baroların Cuma hutbesi üzerinden yaptıkları açıklamaları sert sözlerle
eleştirerek Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve Diyanet kurumuna
sahip çıktı. “Bu milletin değerlerini, inançlarını küçümseyemezsiniz. Bu
tavırla bir yere varmanız mümkün değildir” ifadeleriyle barolara sert çıkan
Karamollaoğlu, iktidara ise, “Bir sürü laf ediliyor, tamam da bugün İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan
iktidar. Diyanet’in çağrısının muhatabı
iktidardır” dedi.
BU MİLLETİN DEĞERLERİNİ, İNANÇLARINI KÜÇÜMSEYEMEZSİNİZ
iyanet İşleri Başkanı’nın Cuma hutbesinde ifade ettiği dini
emirlere yönelik bazı baroların hadsiz açıklamalarına da değinen Karamollaoğlu,
Erbaş’a sahip çıkarak, baroları şu sözlerle eleştirdi: “Buradan bu ülkede
toplumun değerleriyle çatışarak yol almaya çalışanlara sesleniyorum; bugüne
kadar yaşanan hadiselerden hiç mi ders almadınız? Bu toplum, partisi, düşüncesi
ne olursa olsun, asgari müşterekleri özümsemiş bir toplumdur. Bu milletin
değerlerini, inançlarını küçümseyemezsiniz. Bu tavırla bir yere varmanız mümkün
değildir.”
BİZİM DÜNYAYA ATACAK HAVAMIZ KALMADI
Maske ile ilgili devam eden karmaşıklığa da değinen
Karamollaoğlu, “Ülkemizde hâlâ maske alamayan, aldığı halde elindeki maskeler
tükenen milyonlarca vatandaşımız var. Dün bir uçak dolusu yardım malzemesi
Amerika’ya gönderildi. Daha önce de İngiltere’ye, İtalya’ya, İspanya’ya da
yardım malzemesi gönderdik. Ama iktidar diyor ki; ‘bizi alkışlayın, bizimle
gurur duyun, Amerika’ya bile yardım yapıyoruz’. Tamam, sizinle gurur duyalım
ama şu soruyu da soralım; Suriye’ye ne gönderdin, İdlib’e hangi yardımı yaptın?
Şu anda İran ciddi bir ambargonun altında, Arakan’daki durum içler acısı,
Filistin çok kötü durumda. Biz kendi ihtiyaçlarımızı ve mağdur ülkelerin
ihtiyaçlarını karşılayamazken ‘Batı’ya yardım ettik’ diye övünürsek bu boş bir
tesellidir. Bizim şu an dünyaya hava atacak durumumuz kalmadı” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme
ilişkin düzenlediği basın toplantısında dikkat çeken açıklamalarda
bulundu. Balgat Eğitim Merkezi’nde
gerçekleşen toplantıda Genel Başkan Karamollaoğlu, koronavirüsle ilgili son
günlerde açıklanan rakamların ümit verdiğini belirterek, önümüzdeki süreçte
salgının etkisini yitireceği intibaının uyandığını söyledi. Karamollaoğlu,
salgında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dilerken, sayıları on
binleri bulan hastalara Cenab-ı Hak’tan şifa diledi. Önümüzdeki günlerin aydınlık ve parlak
olduğuna inandığını söyleyen Karamollaoğlu, “İnşallah bayrama, koronavirüsü
ülke olarak yenmiş bir şekilde tam bir bayram havasında gireceğimizi ümit
ediyorum. Yeter ki tedbiri elden bırakmayalım” dedi.
SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ DESTAN YAZIYORLAR
Sağlık çalışanlarının koronavirüsle mücadele konusunda adeta
destan yazdığının altını çizen Karamollaoğlu, “Hakikaten çok ciddi bir mücadele
verdiler, fedakârca davrandılar. Bu bütün dünyada böyle oldu ama bizim
ülkemizdeki sağlık çalışanlarının gayretlerini unutmamız mümkün değil. Şüphesiz
bu başarıda en önemli husus sağlık çalışanlarının ehil kadrolardan oluşmasıdır.
Bu da bize gösteriyor ki, işi ehline vermediğiniz zaman problemler daha çabuk
çözülüyor. Bu konu iktidar tarafından her sahada dikkate alınırsa ülkemizde
problemler ciddi manada çözülecektir” diye konuştu.
GÜVENLİK GÜÇLERİNİN DAHA TİTİZ DAVRANMASI GEREKİR
Dünya olağanüstü bir dönemden geçerken herkesi üzen
olayların da yaşandığını hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Dün
Afrin’de PKK’nın düzenlediği hain saldırı neticesinde hayatını kaybedenlere
Allah’tan rahmet diliyor, bu vahşi saldırıyı ve faillerini lanetliyorum. Bu
dönemde halkımızın hassas davranması özellikle güvenlik güçlerine yardımcı
olması gerekir ancak güvenlik güçlerinin de daha titiz davranması icap eder.
Bundan dolayı 17 yaşındaki kalbinden vurularak hayatını kaybeden Ali’ye
Allah’tan rahmet diliyorum. 17 yaşında bir gencin kalbinden vurulmasını
gerektiren bir durum olduğunu asla düşünmüyorum.”
TBMM’NİN ETKİNLİĞİ AZALDI
TBMM’nin kuruluşunun 100’üncü yılı olduğunu da hatırlatan
Karamollaoğlu, “Sivas ve Erzurum kongreleri sonrası Milli Mücadele Meclis’in
kontrolünde yürütüldü. Meclisimiz dualarla açıldı ve duvarına istişarenin önemi
yazıldı. Geldiğimiz noktada TBMM’nin etkinliği azaldı. KHK’larla Meclis’ten
geçmeden birçok kararlar alınabiliyor. Hâlâ Meclis öyle çalışmalara girebiliyor
ki bir konu olgunlaşmadan dahi alelacele kanunlaşabiliyor. Meclis’in iktidarı denetleme görevi vardır,
maalesef bu görev ortadan kaldırıldı” dedi.
TARIM CİDDİ BİR KRİZ İÇERİSİNDE
Tarım ve gıdanın bir numaralı mesele olduğunu vurgulayan
Karamollaoğlu, “Şimdi çay mevsimi geldi çay toplanacak, yaklaşık 150 bin insan
çalışması lazım. Bununla alakalı tedbirler muhakkak alınmalı. Sadece çay değil
yazlık ekim yapan her yerde çiftçiye mazotu, tohumu, gübresi destekle
verilmelidir. Gerekli tedbirler alınmazsa tarımda ithalata mecbur kalırız. Bu
kabul edilebilir bir durum değildir. Çok
daha küçük olan Avrupa ülkeleri bizim ihracatımızın on misli ihracat
yapabiliyor. Onlar bizden akıllı mı
hayır! Onların iktidarları çiftçiyi ayakta tutuyorlar. İktidar bu dönemi bir fırsat bilip çiftçinin
elini tutmalıdır” şeklinde konuştu.
EKONOMİK TSUNAMİ GELİYOR
En ciddi problemin ekonomide göründüğünü belirten
Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Salgın sebebiyle işyerlerinin büyük bir kısmı
kapandı. Esnafın büyük çoğunluğu işçi çıkarmak zorunda kaldı sonra buna bir
önlem getirildi. İşyerini açamayan berberler, kafeler, tezgahını açamayan
pazarcılar, günlük yevmiye ile çalışan işçiler, işyerini açtığı halde siftah
edemeyen terziler, konfeksiyoncular… Her meslek grubunun mağdur olduğu çok
sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Daha da endişe verici olan ise salgın sonrası
oluşacak ekonomik tablo. Bakınız çok açık bir şekilde ifade ediyorum; eğer
gereken tedbirler alınmaz veya gecikirse ekonomik bir tsunami geliyor. Şu an
zaten büyük bir problem var, insanımız geçim sıkıntısı çekiyor. İşsizlik aldı
başını gidiyor. Zaten 4.5 milyon işsiz vardı şimdi işsizlik yüzde 20’lerin
üzerine çıktı belki şu an 8-9 milyon işsiz var.”
KARAMOLLAOĞLU İKTİDARA 3 ÖNEMLİ UYARIDA BULUNDU
İnsanların ihtiyacını karşılayacak bir gelire sahip
olmadığının altını çizen Karamollaoğlu, “Bundan dolayı biz iktidarı 14 maddelik
bir tavsiye ile gelecek tehlikelere karşı uyardık. Şu anda bir numaralı
meselemiz insanların günlük ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bir evin faturalarının ödenmesi, gıdanın
sağlanmasıdır. Biz en önemli konu olarak herkese bin lira verilmesini teklif
etmiştik bunun herkese verilmesi gerektiği kanaatindeyiz. İkinci önemli konu
ise esnaf borçlarını faturalarını ödeyemiyor. Şimdi ‘bankalara gidin kredi
alın’ diyorlar, tamam da bu kredi yüzde kaç faizle veriyorsunuz esnafımız ne
zaman geri ödeyecek? Esnafımızın sırtına kredi ile yüklenen yük yüzde 9,
dünyada faiz şu an yüzde 0’lar civarında. Bu ne demek 6 ay sonra esnafımız
yüzde 6-7 faizle borcunu ödemek zorunda kalacak, esnaf borcunu
ödeyemeyecektir. Üçüncü konu ise
Türkiye’nin önemli kurumları borsada değer kaybederse bunları dışarıdan satın
almak isterler. Buna kesinlikle fırsat verilmemelidir. Bunlar bizim milli değerlerimizdir” diye
konuştu.
