Bolivya Devlet Başkanı’nın Filistin Davasını Desteklemesi

rasthaber
Rasthaber –  Bolivya’da solcu partinin Devlet Başkanlığı seçimlerini
kazanmasının ardından seçilmiş Devlet Başkanı Luis Arce, ülkesinin tüm
uluslararası ve iç çevrelerde Filistin meselesini destekleyeceğine vurgu yaptı.

Filistin’in Bolivya Büyükelçisi Muhammed el Alvani’yi kabul
eden Bolivya’nın seçilmiş Devlet Başkanı Luis Arce, Sucre yönetiminin  tüm uluslararası ve iç çevrelerde Filistin
meselesini destekleyeceğini ve Filistin ile muhtelif alanlarda işbirliği
yapacağını bildirdi.

18 Ekim tarihinde Bolivya’da düzenlenen Devlet Başkanlığı
seçimlerini, “Sosyalizme Doğru Hareket Partisi” adayı Luis Arce seçmenlerin
yüzde 52 oy oranı ile seçimleri kazanan kişi oldu.

Bolivya’nın eski Devlet Başkanı Evo Moralles ve partisi,
yıllar boyunca Filistin ülkülerini savunarak, gasıp İsrail’in Filistinlilere
karşı zalimce politikalarını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Arce, halefi Morales’e
yakın isimlerden biridir.

Morales dahil Latin Amerika’nın solcu liderlerinin anti
emperyalizm politikaları, bu bölgenin solcu ülkelerinin her daim ABD’nin gizli
veya açık baskına maruz kalmasına yol açmıştır, nitekim, Bolivya’da askerler
ABD’nin desteğiyle yumuşak bir darbe ile Morales’i iktidardan uzaklaştırdı.

Bu olaydan uzun bir süre, geçici Devlet Başkanı olarak
Jeanine Anez  muhafazakar ve radikal bir
yaklaşım ile ülkeyi aylarca yönetti. Evo Morales’in aksine Anez, ABD’ye dostluk
eli uzatıp, ABD’nin politikalarını izliyor.

Emperyalizm karşıtı ülkülerine bağlı kalan Latin Amerika’nın
bir başka ülkesi de Venezuela’dır. ABD bu yüzünden muhtelif entrikalarla solcu
Nicolas Maduro’yu iktidardan uzaklaştırmaya çalışmakta.

Latin Amerika’da solcu partilerin düşüşü, ABD ve işbirlikçilerinin
nüfuzu için zemin sağlayacak. ABD, Siyonist rejim gibi en yakın müttefiği için
başka ülkelerin destek ve yardımına ihtiyaç duymakta. Bu nedenle, işgal rejimi
İsrail’in politikalarını desteklemek, Latin Amerika ve Afrika ülkeleriyle
ilişkilerinde ABD için önemli eksenlerden biri sayılıyor.

ABD’nin büyükelçiliğini Tel-Aviv’den işgal altındaki Kudüs’e
taşınması ve Araplar ile İsrail ilişkilerini normalleştirme çabaları, ABD’nin
son senelerde Siyonist rejimi desteklemek için takip ettiği önemli politikalar
arasında yer almakta. Bu doğrultuda, ABD, muhtelif ülkelerin desteğini almaya
ihtiyaç duymakta. Ancak bu politika Latin Amerika ülkeleri ve dünyadaki
azadeler tarafından her daim tel’in edilmiştir.

Büyük kısmı, sömürge dönemini tecrübe eden Latin Amerika
ülkeleri, yıllardır, zulüm ile mücadele ve adalet arayışını kendi
politikalarının ekseni haline getirmiş ve bu bağlamda her daim Filistin
ülkülerini savunmaktalar.

Kanadalı hukuk uzmanı Edward Corigen, Filistinlilerin
topraklarının gasp edilmesinin uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu
belirterek, İsrail’in ırkçı bir rejime dönüştüğünü belirtti.

Ancak bölgedeki bazı ülkeler, işgal rejiminin Filistinlilere
karşı zülüm ve cinayetlerini görmelerine rağmen Washington’un politikaları
doğrultusunda Siyonist rejim ile ilişkilerini normalleştirmeye çalışmakta ve
İsrail rejiminin Filistinlilere yönelik cinayetlerini görmezden gelmekteler.

Bu ülkeler aslında Filistinlilerin hakları ve kanını
çiğneyip, mevki-makam düşkünlüğünden kaynaklanan menfaatlerine öncelik
tanımaktalar.

BM Batı Asya İnsan Hakları Uluslararası Komitesi Komiseri
Heysem Ebu Said, İsrail’in anlaşmalar konusunda sahtekarlık yaparak  Filistinlileri bastırma politikasına devam
ettiğini vurguladı.

ABD ve İsrail’in bu rejimin Filistinlilere karşı cinayet ve
zulümlerinin örtbas etme çabalarına rağmen, dünyadaki azade milletler
yaşananları görmektedir. Latin Amerika’da Bolivya’nın seçilmiş Devlet Başkanı
dahil solcu yetkililerinin açıklamalarını da bu doğrultuda değerlendirmek
gerekir./

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın