amerika’nın bu plandaki amacının, Filistin hükümetimin
kurulmasını ve Filistinlilerin anavatanlarına geri dönmesini engellemek olduğu
söylenebilir.
