Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı
Erdoğan, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerle ilgili olarak, “Doğu
Akdeniz’de kendi kıta sahanlığımızdaki haklarımızı koruduğumuz gibi adanın
ortak sahibi Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve menfaatlerini de sürdürüyoruz.
Doğu Akdeniz’deki mevcut durumun müsebbibi 2003 yılından bu yana uyarılarımızı
dinlemeyen, yapıcı önerilerimizi dikkate almayan Rum-Yunan ikilisidir. Bu oyun
artık bozulmuştur” dedi
Erdoğan ve Tatar’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
Erdoğan: “Türk tarafı Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve
sürdürülebilir bir çözümden yanadır. Bu yolda üzerine düşen iyi niyetli bir
yaklaşımla hep adımlarını atmıştır. Ancak sadece Türk tarafının çaba göstermesi
çözüm için kâfi değildir. Elli yılı aşkın süredir devam eden müzakerelerin her
seferinde başarısız olmasının yegane nedeni Rum tarafının uzlaşmaz
zihniyetidir. Rumlar gasp ettikleri devleti Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmak
istemiyorlar. Rum tarafı kendi yönetimleri altında adeta bir azınlık olarak
görmek istedikleri Kıbrıs Türklerinin haklarını gasp etmeyi sürdürüyor.
Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve onların kurduğu iki ayrı devlet
şu anda zaten vardır. Gelinen noktada müzakereleri münhasıran federasyon
temelinde başlatmanın zaman kaybı olacağını düşünüyoruz. Türkiye’nin Kıbrıs’ta
adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulmasına yönelik isteği bakidir. Doğu
Akdeniz’de kendi kıta sahanlığımızdaki haklarımızı koruduğumuz gibi adanın
ortak sahibi Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve menfaatlerini de sürdürüyoruz.
Doğu Akdeniz’deki mevcut durumun müsebbibi 2003 yılından bu yana uyarılarımızı
dinlemeyen, yapıcı önerilerimizi dikkate almayan Rum-Yunan ikilisidir. Bu oyun
artık bozulmuştur. Bölgede Türkiye’yi ve Kıbrıs Türklerini hesaba katmayan
hiçbir girişim başarılı olmayacaktır.
İş birliğinin güçlendirilmesi için atılacak adımları
konuştuk. Amacımız Kıbrıs Türk halkının hayat standardını yükseltmek ve
geleceğe daha iyi bakmasını sağlamaktır. Kıbrıs Türkü, Türkiye’yi her daim
yanında bulacaktır. İnşallah tüm güçleri bugüne kadar olduğu gibi el birliğiyle
aşacak, daha da güzel günlere birlikte ilerleyeceğiz.”
Tatar: Türkiye’nin ortaya koyduğu 5’li konferans önerisi
bize göre bir son şanstır
Tatar: “Cumhurbaşkanı seçildikten sonra davetiniz üzere
Ankara’da bulunmaktan, iki kardeş devletin ortak konularını ele almaktan son
derece memnunum. Türkiye bizim kardeş vatanımız olmanın yanı sıra ana
vatanımızdır. Türkiye 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’nin ilan
edilmesinin ardından garantörlük hakkını kullanarak harekete geçseydi ne
olurdu, düşünülmelidir.
Sayın Cumhurbaşkanım, Türkiye ve KKTC, Kıbrıs konusunun adil
ve kalıcı bir anlaşma sağlanması için pek çok kez üzerine düşeni yapmaya
çalışmıştır. Rum tarafı hala 1974 öncesine geri dönmenin hayali içerisindedir.
Türkiye’nin ortaya koyduğu 5’li konferans önerisi bize göre bir son şanstır.
Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin ele alınması için KKTC’nin de bir konferans
toplaması önerisi bize göre son derece gerçekçi ve yapıcıdır. Hidrokarbonlar
konusu Kıbrıs Rum tarafı için bir samimiyet testidir.
Kapalı Maraş için hükümetimizin yol haritasına uygun olarak
Maraş ilk adım olarak açılmıştır. Sizlerin de desteğiyle sağlık altyapımıza
büyük katkı sağlayacak hastaneyi inşallah yakın zamanda açmış olacağız.”
‘Ekranlardan izliyoruz, bizzat yaşayalım istiyoruz’
Erdoğan, Tatar’ın ardından bir kez daha söz alarak 15
Kasım’da Kuzey Kıbrıs’a bir ziyaret gerçekleştireceklerini duyurdu. “Bu
ziyaretle beraber hem o gün o törenlere katılalım, aynı zamanda bu acil durum
hastanesinin açılışını yapalım. Bu açılışla beraber iade-i ziyaretimizi yerine
getirmiş olalım” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Hepsini bir arada gerçekleştirmiş olalım. Bu vesiyle
bir şeyi daha gündeme getirmekte fayda var. Diyorum ki, Kapalı Maraş’ta bir
piknik yapabiliriz. Mani bir şey var mı Sayın Cumhurbaşkanım?”
Tatar’ın da buna yanıtı “İnşallah” oldu. Erdoğan
da bunun üzerine “O gün orada herhalde şöyle birlikte piknik yapmakta
fayda var. Ekranlardan izliyoruz, bizzat yaşayalım istiyoruz” ifadesini
kullandı.