BİZİM DÜNYAYA ATACAK HAVAMIZ KALMADI
Maske ile ilgili devam eden karmaşıklığa da değinen
Karamollaoğlu, “Ülkemizde hâlâ maske alamayan, aldığı halde elindeki maskeler
tükenen milyonlarca vatandaşımız var. Dün bir uçak dolusu yardım malzemesi
Amerika’ya gönderildi. Daha önce de İngiltere’ye, İtalya’ya, İspanya’ya da
yardım malzemesi gönderdik. Ama iktidar diyor ki ‘bizi alkışlayın, bizimle
gurur duyun, Amerika’ya bile yardım yapıyoruz.’ Tamam, sizinle gurur duyalım
ama şu soruyu da soralım; Suriye’ye ne gönderdin, İdlib’e hangi yardımı yaptın?
Şu anda İran ciddi bir ambargonun altında, Arakan’da ki durum içler acısı,
Filistin çok kötü durumda. Biz kendi
ihtiyaçlarımızı ve mağdur ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayamaz ‘Batı’ya yardım
ettik’ diye övünürsek bu boş bir tesellidir. Bizim şu an dünyaya hava atacak
durumumuz kalmadı. Maske muamması bir an önce son bulmalı vatandaşımızın
mağduriyeti giderilmelidir” dedi.
BU MİLLETİN DEĞERLERİNİ İNANÇLARINI KÜÇÜMSEYEMEZSİNİZ
Diyanet İşleri Başkanı’nın Cuma hutbesinde ifade ettiği dini
emirlere yönelik bazı baroların hadsiz açıklamalarına da değinen Karamollaoğlu,
Erbaş’a sahip çıkarak, baroları şu sözlerle eleştirdi: “Buradan bu ülkede
toplumun değerleriyle çatışarak yol almaya çalışanlara sesleniyorum; bugüne
kadar yaşanan hadiselerde hiç mi ders almadınız? Bu toplum partisi, düşüncesi
ne olursa olsun asgari müşterekleri özümsemiş bir toplumdur. Bu milletin
değerlerini inançlarını küçümseyemezsiniz. Bu tavırla bir yere varmanız mümkün
değildir. İktidarın yanlış yaptığı o
kadar konu var ki; bunları ele almadan sadece belli konularda ‘iktidarla
mücadele ediyorum’ derken milletle çatışmanız kimseye fayda sağlamaz. Barolar
kendi işini yapmalı adaletin tesis edilmesi için uğraşmalıdır. Keşke baro bu konuda gayret ortaya koyacağına,
infaz yasasında gayret ortaya koysaydı.”
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NA SALDIRMAYI DOĞRU BULMUYORUZ
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevinin milletin inancıyla
alakalı konuları gündeme getirmek olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “Bundan
dolayı Diyanet İşleri Başkanı’na saldırmayı doğru görmüyoruz. Özellikle bu çevrelere sesleniyorum; siz
iktidarın bütün zafiyetlerini ortadan kaldırdınız, milletle mücadeleye
girdiniz. İktidarın istediği havayı siz oluşturdunuz. Bu millet içinde farklı görüşler her zaman
vardır. Bu sebeple geçmişteki yanlış
tavrı devam ettirmeye çalışmak ancak kutuplaşmayı körükler. Bu milletin
inancıyla herkes barışmak mecburiyetindir.
Biz değerlerimizi ihya ettiğimiz zaman güçleniriz, huzura
kavuşuruz. Ama siz bu değerleri yok
saymaya kalkarsanız bu ülkeye zarar verirsiniz. Bir sürü laf ediliyor tamam da
bugün İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan iktidar. Diyanet’in çağrısının muhatabı
iktidardır. Eğer biz bu konularda
milletimizin değerleri ile kavga içine girmeden problemlerimizi çözmeye
kalkarsak, barış olur, huzur olur, kalkınma olur” dedi.
