Rasthaber – UAEA., Natanz’da gelişmiş santrifüjlerin kurulumunu onayladı.
ABD medyası bu sabah, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndan
(UAEA) alıntı yaparak, İran İslam Cumhuriyeti’nin Netenz zenginleştirme
tesisinde daha gelişmiş santrifüjler kurma kararını Ajans’a bildirdiğini
duyurdu.
UAEA raporu Natanz’da kaç santrifüjün çalıştığını tam olarak
belirtmiyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından hazırlanan
rapor, İran’ın Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin yer altı bölümüne yeni
gelişmiş santrifüjler kurduğunu gösteriyor. Bu, geçen hafta saldırıya uğrayan
ekipmanın aynısı. UAEA yeni santrifüjleri Çarşamba günü yayınladığı bir raporda
onayladı.
Geçen hafta Natanz’da, bir patlama meydana gelmişti.
Patlama, elektrik kesintileri nedeniyle belirsiz sayıda santrifüjün
arızalanmasına neden oldu. Patlamaya yanıt olarak Tahran yetkilileri, yüzde 60
oranında zenginleştirmeye başlayacaklarını belitmişti. Natanz’a kurulan yeni santrifüjlerin devlet
televizyonunda yayınlanan görüntüleri de çok geçmeden gelmişti. Ajans şimdi
raporunda bu santrifüjlerin kurulumunu onaylıyor.
UAEA raporu Natanz’da tam olarak kaç santrifüjün çalıştığını
belirtmemekte. Ancak şu açıklama yer alıyor: “Ajans, Natanz zenginleştirme
tesisinde 5060 IR-1 santrifüj içeren 30 şelalenin, 1044 IR-2M santrifüj içeren
6 şelalenin ve 2 şelalenin olduğunu doğruladı. 348 IR-4 santrifüj içeren
şelaleler, doğal UF6’yı U-235 ile yüzde beş oranında zenginleştirmek için
kuruldu.”
31 Mart tarihli önceki bir raporda (yaklaşık üç hafta önce),
UAEA, İran’ın Natanz’da 696 IR 2M santrifüj ve 174 IR 4 santrifüjüne sahip
olduğunu söylemişti.
Çarşamba günkü rapor, İran’ın yeni nesil santrifüjleri
kullanmaya devam ettiğini doğruluyor.
UAEA raporuna göre, İran ajansı Natanz’a dört IR 4 santrifüj
şelalesi daha kurmayı planladığını bildirdi. Daha önce, bu gelişmiş santrifüjün
iki şelalesi aynı yere kurulmuştu.
Avusturya’nın başkenti Viyana’da İran ile beş ülke (Çin,
Rusya ve üç Avrupa ülkesi) arasında nükleer görüşmeler devam ediyor. Avrupa
ülkeleri Çarşamba günü, müzakerelerin önünde hâlâ engeller olduğunu söylediler.
