depreminin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, millet olarak deprem
nedeniyle çok acılar yaşandığını, son 100 yılda büyüklüğü 6’nın üzerinde olan
60’a yakın depremde 80 bin kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Ülke
topraklarının yüzde 66’sının deprem riski altında olduğunu belirten Bakan
Kurum, “Ve maalesef nüfusumuzun yüzde 71’i bu alanlarda yaşıyor. Yaklaşık
60 milyon insanımız deprem tehdidiyle karşı karşıya” dedi.
“5 yıllık eylem planını belirledik”
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2012
yılında ‘Bedeli ne olursa olsun’ diyerek seferberlik anlayışı içinde başlattığı
kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, bugüne kadar 1 milyon 410 bin bağımsız
birimde ikamet eden 6 milyon vatandaşın, can ve mal güvenliğini teminat altına
alacak deprem dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştirdiklerini belirtti. Kurum,
şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz Eylül ayında kamuoyuyla paylaştığımız
‘Kentsel Dönüşüm Eylem Planı’mızla bakanlığımız öncülüğünde, yerel idareler,
ilgili kuruluşlar, özel sektör ve vatandaşlarımızın katılımı ile deprem
dönüşümünü hızlandırdık. 81 ilimizden gelen verilerle ülkemizin riskli yapı
envanterini ortaya koyduk. Elde ettiğimiz sonuçlarla da kentsel dönüşümün,
deprem dönüşümünün 5 yıllık eylem planını belirledik. ‘Türkiye’nin Her Yerinde
Kentsel Dönüşüm’ hedefiyle çalışmalarımıza hız verdik. Yerinde, gönüllü ve
hızlı dönüşüm ilkeleri çerçevesinde şehirlerimizi riskli yapılardan ve çarpık
kentleşmeden kurtarıyoruz. Eskiyen evleri, riskli yapıları yeniliyor; çevreye
duyarlı, kimlikli, özgün, sağlam, güvenli yapılara sahip, kültürel değerlerini
yaşatan şehirler inşa ediyoruz.”
“Acil dönüştürülmesi gereken konut sayısı 1.5
milyon”
“Bugün ülkemizde dönüştürülmesi gereken konut sayısı
6.7 milyondur” diyen Bakan Kurum, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Acil dönüştürülmesi gereken konut sayısı ise 1.5 milyondur. Bu 1.5 milyon
konutun da önümüzdeki 5 yıl içerisinde 300 bini İstanbul’da olmak üzere
dönüşümünü tamamlayacağız. Kentsel dönüşüm, terörle mücadele kadar önemlidir.
Bu anlamda devlet, yerel yönetimler ve vatandaşlar olarak el ele vermeliyiz,
seferber olmalıyız. Biz bundan sonra hiçbir depremde, hiçbir doğal afette
vatandaşlarımızın can kaybı yaşamasını, annelerimizin ağlamasını, hiçbir
evladımızın öksüz, yetim kalmasını istemiyoruz. Buradan 17 Ağustos’un
yıldönümünde vatandaşlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bizlere,
belediyelerimize müracaat edip evlerinizin risk tespitlerini yaptırın devlet
millet işbirliği ile deprem dönüşümünü hep birlikte gerçekleştirelim. Bunu
çocuklarımız için, yavrularımızın geleceği için bir an önce yaptıralım.”
